Site Loader

Onların bana aslında yardım ettiğini anlayana kadar NOW(Ulusal Kadın Örgütü-ABD’deki en büyük feminist örgütü)’dan nefret ettim.

Onlar ortaya çıkmadan önce annem benimle beraber evdeydi. Zamanımızın büyük çoğunluğunu evimizin mutfak penceresinin dışındaki ağaçtan topladığımız küçük yaban elmalarından kızılcık sosu yaparak geçiriyorduk. Annemin ilgisi beni her zaman mutlu ederdi. Beş yaşındaydım ve sanki annem tüm dünyanın sahibiymiş gibi hissediyordum. Bu annemi tamamen benimle hissettiğim zamanlardı.
NOW; kadınları, annemi değiştirdi, onlar her şeyi değiştirdi. Önce onlar annemin benim kolay-pişir fırınımı erkek kardeşimle paylaşmamı istemesine neden oldular. Olay benim yeni eşyalarımı paylaşmaya gelince açıkçası yemek yapan erkek konseptinin hayranı değildim. Oldukça sıkıcı olduklarını düşünsem de ve erkek kardeşimle oynamayı sevmesem de onun arabalarıyla oynadım çünkü biliyordum ki bu annemi mutlu edecekti ama ben annemi mutlu edecek her şeyi yapabilirdim.
Kreşe başladığımda, annem benim pantolon giymemi istedi. Bu NOW’un başka bir parçasıydı. Pantolon konusunda şüpheliydim. Yıllarca annem bana aynı modelden elbiseler dikti. Tüm elbiselerde laleler vardı ve annem bunun her renginden yaptı. Bunlar giymek istediğim tek kıyafetlerdi ama ne zaman ki annem çiçekli pantolon gömlek takımları dikmeye başladı, işte o zaman pantolon giymeye karar verdim. Bu seçimin pişmanlığını yaşamaya başladım. Daha sonra annem yarı zamanlı bir işe başladı ve bana mağazalardan kıyafet almaya başladı. NOW anneme bunu da yaptırdı.
Tabi ki anlamadığım birçok şey vardı. Annemin neden NOW toplantılarına gittiği konusunda babama yalan söylemesi gerektiğini anlamıyordum. Bana da babamın bir gün ondan çok şüphelenip toplantıya kadar takip ettiği yıla kadar söylemedi. Babam annemin arabasının orada park edildiğini görünce, arabasından işletilemeyen bir hortum çıkardı böylece annem onu yardım etmesi için çağıracaktı. NOW’un bu zorbalıklara ve dayaklara karşı annemin babama karşı güç vermesini, polisi aramasını anlamıyordum. NOW’dan arkadaşları sarhoş ve döven biriyle beraber kalmasının gerekli olmadığını annemin anlamasını sağladılar. Annem sadece çocukları için evli kalmak zorunda değildi.

Babam veda bile etmeden bizi terk ettikten sonra- çünkü bu sarhoşluğun tipik bir özelliğiydi- ondan iki yıl boyunca tek bir kelime dahi duymadık. Çocuklarına destek için tek bir dolar da yoktu ortada. Bu annemin radyo satış istasyonunda sekreter olarak çalışmak için gücünü topladığı zamandı. Satıştaki insanlar daha çok para kazanıyordu ama annem kelimenin tam anlamıyla açtı. Çocuklarını besledikten sonra onun için hiçbir şey yeterli gelmiyordu.

Patronu kadın satış elemanı (salesmen) konusunda çılgına dönmüştü. Anneme hangi sıfatla hitap edeceğini bile tam olarak bilmiyordu -çünkü annemi aynı zamanda yontmuş ve bu pozisyona getirmişti.-.Annem NOW’dan, erkeklerin yapabileceği her şeyin kadınların da yapabileceğini öğrendi. Böylece annem ona satış elemanı(salesperson) demesini istedi ve bölümünde en başarılı çalışan olmaya devam etti.

NOW hayatımızın merkezi olmuştu. Annem ve NOW’dan arkadaşları çocukların okudukları kitaplardaki cinsiyetçiliğe karşı savaşmak için bir grup oluşturdular. İki uzun kitapçık yazdılar. Slaytları bir araya getirip kitapların erkeklerle kızların ne yapabileceklerini ve birbirinden tamamen ayrı olduklarına dair empoze edilen fikirlerle ilgili sunumlar yaptılar. Bu kitaplarda kızlar genelde erkeklerin bir şeyler yapmasını izliyordu. Onlar ise cinsiyetçiliğin hem erkekleri hem de kızları mağdur duruma düşürdüklerini savunuyorlardı. Bir zamanlar erkeklerin nasıl mağdur duruma düştüğünü anlamıyordum. Bildiğim kadarıyla erkek kardeşim de her istediğini yaptı.
Bildiğim tek şey ben NOW’un bir kurbanıydım. Onlar annemi benden alıp gruptaki diğer tüm çocuklar gibi beni işe soktu. Yeteneklerimizle eşleşen her şeyi yaptık; zarfları doldurduk, damgaları yaladık, kutulardaki slayt numaralarına bakıp onları ayarladık. Bana annemle oynamak yerine her hafta sanki başka bir kadının evinde zarfları dolduruyormuşum gibi veya başka grup çocuklarla oynuyormuşum gibi geliyordu.
Böyle bir süre devam ettim. Başka ne yapabilirdim? Ben takibi inat haline bindirmiş bir feministin kızıydım. Bu o zamanlardı, önemli bir savaştı. Annem kalın kitaplar okuyor benimle paylaşmıyordu. Ms dergisini okuyordu. Panosunun her yanında Betty Friedan, Gloria Steinem ve Bella Abzug’un fotoğrafları vardı. Annem sadece onları dinleyebilmek için beni ve erkek kardeşimi bakıcıya bırakır giderdi, bu yüzden o kadınlardan da nefret ettim. Bella’nın büyük şapkalarından nefret ettim, Steinem’den nefret ettim çünkü o sanki ”Bay” unvanını icat etmiş gibi davranıyordu ve bu herkes için sinir bozucuydu.

Gözlerimi her devirişimde başka bir NOW mevzusuna gitmek zorunda kalıyorduk, annem gülümsedi, biliyordu NOW anneleri böyleydi.

Annem ikinci dalga banliyö feministiydi. Anneler ve çocuklar 70’li yıllarda birçok konuda mutfakta ve oturma odalarında çalıştılar ve işlerini yaptılar. Herkesin yapabileceği bir meselesi vardı ve bu konu hakkında yapabileceklerini yaptılar.
Bugün doğru olsa da geçmişe bakmak ve ”Ama onlar … yapmalıydı” demek çok kolay. Bu onların yaptığını azalttı veya cesaretlerini mi yok saydı? Umarım öyle değildir. Bu tüm renklerdeki kadınların ve tüm gölgede kalan kadınların cinsiyetçiliği ve ırkçılığı bitirmek amacıyla aynı zamanda bir araya geldiğinde çok daha güzel olacak. Farklı nedenler olarak bakılmamalı bu olaylara, şimdilerde birbirinden ayrılmamalı da. Bizler sadece geçmişi kabul etmeli ve ileriye gitmeliyiz.
Annemin grubu okul kitabı yayıncılarına mesajlarını ulaştırdı ve onlar da bunun üzerine değişiklikler yapmaya başladı. Kadınların cinsiyetçi olduklarını düşündükleri tüm katalog ve kitapları gözden geçirip ortadan kaldırılması için davet edildiği yayın ofisine sürüklenmiştim. Yayıncılar kızların bir şeyler yaptığı ve erkeklerin izlediği yeni baskı kitapları önermeyi bıraktı. Çünkü hayır, bu doğru değildi. Ama kızların hemşire yerine doktor olma isteğine de karşı konmadı. Henüz itfaiyeci ya da komutan olmak için hevesli değillerdi -bunlar daha çok zaman aldı- ama bu bir başlangıçtı.

Annem ilk kadın satış elemanı olduğunda, yerel gazetede cinsiyetiyle reklam yayınlanmasını istedi. Satış bölümünün yöneticisi olana kadar kendi evini alabilmişti. Bir dergide satış yöneticisi olduğunda beni üniversiteye gönderecek parayı da elde etmişti.

NOW benim hayatımı değiştirdi ve onlardan nefret etmemi bile önemsemediler. Gözlerimi her devirişimde başka bir NOW mevzusuna gitmek zorunda kalıyorduk, annem gülümsedi, biliyordu NOW anneleri böyleydi.

Annem bir savaşı kazandığı zaman her zaman diğerine atıldı ve benim hayatımı daha iyi bir hale getirmek için savaşmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi.

——
Bu feministler, şehir dışındakiler, şehirdekiler. Bugün genç kadınlar omuzlarındaki yükün farkında olmasalar da o kadınlar dünyayı eşitliğe doğru ilerlettiler. Kadınlar bu ülkede olağanüstü bir ilerleme kaydetti. Ne zaman cesaretimiz kırılsa, aslında çok uzun bir yol kat ettiğimizi hatırlamamız gerekiyor.

Bazen erkeklerin feminizmden en çok yararlanan grup olduğunu düşünüyorum. Eskiden erkeklerin ebeveynlik yapmadığını, onların arka planda kaldığını, çocuklarının yaşamlarına aslında çok katkı sağlamadıklarını düşünürdüm. Boşandıklarında çocuklarının velayetini almazlardı, evde oturup çocuk bakan baba olmak istemezlerdi. Kız çocuklarını sporda desteklemezlerdi. Bugün bu tür olaylar tamamen doğal hale geldi ve öyle. Bunu mümkün kılan annemin de aralarında bulunduğu on binlerce feministti.

Çeviri: Bahar BOSTAN
Kaynak:

Bu koleksiyonu Medium.com adresinde görüntüleyin

MozartCultures

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla