Site Loader

Franz Schubert’in onlarca eseri arasından sıyrılıp apayrı bir üne kavuşan Serenade eserinin, Schubert’in biricik “Serenat”ının ilham verici öyküsünü biliyor musunuz?

Von Hellborn’un anlattığına göre bu ölümsüz eser 1826 yılının bir Pazar sabahı bestelendi.

O pazar sabahı Schubert birkaç arkadaşıyla birlikte Potzleinsdorf’tan şehre dönüyordu. Gezinirken şans eseri yakın arkadaşı Tieze’nin “Zum Biersack” bahçesinde bir masada oturduğunu gördü. Bunun üzerine Schubert ve arkadaşları şehre dönmekten vazgeçti ve Tieze’nin yanına gitti. Tieze’nin önünde açık duran bir kitap vardı, Schubert arkadaşına yanaştı ve hiçbir şey söylemeden kitabı incelemeye başladı. Aniden bir sayfada durdu ve heyecanla sayfadaki şiiri gösterdi arkadaşına. Ardından dedi ki; “Eğer bir nota kağıdım olsaydı bu şiir kadar güzel bir melodi yazardım.”

Bunun üzerine arkadaşı Bay Doppler bir fatura kağıdının arkasına porte çizdi. Schubert bahçedeki  keman seslerinin, aceleyle siparişlere koşan garsonların, bütün o pazar telaşesinin arasında bu eşsiz serenatı besteledi, hemde bir faturanın arkasına, hiçbir enstrüman kullanmadan…

Schubert’in şiir ile kağıda dökülen duyguları, notalarla yeniden yazdığı bu yoğun, lirik eseri hayattayken ünlenmemiş, ölümünün ardından oldukça popüler olmuştur. Schubert aşkı ölümsüzleştirmiştir serenatıyla, nice aşkların tercümanı olmuştur.

Eserin orjinali şan için bestelenmiştir fakat bir çok enstürman için uyarlanmış, pek çok sanatçı tarafından yorumlanmıştır.  Ayrıca bu özel eser, Zülfü Livaneli’nin pek çoğumuzun bildiği “Serenad” kitabına da ilham kaynağı olmuştur.

Kaynakça: http://www.musicwithease.com/schubert-serenade.html

Melinda Hazal

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla