Site Loader

GÖNÜLLÜ KULLUK ÜZERİNE SÖYLEV  – ETİENNE DE LA BOETİE

Nicola Machiavelli ve Jean Bodin gibi isimlerin mutlak monarşiyal sistemleri yani devlet otoritesinin merkezileşmesini çözüm yolu olarak gören yaklaşımı destekleyen fikirleri iki farklı grup tarafından muhalefetle karşılaştı.İlki ;  Thomas Moore , Francis Bacon ve Campanella gibi isimlerin ortaya koyduğu eserler neticesinde görece bir taraf oluşturan “ütopistler”. Ütopistler , devlet yapısının iyileştirilmesi ve en başat olarak halkların mutluluk ereğine ulaşabilmesi fikrini esas alırken bir diğer grup bu duruma bütünüyle farklı bir açıdan yaklaştı. Anarşistler , sabit bir üst otorite fikrine kökünden karşı çıktılar.Anarşist yaklaşımın içerisinde , Fransa’da ortaya çıkan “Monarkomak Hareketi” radikal bir fikir ortaya attı. Latincesi tyrannicide olan bu kavramın ortaya attığı fikir şudur ki : iktidara gelerek otoriteyi eline alan hükümdar, bu gücü tekelleştirip halkın çıkarlarından tamamen uzaklaşarak , uygulamalarında tiranlaşmaya başlarsa yönetilen kesimin bu hükümdarı öldürme hakkı vardır. Monarkomak hareketine yazdığı söylevle , fikir babalığı atfedilen  ve anarşist yaklaşımın öncü  ismi olarak görülebilecek birisidir Etienne de la Boetie.

Dicours-servitude-volontaire

La Boetie , yazdığı kısa ama etkili eseri Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev (Le Discours de la Servitude Volontaire) kitabında anarşist yaklaşımın temel taşlarını oluşturur. Öncelikle siyaset kavramını ele alır ve akabinde onu reddeder.Bunu yaparken en başta Aristoteles’in “Poetika” adlı yapıtında , insanı zoon politikon yani kelime tercümesiyle “siyasal canlı” şeklindeki tanımlamasına karşı çıkar. Temelde insanların ,  yaratılış gereği devlet kurmak ve siyaset yapmak güdülerinin olduğu fikrini reddeder.Ona göre insanların siyasal hayvanlara dönüşmesi zamanla olmuştur.La Boetie , bu noktada siyasal yaşamı hükmeden-hükmedilen temeline oturtur.Fakat bu  noktada son derece radikal bir sav ortaya koyar.Ona göre hükmedilen kesim yani halk , hükümdarın iradesini mümkün kılar ve kendini gönüllü bir köleliğe mahrum bırakır.Bunun en önemli nedeni ise bütün iktidar türlerinin özünde tiranlık barındırmasıdır.La Boetie , siyasal iktidarın özüyle ilgilenir bu nedenle hükmetme yetkisi ister bir kişide olsun ya da bir çoğunluğun elinde  olsun ; ister irsiyete ister demokrasiye veya fethe dayansın neticede bütün hepsi özünde tiranlık barındırır.

boétie

  İnsanlar nasıl olur da bu kulluğa gönüllü olarak razı olur ?

İktidarların ,  bunu sağlamasının kaynağı “rıza imalatıdır.” Cahilleştirici yapıda bir eğitim ile halklar kolayca ulaşacakları özgürlük fikrinden kulluğa ve hatta köleliğe razı olurlar. Bunu yaparken de ,onun deyimiyle : “ zorbalık oranında gönüllü kulluk artar.”

 

Etienne de la Boetie , bu açmaz için bir çıkış yolu sunamaz çünkü ona göre bir çıkış yolu da yoktur. Halk ,  tirana ayaklandığı takdirde yapılacak devrimin ardından iktidara gelecek kişi ve/ya kişiler de nihayetinde tiranlaşacaktır. Adeta ne kadar trajik de olsa halkların bu sistem içinde yaşamaya devam edeceklerini kabullenir. Çünkü , insan bilmediği şeyin yokluğundan muzdarip olamaz.

iremturhan

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla