Site Loader
Reading Time: 4 minutes

Astronomi bir doğa bilimidir ve gözlemlere dayanır. Eğer birisi “gözlem” kavramını tanımlamak isterse; bir gözlemin, bir sinyalin tespiti olduğunu, belli bir yer ve zamanda, özel bir amaç için özel bir aletle yapıldığını söyleyebilir.

Binlerce yıl öncesine kadar görünür ışık insanoğlunun Evren’i inceleyebilmesinin tek yoluydu. 1940’lardan günümüze kadar bir dizi roket ve uydu aracılığıyla kızılötesi, morötesi ışınımlar ve X-ışın bölgesine gözlemler yapılabilmektedir.

Astronomik gözlemler fizik ve kimyadaki gözlemlerden farklıdır, çünkü astronomide, gözlem yeri ve tarihi dikkatle belirtilmelidir. Örneğin kimya dalında bu genelde önemli değildir. Üstelik, bir gökcisminden alınan her foton veya yüksek enerjili tanecik, özeldir ve zaman geçtiğinden, daha sonra tekrar aynı fotonun alınması mümkün değildir. Çünkü, her şey zamanla değişir ve bir gökcisminden alınan bir sinyal, cismin sadece gözlemin yapıldığı zamandaki durumu hakkında bilgi taşır. Ancak, fizik ve kimyadaki deneylerin, aynı şartlar, malzeme ve cihazlar ile tekrarlandıklarında aynı sonuçları vermeleri beklenir.

Astronomik gözlem tanımını bazı örneklerle resimleyelim. Örneğin, yıldız çiftlerinin eşzamanlı doğuş-batışlarını gözleyen Hipparchos (M.Ö.150) gözlemlerini çıplak gözle yapmış ve bu yıldız çiftlerinin göksel konumlarını bir gökküresi üzerinde işaretlemiştir. Gözlemlerini de “Comment on the Phenomena of Aratos and Eudoxus” başlıklı eserinde anlatmıştır.

Çin yıllıkları, değişik hanedanlardan krallar döneminde yapılmış çoğu Güneş tutulmasının gözlemini anlatır. Gözlemler çıplak gözle yapılmış ve gözlemlerin yapıldıkları şehirler yıllıklarda anlatılmıştır. Bu gözlemler bugün bile önemlidir.

Bir meteor yağmurunun rapor edilmesi bir gözlemdir, şu şartla ki; eğer ne zaman ve nerede görüldüğü, gökyüzünün hangi kısmını geçtiği ve olayın ne kadar sürdüğü belirtilmelidir.

Objektif prizması olan bir cihazla yıldızların spektrumları bir fotoğraf plağına alınsın. Eğer hangi aletin kullanıldığı söylenirse, objektif prizma açısı, fotografik emisyon, prizma dispersiyonu, gözlem yeri, zamanı ve poz süresi belirtilirse, bunun astronomik bir gözlem olduğunu söyleyebiliriz. Ya da X-ışın uydusu ile gözlem yapılırsa, yukarıdakilere benzer bilgilere ilaveten başka parametreler de kaydedilmelidir: uydunun konumu, kullanılan detektörün tanımı, özellikleri, ölçülen sinyal, zaman ve süre, kaynağın konumu vb.

Amaç, gözlemi gökyüzüne rasgele bakmaktan ayırır, gözlemi başarmak için kullanılacak tekniği belirler. Örneğin birisi yaptığı gözlemlerle bir yerin coğrafi enlemini belirlerse, bu gözlemin amacını belirtmelidir: yer-yüzey araştırması mı, bir gözlemevinin konum tayini mi, kutup hareketinin belirlenmesi mi, vs. Eğer gözlemin amacı kaydedilmezse, sonradan farklı amaçlarla kullanılması gerektiğinde, örneğin hassasiyeti konusunda kuşkular doğabilir.

Bazen gözlemler, daha sonra, yapıldıkları amaçtan farklı gayelerle kullanılabilirler. Örneğin, 1781’de Messier kuyrukluyıldızlarla ilgileniyordu ve onun meşhur kataloğu, diğer cisimlerini kuyrukluyıldızlardan ayırmak için yapılmıştı. Halbuki Messier kataloğu bugün bizim için, yıldız olmayan cisimlerin ilk listesidir. Benzer şekilde Flamsteed yıldızların konumlarını ölçerken, bir gezegeni de bilmeden listesine katmıştır; bunlar bizim için Uranüs’ün ilk gözlemleridir.

Süpernovalar ve novalar, Çinli, Koreli ve Japon astronomlar tarafından kralların kaderini öngörmek için gözlendiler. Bugün bu gözlem kayıtları bizim için paha biçilmez değerdedir.

Her şey zamanla değiştiğinden, bunların kaydedilmemiş olması gözlemin ileride kullanımını zorlaştırabilir, hatta imkânsız kılabilir. Her ne kadar astrometri konusunda çalışanlar bu işte dikkatli olsalar da astrofizikçiler gözlemlerin yer ve zamanını kaydetmekte daha tembeldirler; örneğin çoğu önemli dergide şöyle bir cümle ile karşılaşmak mümkündür: “Ubvy sistemindeki gözlemler, birkaç milikadirlik duyarlıkla 1987’de yapıldı”. Yıllar sonra hiç kimse gözlemin tam tarihini hatırlamayabilir, çünkü kayıtlar tahrip olabilir, yazar başka yere gidebilir veya farklı bir alanda çalışıyor olabilir.

Bundan dolayı gözlemleri artık faydalı olamaz. Mesela zaman bağlı değişim araştırmalarında kullanılamaz. Gözlem yeri de gözlemlerin indirgenmesi ve hassasiyetlerinin belirlenmesinde önemlidir.

Ayrıntıyla tanımlanması gereken bir teknikle yapılmış olması gözlemleri faydalı yapan en önemli elemanlardan biridir. Gözlemlerin ileride farklı amaçlarla kullanılmaları gerektiğinde çok önemli olabilir.

Bazı gözlemciler de kullandıkları fotografik materyali, örneğin” Panchromatic Super X” diye tanımlar, ama bunun hangi dalga boyuna karşılık geldiğini söylemeyi unuturlar. Eğer imalatçı da bunu belirtmemişse, gözlem farklı amaçlara hizmet edemez.

Görüldüğü gibi, bir astronomik gözlemi tam anlamı ile kullanışlı ve faydalı kılmak için tam bir dokümantasyon gerekmektedir.

Bugün, oldukça kapsamlı bir eylem kategorisi olan astronomik gözlemleri çeşitli sebeplerle sınıflandırabiliriz:

  • Katılımcıların nitelikleri;
  • Kaydedilecek verinin yapısı;
  • Mekân

İlk durum için, katılımcılar profesyonel ve amatör gözlemler olarak iki gruba ayrılırlar. Bu durumda elde edilen veriler, çoğu zaman kızılötesi ve ultraviyole dahil olmak üzere görünür ışığın veya diğer elektromanyetik radyasyonun kaydını temsil eder. Bu durumda bilgiler, yalnızca gezegenimizin yüzeyinden ya da sadece atmosferin dışındaki alanlardan elde edilebilir: üçüncü işarete göre, Dünya üzerinde ya da uzayda yapılan astronomik gözlemler tekilleştirilir.

Amatör astronomi

Yıldızlar ve diğer gök cisimleri hakkında bilimin cazibesi, profesyonel olmayanlar arasında tam anlamıyla aktif ve yorulmak bilmeyen hayranlara ihtiyaç duyan birkaç kişiden biri. Sürekli dikkat çeken çok sayıda nesne, en karmaşık konularla uğraşan az sayıdaki bilim adamını açıklar. Bu nedenle, yakın alanın geri kalanının astronomik gözlemleri, amatörlerin omuzlarına düşer.

Amatörlerin bu bilime katkısı kendi kişisel meraklarını gidermekle de sınırlı değil. Geçen yüzyılın son on yılının ortalarına kadar, kuyruklu yıldızların yarısından fazlası amatörler tarafından keşfedildi. İlgi alanları genellikle değişken yıldızları, Yeni’nin gözlemlenmesini, gök cisimlerinin kaplamasının asteroitler tarafından izlenmesini içerir. Yeni ve Süpernova, ilk kez amatör gökbilimciler tarafından fark edilir.

Amatör astronomi birbiriyle yakından ilişkili bölümlere ayrılabilir:

  • Görsel astronomi: Bu, dürbünle, teleskopla veya çıplak gözle astronomik gözlemleri içerir. Bu tür faaliyetlerin temel amacı, yıldızların hareketini gözlemlemek için fırsat bulmak, hem de sürecin kendisinden mutluluk duymaktır.
  • Astrofotoğrafçılık: Bunun amacı, göksel cisimlerin fotoğraflarını ve bunların öğelerini elde etmektir.
  • Teleskop yapımı: Bazen onlara gerekli optik aletler, teleskoplar ve aksesuarlar, amatörler sıfırdan yapar. Çoğu durumda, teleskopik yapı, halihazırda mevcut olan ekipmanın yeni bileşenlerle eklenmesine dayanır.
  • Araştırma: Bazı amatör astronomlar estetik zevkten ve biraz daha somut şeylerden biraz daha fazla alma eğilimindedirler. Asteroitler, değişkenler, yeni ve süpernovalar, kuyruklu yıldızlar ve meteor yağmurları üzerinde çalışmaktadırlar. Periyodik olarak, sürekli ve özenli gözlem sürecinde keşifler yapılır. Bu, bilime en büyük katkıyı getiren amatör astronomların bu tür bir faaliyetidir.

Kaynakça

  • H. Tuğça Şener Astronomik Gözlem Notları ve Astrofizik Semineri
  • İstanbul Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Astronomi Anabilim Dalı Ders Notları – http://astronomi.istanbul.edu.tr/
  • Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri Astronomi ve Uzay Bilimleri Astronomi Bölümü – Astronomi ve Uzay Bilimleri Astronomi Ana Bilim Dalı

Duygu

%d blogcu bunu beğendi: