Türk Dilinin Tarihi Dönemleri -I

Dil? Dil çok sayıdaki değişkenin birleşimidir. İnsan ile var olan, karmaşık, canlı yapıdır. Temeli karanlık dönemde atılmış olan bu yapı kendini sürekli geliştirir. Esas olarak sözlü iletişim aracıdır. İlk işlevlerinden biri de bilgiyi doğrudan aktarmaktır. Konuşma ve yazı dili olarak ikiye ayırdığımız doğal iletişim aracı olan dilin, konuşma dilindeki farklılıklarına (lehçe, şive, ağız) önceki yazımızda…

Okumaya devam et

Opera tarihinin en dişi kadını: Carmen

Akdenizli ‘Femme Fatale’ İspanyol bir çingenenin hikayesini anlatan Carmen operası, operaya önyargılı yaklaşan, onu abartılı bulanların bile severek dinlediği ve dinlettirdiği tek opera galiba.   Merimee’ın “Carmen” romanından esinlenerek yazılan opera, İspanya’da Sevil şehrinde geçiyor. Tütün fabrikasında çalışan, dillere destan güzelliğiyle karşı konulmaz cazibeye sahip çingene Carmen, ordudan On Başı ile ihtiraslı bir aşk yaşıyor…

Okumaya devam et

Kitâbü Dîvânü Lügati’t-Türk 

1072 Ocak ayında yazmaya başlanıp 1077 Ocak ​ayında​ bitirilen bu eser Türkçenin bilinen ilk sözlüğüdür. Kâşgarlı Mahmud yazdığı bu eseri dönemin Abbasi halifesinin oğlu Ebü’l-Kasım Abdullah’a sunmuştur. Duymaya aşina olduğumuz kalıp cümlenin de dediği gibi​ “​Araplara, Türkçe öğretmek için yazılmıştır.​”​Eserin dil malzemesi Türk dünyasından toplanmış fakat Bağdat’ta kitap h​â​line getirilmiştir. Tam adı ise ​“​Türk dillerini…

Okumaya devam et

Okuyana Kutlu Olsun: Kutadgu Bilig

“Kutadgu Bilig bizim için gerçekten sonsuz övünülecek, tükenmez bir iç güç kaynağıdır.” Agop Dilaçar Tarihte Türkleri birçok farklı dine bağlı olarak görebiliriz. Şamanizm, Hristiyanlık, Buddhacılık ve İslam dini gibi. Ve biz de Saltuk Buğra Han döneminde, 932 yılında, İslamiyet’i benimseyen Karlukların devleti olan Karahanlı Devleti döneminde yazılmış bir eserden bahsediyoruz: Kutadgu Bilig. Kaşgarlılara sığınan Müslüman…

Okumaya devam et

Karanlık Devrin Işığı: Orhon Yazıtları

Kül Tigin, Bilge Kağan, Tunyukuk Türklerin ‘Türk’ adı ile tarihte var olmaları VI. yüzyıla denktir. Çin kaynaklarından öğreniriz ki Türkler, Altay Dağlarının güneyinde yaşayan bir topluluktur. Yine aynı kaynaklarda Hunların bir kolu olduğu söylenen bu Türkler, Tu-men adlı liderleri öncülüğünde ilk Türk devletini kurmuşlardır. Bu devlet sonrasında batı ve doğu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Türk…

Okumaya devam et

Tiyatronun Doğuş Zemini ve Tragedya

Tiyatro, sahne olarak ayrılmış bir yerde, oyuncuların söz, jest ve mimikleriyle, dramatik türlerin seyirci önünde canlandırılmasına dayalı edebî bir türdür. Kelime kökeni Yunancaya dayanmakla beraber dilimize İtalyancadaki teatro sözcüğünden geçmiştir. Çoğu edebî türe benzer olarak dinsel törenlerde meydana çıkmış, daha sonra dinden bağımsızlaşarak müstakil bir sanat hâline gelmiştir. Çoğu kişi tarafından ortaya çıkışı Antik Yunan…

Okumaya devam et

Yanlış Bilinen Doğrular: Dil-Lehçe-Şive ve Ağız

Türkoloji dünyasında uzun yıllar boyu tartışmaya neden olan bu konu, birçok farklı görüşü içinde barındırıyor. Bu karşıtlıklara geçmeden önce basit bir şekilde bu terimlerin günümüz tanımlarını yapabiliriz. Dil, sözlükte elliden fazla anlamı karşılar. Bizim konumuzu ilgilendiren ise “lisan” kelimesiyle eş anlamlı olan “belli bir insan topluluğuna özgü sesli göstergeler dizgesi” anlamıdır. Dil aynı zamanda insanların…

Okumaya devam et

‘Türkoloji’ye Giriş

Türkolojinin sözlük karşılığı Türklük bilimidir. Fransız kökenli olan bu adlandırma, Osmanlı döneminde Türkiyat olarak adlandırılmıştır. İki adlandırma da melez yapıdadır. Türk toplumlarının maddi, manevi kültürünü araştıran; Türk halklarıyla ve özellikle de Türk dil ve lehçeleriyle ilgilenen bilim dalıdır. Türkoloji’nin bir bilim dalı oluşu, Batı’nın Doğu’yu tanımak istemesiyle başlamıştır. Orta Asya bozkırlarından başlayarak Avrupa, Afrika hatta…

Okumaya devam et

KÜLTÜREL DİLİN TARTIŞILMASI: SÖZLÜ VE YAZILI KÜLTÜR

Dil, kültürel yaratımın temel ögelerinden birisidir. Kültürün inşa ve aktarım sürecinde oldukça etkili olan dil üzerine yapılan incelemeler, kültürel çalışmalar alanında büyük bir yer tutar. Toplum üzerinde yetkinlik kazanan her kültürün, kendi egemenliğini kurduğu bir dilsel alan da mevcuttur. Hâkim olan görüşe göre şekillenip değişebilen dil, kültürel alanın inşasında alt sınıfların da bir savunma aracı…

Okumaya devam et

İtalyan Mutfağı-101

Mozart Kültür’ün en lezzetli yazısına hoş geldiniz. Bugün sizlere bildiğiniz ve bilmediğiniz yönleriyle İtalyan mutfağından bahsedeceğiz. Yeryer acıkacak, kimi zaman kendinizi zeytinyağı ve kekik kokulu bir mutfakta bulurken, kimi zaman dar bir sokakta kahve ve tiramisunun yanı başında bulacaksınız.   Öncelikle İtalya’da yemekler nasıl yenir, yemeğe neyle başlanır, sonra ne gelir şeklinde bir bilgi verelim….

Okumaya devam et

Dinde Tanrı, Politikada Devlet, İktisatta Mülkiyet: Pierre-Joseph Proudhon

Anarşist İktisada kısa bir giriş Proudhon 19yy da yaşamış Fransız düşünür ve iktisatçıdır. Kendisini anarşist olarak nitelendirmiştir ve tarihte ilk anarşist olarak gösterilmektedir. Anarşist İktisadında öncülerinden olan Proudhon 1846’da ‘’ İktisadi Çelişkiler Sistemi veya Sefaletin Felsefesi’’ ile bütün dikkatleri üzerine çekti. Ardından Din karşıtı söylemleri ile diğer insanların üzerinde şok edici bir etki bıraktı. Tanrının…

Okumaya devam et

KÜLTÜR NEDİR?

Kültür, Latince “cultura” sözcüğünden kaynağını almaktadır ve bu sözcüğün ilk dönem kullanımındaki anlamı “bir şeyi yetiştirmek”tir. İlerleyen dönemlerde yetiştirme anlamını kaybetmese de kültür kavramının kapsamında bir değişim yaşanmıştır. Yine Latince bir sözcük olan “civilis” ile iç içe geçmiş ya da başka bir ifadeyle bu sözcüğü kapsamı altına almıştır. Uygarlık anlamına gelen “civilis” sözcüğü, kültürün bugünkü…

Okumaya devam et

Tarihsel Sürecinde Fotoğrafı Anlamak

Anılarımızı başkalarıyla paylaşırken yaşanan haz, çoğu zaman o anı yaşarken alınan hazdan daha fazladır ve birçok kişi için, anılar paylaşılmadığı zaman yaşanmış sayılmaz. Hindistan’a seyahat ettiğinizde bir maymunun omzunuza konduğunu, Kapadokya’da balona bindiğinizde gördüğünüz eşsiz manzarayı, arkadaşlarınızla eğlendiğiniz o geceyi; kimseye paylaşmazsanız veya bir kanıtınız olmazsa, gerçekten yaşamış mısınızdır? İşte tam bu noktada fotoğraf sanatı…

Okumaya devam et

Klasik Batı Müziği Seçmeleri: Bölüm I

Johann Sebastian Bach, Marcello Adagio (Konçerto D Minör) 1685-1750 yılları arasında Almanya’da yaşamış olan Bach, Barok Dönemi bestecilerindendir. Bach geleneksel Alman ezgilerini İtalya ve Fransa gibi yabancı ülkelerden esinlendikleriyle sentez haline getirmesiyle bilinir. Çok sesli müziğin en önemli isimlerinden olan Bach’ın 1749’da sağlığı bozulmaya başladı ve hayatının sonlarına doğru tamamen kör oldu. Müzik tarihinin en…

Okumaya devam et

Modu Şanyü Bölüm II (Pai-Teng Kuşatması ve Sahte Prenses)

İmparatorluğunun etrafındaki bütün uluslar, Modu’nun hakimiyetini tanımışlardı. Sadece Ting-Lingler vergi vermeyi reddetmişlerdi. O zaman Modu bir defa daha yenilmez savaşçılarını topladı ve düşmanlarını dörtnala kovalayarak Sibirya’ya kadar sürdü. Yürüyüşünü Obi Irmağı kıyılarında durdurdu. Şimdiye kadar karşısına çıkan bütün düşmanlarını yenmişti; fakat karşısında sayısız insana sahip ve büyük bir zenginliği olan, daima fethetmeyi hayal ettiği bir…

Okumaya devam et

Hieronymus Bosch

Erken Flaman Rönesansı 1450-1516 Jheronimus van Aken ismiyle doğan Hieronymus Bosch, “Erken Flaman Rönesansı” ressamlarındandır. Sanatı; fantastik tasvirleri, detaylı manzaraları ile dini görüş ve anlatıların çizimleriyle anılır. Ömrü boyunca eserleri; Hollanda, Avusturya ve İspanya’da toplandı ve özellikle dehşetli ve kâbusvâri cehennem tasvirleri başta olmak üzere büyük ölçüde kopya edildi. Bazı kayıtlar olmasına rağmen Bosch’un hayatı…

Okumaya devam et

SARAJEVO’NUN ROMEO VE JULiET’i

“Asaletim sadece aşkının tapınağına girdiğimde olacak içimde. Bir gün yıkılırsa bedenim başka ülkelerin çamurlu evlerinde: Bil ki bütün denizleri ayaklarına dökeceğim.” – William Shakespeare (Romeo ve Juliet) Yıl 1984, Yugoslavya’nın kültür başkentlerinden Sarajevo, Kış Olimpiyat Oyunları’na ev sahipliği yapıyor. O yıl aynı zamanda; etnik kökenleri ile dinleri farklı olmasına rağmen kendileri ve aileleri bunu hiç…

Okumaya devam et

MODU ŞANYÜ

I.BÖLÜM Yanlışlar topluma sanki doğruymuş gibi öğretilse de yanlış hâlâ yanlış olmaya devam etmektedir. Bir ulus devlet en azından bilinen ilk büyük liderinin ismini doğru kullanmalıdır. Türk tarihinin eski devirlerine ait kaynaklarda az bilgi bulununca yeterli belge ve bilgi olmaksızın yorumlar gelmiş, daha sonra o yorumlara yorumlar yapılarak sanki doğru bilgiymişçesine aktarılmıştır. Bir tarihçi veya…

Okumaya devam et

İslam Sanatları; “Hat Sanatı Üzerine”

                                     İslam sanatlarından hat (yazı) sanatını incelediğimiz bu yazımızda, öncelikle yazı mefhumunun ehemmiyetini irdelemek gerekmektedir. İnsanlığın, hakiki manada hüviyetini bulduğu, kendisini ve dilini var ettiği ve nesilden nesile aktardığı yegâne medeniyet aracı yazıdır. Seslerin birer sembolik ifade ile…

Okumaya devam et

Mabed;İslam Mimarisi Üzerine

         Tüm semavi dinlerde merkez şuuru, mabed anlamında büyük ehemmiyet arz etmektedir. Kendi merkezini teşkil eden noktadan manevi bir misyon gereği ötelere uzanmaya çabalayan ve bunun için bir merkezin abideleşen mabedini ve o mabedin benzerlerini imar eden inanan insan, imar ettiği mabede biçtiği hakikat payı ile o mimari yapıyı (mabedi) uhrevi bir iklimin beşiği bilmiş…

Okumaya devam et