CANNES FİLM FESTİVALİNE DAİR

8-19 Mayıs tarihlerinde 71’incisi gerçekleşecek festivale dair bilinmesi gereken çok sayıda detay mevcut. Bu noktada öncelikle festivalin tarihçesine bakmak gerekir.

Festival , Fransa’nın güneyindeki Cannes kentinde her yıl düzenlenen uluslararası bir organizasyondur. Festivalin kurulum aşamasına bakacak olursak ; 1939 yılında Luis Lumiere başkanlığında düzenlenmesi planlanırken 2.Dünya Savaşı nedeniyle ertelenmek mecburiyetinde kalmıştır.Ancak 1946 yılında ilk kez düzenlenebilmiştir.Festivalin popülerliğinin artmasıyla beraber 1972 yılından beri devletin maddi desteğiyle düzenlenir. Bu tutumun amacı, küçük bir Fransız kentinde gerçekleşen bu şık festivalin uluslararası alanda söz sahibi olabileceğini göstermektir. Festivalin ilk kuruluş amacı ise Venedik Film Festivali’yle rekabet edebilecek yerli ve çok uluslu , kültürel bir organizasyon oluşturmaktır. Yıllar geçtikçe bir çok değişime uğrayan festivalde , en önemli değişikliklerden biri ; 1972 yılında dönemin başkanı Robert Favre le Bret tarafından filmlerin seçilme usulünde yapılmıştır. Prosedür gereği , her ülke kendi seçtiği filmleri festivale gönderirken ; değişiklikle beraber , Fransız yapımı ve yabancı filmler için iki ayrı komite oluşturuldu. Festivalin her yılın mayıs ayında düzenlenme sebebi ise Venedik Festivali’nin sonbaharda düzenlenmesi üzerine yapılan bir tercihtir. Ayrıca festivalin gerçekleştiği mekan , Palais des Festivals et des Congres olarak bilinir.

62 yılıyla beraber festivale paralel bölümler eklenmeye başlamıştır. İlk olarak , Uluslararası Film Eleştirmenleri Haftası belirlenmiştir. Bu yapının oluşturulma gayesi , ticari eğilimlerden bağımsız olmak kaydıyla dünyanın pek çok yerinden gelen yapımların festivalde yarışmasıdır. 1968 yılında festival devam ederken durdurulmak zorunda kalınır. Milos Forman gibi yönetmenlerin filmlerini festivalden çekmesi ve Fransa’daki öğrenci ve emekçilerin yaptıkları grevler protesto kapsamında değerlendirildi. Bunun üzerine film yönetmenleri topluluğu kuruldu. 1969 yılıyla beraber dünyanın dört bir yanından seçilen filmler için rekabet dışı , yeni bir bölüm oluşturuldu.O da “Yönetmenler Günü Kutlaması”.

Cannes70bigredposterimageSv59901

Bu noktada , festivalin pek çok çeşitli bölüm adı altında düzenlendiği söylenebilir. Bunun yanı sıra sinemanın diğer yönlerini keşfetmek amacıyla düzenlenen rekabet dışı programlar (paralel bölümler) mevcuttur.

Yarışma bölümünde ; altın palmiye (palme d’or) ödülü için yirmi film yarışır.Filmler , Theatre Lumiere’de gösterilir.

Belirli bir bakış bölümünde ; pek çok kültürden yirmi filmin gösterimi Salle Debussy’de yapılır.

95 yılında eklenen Sinema Konferansı ( Cinefondation ) bölümünde , dünyadaki sinema okullarından yaklaşık on beş kısa ve orta metrajlı filmler Salle Bunuel’de gösterilir.

Kısa filmler ise Short Film Palme d’or için yarışırlar.

Tous les Cinemas des Monde – dünyada sinemasının canlı ve çok çeşitli yapısının sergilenmesini hedefler. Her gün belirli bir ülke kendi kültürünü ve kimliğini yansıtan aktüel film çalışmalarını sergiler.

Camera d’or – festivalin en iyi ilk filminin seçimini esas alır.

Yönetmenlerin 15 günü bölümünde ; dünya çapında kısa ve uzun metrajlı film ve belgesellerin gösterimi yapılır.

Festivalin etkinlikler bölümünde ise ; sergiler ve anma programlarının yanı sıra piyasanın en yoğun film pazarını oluşturan “marche du film” yer alır.

FİLMLERİN SEÇİMİ NASIL YAPILIR ?

Her yıl etkinliğin başlangıcından önce , festivalin yönetim kurulu jürilerin atamasını yapar. Jüri , uluslararası alanda tanınmış sanatçılardan oluşturulur. Bu sene 71’incisi düzenlenecek festivalin ana jürisine Cate Blanchett başkanlık ederken ; Ava DuVernay , Denis Villeneuve , Kristen Stewart , Lea Seydoux , Chang Chen , Robert Guediguian , Khadja Nin ve Andrey Zvyagintsev gibi isimler de jüri de yer alıyor. Belirli bir bakış seçkisiyse yine bir başkan , gazeteci , sinema öğrencisi ve endüstri profesyonellerinden oluşur. Bu seneyse başkanlığı Porto Rikolu aktör Benicio del Toro yapacak.

Festival kapsamındaki ödüller

En bilineni altın palmiye ödülünün yanı sıra festival kapsamında pek çok ödül verilir.

Palme d’Or du court métrage – En İyi Kısa Film

Prix d’interprétation féminine – En İyi Kadın Oyuncu

Prix d’interprétation eril – En İyi Erkek Oyuncu

Prix de la mise en scène – En İyi Yönetmen

Prix du scénario – En İyi Senaryo

Ana bölümden bağımsız olarak ; belirli bir bakış , en iyi ilk film , uluslararası film eleştirmenleri federasyon ödülü ( Prix de la FIPRESCO) , queer palm , palm köpek …vb daha pek çok ödül dağıtılır.

Fotoğraflarla Cannes Film Festivali Afişleri

FESTİVALİN BAKIŞ AÇISI

Kazanacak filmlerin seçilme yolundaki temel esas , festivallerin kendilerine has bakış açılarıdır. Bu doğrultuda Cannes Film Festivali , temelde ana akım (mainstream) olarak nitelendirilen yapımların gösterim ve ödüllendirilmesini hedefine almaz. Bu noktada ana akım filmlerin tanımlamasını yapmak gerekir. Bu tarz filmler , daha geniş kitlelere hitaben yapılan ve gişe ve hasılat başarısını önceleyen yapımlardır. Bu açıdan Cannes ve Akademi ödüllerinin bir yol ayrımına girdiği göze çarpar. Akademi ödülleri daha ziyade , ana akımın destek ve öncüsü olarak karşımıza çıkarken ; Cannes ise bağımsız ve Fransız tabiriyle “film d’art”(sanat filmi) minvalindeki yapımların destekleyicisidir. Resmi söylemler olmaksızın , ödüle layık görülen filmlere odaklandığımızda çoğunun ortak noktası bir kavram üzerinde kesişir. Özet tabiriyle : “high concept” Yüksek görüş/kavram olarak çevirebileceğimiz bu tabir , güçlü bir fikir ve/ya durumun aktarımına dayanır.Ana akımın ortaya çıkışıyla beraber piyasanın odağı derin ve yüksek görüşten nakit/peşin para’ya evrildi. Akademinin film piyasasını ekonomik çıkar öncelikli hale hazırlamasının aksine Cannes’ın bu noktadaki duruşu Sundance Film Festivali benzeri bağımsız bir yaklaşım olarak ele alınmalıdır. Son yıllarda , Altın Palmiye ödülüne layık görülen filmlere baktığımızda ortak noktalar dikkat çeker. 2017 yılı kazananı Kare ( The Square), net bir senaryo örneği sunmasa da dikkat çekici sahnesi ve geçmiş-modern çatışmasıyla ipi göğüsledi.2016 ‘nın kazananı Ben , Daniel Blake ise , karmaşık bürokrasi ve bireylerin hak arayışı problemini temel alan bir içerik sunmuştu. 2015 yılında ise Dheepan filmi , göçmen ve mülteci sorunlarını örnekleyen bir yapımla festivalden başarıyla döndü. Nuri Bilge Ceylan’ın 2014 yılında kazanan yapımı Kış Uykusu ise bireysel bir geçmiş hesaplaşmasını , kendine dönüş yolculuğunu ve kabaca insanı ele almıştı.

Son dönemlerde festivallerin değerlendirilmelerinde taraflı bir tutum ve anlayışla seçim yaptığı eleştirileri gündeme gelse de ; bu organizasyonlara ihtiyaç duyulduğu da yadsınamaz bir gerçektir.

Bir cevap yazın