Bilim felsefesi bölüm -1

Bilim Felsefesi, felsefik bir perspektiften, bilimsel sorgulamanın öğelerinden yapılan araştırma. Bu makale metafizik, epistemoloji ve etik konularının, modern bilimin pratiği ile hedefleri arasındaki ilişkiyi tartışıyor. Belirli bilimlerin ortaya koyduğu problemler ve kavramların aydınlatılması ile ilgili bkz. Biyoloji Felsefesi ve Fizik Felsefesi.

Doğa Felsefesi’nden Metot Teorilerine.
Felsefe ve doğa bilimi.
Felsefenin tarihçesi ile doğa bilimlerinin tarihçesi iç içe geçmiştir. Henüz 19.yüzyıla ulaşılmadan önce, bilim terimi günümüzdeki anlamında kullanılıyordu, bugün ‘’Batı Felsefesi’’nde mihenk taşı konumunda olan kişiler ‘’doğa bilimleri’’ne yaptıkları katkılarla da eşit seviyede anılırlar. Aristoteles (İ.Ö. 384-322) ilk büyük biyologtu; René Descartes (1596-1650) analitik geometriyi (Kartezyen koordinat sistemi) formülize ederek ışığın yansıma ve kırılma yasalarını keşfetti; Gottfried Wilhelm Leibniz (1646 – 1716) kalkülüsün keşfedilmesine öncülük ettiğini iddia etti; Immanuel Kant (1724-1804) da hâlâ daha güncelliğini koruyan, güneş sisteminin konumu ile ilgili hipotezin temelini ortaya koydu (Nebula hipotezi).

İnsanın bilgisine bakılacak olursa, büyük filozoflar, Aristoteles’in mantık üzerine yaptığı çalışmalardan Francis Bacon’ın (1561-1626) düşüncelerinden Descartes’a kadar, ki kendisi 17.yüzyıl bilimine şekil veren kişiydi, bilimin hedeflerini ve metodlarını ortaya koydular. Onlar, bu özellikleri göz önüne alınarak en seçkin doğal bilimciler arasında kabul edildiler. Galileo (1564-1642) iddialarını, dünyasal ve dünya-ötesi bedenlerin matematiksel konumlarıyla ve doğayla ilgili yaptığı keşiflerini kanıtlamasıyla destekledi. Bir benzeri olarak Isaac Newton (1652-1727) da doğal dünya sistemi görüşünü, bilimsel araştırmalarından elde ettiği pozitif bulgularla noktalayarak, bu sistemin savunulmasını tamamlamış oldu. Antonie-Laurent Lavoisier (1743-94), James Clerk Maxwell (1831-79), Charles Darwin (1809-82), ve Albert Einstein (1879-1955) hepsi de bu geleneği devam ettirdiler, kendi görülerini bilimin karakteristik yapısına kattılar.

20.yüzyılın başlarından itibaren hem bilim hem de felsefe kendi alanlarının neler olduğu konusunda bir bilince sahip olsa da, zaman zaman daha eskilere ait bir karakteri felsefeci ya da bilim insanı olarak karakterize etmek hayli zor oluyor, örneğin arkaik çağlardaki ‘’doğa felsefecisi’’ ünvanı oldukça kafa karıştırıcı. Bazı felsefeciler doğa bilimlerinin süregelen problemleri üzerinde çalışmaya devam ediyor, örneğin uzay ve zaman üzerinde yapılan araştırmalarla yaşamın temelleri üzerine keşifler yapılması. Onlar, önemli bilimlerin felsefelerine katkıda bulundular; fizik felsefesi, daha yakın bir zamanda katkıda bulundukları biyoloji felsefesi, psikoloji felsefesi ve nörobilim felsefesi (bkz. Zihin felsesi). Genel olarak bilim felsefesi, Aristoteles’in mantık ve metodla ilgili sorgulamasını temel alarak bilimin engin özelliklerini aydınlatmayı hedefler. Bu makalenin başlığı bu şekildedir.

Kaynakça

https://www.britannica.com/topic/philosophy-of-science

Çeviren:

Mert Aksulu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir