Kategori: Sinema

Güneşin doğup battığı tüm topraklara sanatı ve bilimi ulaştırmak istiyoruz

YOL AYRIMI (2017) | FİLM İNCELEMESİ

Yönetmenliğini Yavuz Turgul’un üstlendiği bu yapımda, Yeşilçam sinemasının gözükara sevdalısı Vecihi, desteğini mazlumdan esirgemeyen Muhsin Bey, Neşeli Günler filminin palavracı Ziya’sı gibi rollerle güldürüye dayalı bir yol izlemiş olan usta oyuncu Şener Şen, ”Yol Ayrımı” filminde geçmişte canlandırdığı karakterlere aykırı bir karakteri; zalim, burnunun ucunu dahi görmeyen bir iş adamını canlandırıyor. Var olan tüketim sisteminin…
Devamı

Good Bye Lenin

Wolfgang Becker yapımı olan bu film Alex ve ailesinin yazlık evlerinden görüntülerle başlar, çocukluğundan, babasının Batı Almanya’ya kaçmasından sonra olanlarla devam eder. 2004 yapımı olan bu filmde, sosyalist rejim destekçisi olan annesi bir gün komaya girer. 8 ay komada kalan bu kadın uyandığındaysa Berlin duvarı çoktan yıkılmış, Doğu Almanya ve Batı Almanya birleşmiştir. Ancak Alex’in…
Devamı

GREEN BOOK FİLMİNİN İNCELEMESİ

Geçtiğimiz günlerde Oscar ödülüne layık görülen yönetmenliğini Peter Farrelly’nin yaptığı ABD yapımı olan bu filmde seyirci, Afro-Amerikalı müzisyen Dr. Don Shirley (Mahershalla Ali) ve onun şoförü İtalyan kökenli Tony Lip’in (Viggo Mortensen) arasındaki siyah-beyaz, müzisyen-şoför ilişkisinin dostluğa evrilişine tanık oluyor. Tony, çalıştığı gece kulübünün kapanması sonucu işsiz kalmış ve ailesine yetebilmek adına acilen bir iş…
Devamı

Sinemada Asi Bir Tavır: Fransız Yeni Dalga

Fransız Yeni Dalgası (La Nouvelle Vogue), 1950’lerin sonu ve 1960’ların başında, bir film çekimini en kolaya ve doğala indirgemeye çalışan, dönemin film sektörüne karşı konulmuş bir tepki ve sanat akımı olarak değerlendirilebilir. İtalyan Yeni Gerçekçiliğinden sonra Fransa’da baş gösteren Yeni Dalga, 1958 yılında Fronçois Groud’un Nouvelle Vogue’daki makalesi dolayısıyla bu adla anılmaya başlanır. Artık eline…
Devamı

Sinemanın dahileri: Lumière Kardeşler

Fransız mucitler ve fotoğraf malzemesinin öncü üreticileri olan Lumiere kardeşler, Sinematograf (“sinema” bu kelimeden türemiştir) adını verdikleri bir projektör ve kameranın ilk örneğini icat etmişlerdir. August Lumiére (d. 19 Ekim 1862, Besançon, Fransa- ö. 10 Nisan 1954, Lyon) ve kardeşi Louis Lumiére (d. 5 Ekim 1864, Besançon, Fransa – ö. 6 Haziran 1948, Bandol) ilk…
Devamı

The Shining’e Farklı Bir Bakış Açısıyla Yaklaşmanızı Sağlayan Belgesel: Room 237

Kubrick sineması, sadece başyapıt olarak anılan bir film listesinden ibaret değil, filmin sadece çekimden ibaret olmadığını ve bir filmin oluşum sürecinde ortaya çıkacak fikrin oldukça sancılı bir süreçten geçerek seyirciye ulaştığını kanıtlar bir nitelik taşır. Yönetmenin hemen hemen her filminde, “delilik” olarak adlandırmaktan şiddetle kaçındığım, belki de “kırılmanın eşiğinde bir psikoloji” olarak tanımlamayı daha uygun bulduğum…
Devamı

SENARYO YAZIMI- JOHN COSTELLO

Senaryo yazmak bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmanırken tek görebildiğiniz önünüzdeki ve tam üstünüzdeki kayadır. Nerden geldiğinizi ya da nereye gittiğinizi göremezsiniz,der Syd Field. Peki, nedir senaryo yazmak? Senaryo bilindiği gibi gerçek bir özgürlük alanıdır. Yeni yeni senaryo yazmaya başlayanlarda fikirler birbirinden bağımsız ve dağınık olur oysaki mekanların, kişilerin ve olay örgülerin tam tamına oturduğu senaryolar…
Devamı

Melon Şapkalı Anti-Kahraman: Charlie Chaplin

Sesli sinemanın ortaya çıkışından önceki dönemde, sadece bir panayır eğlencesi olarak görülüp küçümsenen sinemanın neler anlatabileceğini göstermenin yolunu, yarattığı Şarlo/Charlot The Tramp* (Berduş) karakteriyle tüm dünyaya göstermişti Charlie Chaplin. Sessizliğin siyah beyaz perdesine uyum sağlamayan; en aykırı mesajlarını melon şapkası, bastonu, büyük ayakkabıları ve köşeli bıyıklarıyla verebilen ikonik bir anti-kahramandı. Üstelik sadece filmlerinde değil, yaşadığı…
Devamı

Hayalden Keşfe: Tatooine ve Kepler-16b

Işın kılıçları, galaksiler arası savaşlar, uzay gemileri… Yıldız Savaşları; George Lucas’ın yarattığı, öncelikle filmlerle başlayan, sonrasında roman ve çizgi romanlarla genişleyen ve hâlâ yeni filmleri çekilmeye devam eden kurgusal bir evrendir.   Gördüğünüz sahne, Yıldız Savaşları serisinin 1977 yılında yayımlanan ilk filmi “Yeni Bir Umut”un meşhur gün batımı sahnesi. Sinema tarihinin unutulmazlarından olan bu sahnede kahramanımız…
Devamı

FİLM İNCELEMESİ – LE FATE IGNORANTI (2001)

Yazan: Esin Nisan YILDIRIM Heykel sanatı hakkında uzmanlar kadar bilgim olmasa da, bir filmin herhangi bir sahnesinde beş saniyeden fazla görüyorsam, güzellik kavramıyla karşılaşacağımı sezerim. Bu kavram ulu orta gözüme sokulmak zorunda değildir, hatta yönetmen alttan alta anlatacağı konuyu sağlamlaştırmak için bu tarz detaylar eklemiş de olabilir. Fakat yine de zamanı ve mekânı kıranı daha…
Devamı

Çılgın Amerikan Biraderler Coen Kardeşler

Amerikan Film Yapımcıları (Encyclopaedia Britannica editörleri tarafından yazılmıştır) Coen kardeşler, komedi ve dram öğelerini birleştiren ve çoğunlukla sıra dışı karakterlere ve sarmal olaylara yoğunlaşan, özel bir şıklığa sahip filmleriyle tanınmaktadırlar. Her iki kardeş de film yapım sürecinin tüm aşamalarına katkıda bulunsa da, Joel Coen’in (doğ. 29 Kasım 1955, St. Louis Park, Minnesota, ABD) yalnızca yönetmen…
Devamı

BİR FİLM: MANİFESTO

Yazan: Esin Nisan Yıldırım ‘’Hiçbir şey orijinal değildir.’’ Sanat nedir? Bu konuya kafa yoran insanlar olarak en az bir kere zihinlerimizde yer etmiştir bu soru. Sahi, nedir bu sanat? Sanatın toplumla ve kendi içsel dinamikleriyle olan ilişkisi bize ne anlatır? Her özne sanatı farklı yorumlarken, biz tek bir tanımda karar kılabilir miyiz? Her bilinçte farklı…
Devamı

Modern Zamanın Modern Köleleri!

Lars Von Trier’in bugün size bahsedeceğim şaheserlerinden biri olan “Manderlay” filmi de gerek çekim tarzı gerekse yapısı itibariyle seyirciyi rahatsız eden filmlerinden. Görünürde klasik bir köle-efendi hikayesi anlatacakmış gibi başlayan film ilerledikçe görürüz ki yönetmenin kurcaladığı sorunlar çok daha derinde, öyle ki sorunlu olarak gördüğü insan doğasını yakın çağlara kadar süregelen kölelik gibi kadim bir mesele üzerinden irdelemeye çalışır.

BİR BAĞIMSIZ SİNEMA ÖRNEĞİ; YEŞİM USTAOĞLU

1990 sonrası Türkiye Sineması önceki dönemlerine göre yönetmenlerin film üretim sürecinde daha bağımsız olmaya başladığı dönemdir. Yeni kuşak yönetmenler, edebiyat uyarlamaları ağırlıklı senaryolardan farklı olarak özgün senaryolar yazmaya başlar hatta birçoğu filmin senaryosunu kendisi yazdığından dolayı dönem sinemasındaki filmler bireysel/kişisel nitelik kazanmış olur. 1990 sonrası yönetmenler farklı konuları farklı bakış açılarıyla kendilerine özgü bir anlatım…
Devamı

Tony Gatlif ile ‘Mutlu’ Azınlık Olmak: Gadjo Dilo

Dünyada Çingeneler[1] kadar ötekileştirilmiş, zulme uğramış fakat neşelerini günden güne arttırmayı başarabilmiş çok az grup vardır herhalde. Bütün duyguları en uç noktalarda yaşayan bu halkın sinema dünyasında bir sesi var: Tony Gatlif. Kendisi de aslen Çingene olan başarılı yönetmen,  birçok filminde kadrajını Çingenelerin gündelik hayatlarına çeviriyor, tabi muhteşem müzik ve dansların eşliğinde[2]. “Les Princes” (Prensler-…
Devamı

Kiyarüstemi’nin Close-Up Filmi Üzerine

Close-Up (Nemā-ye Nazdīk), Abbas Kiyarüstemi tarafından 1990 yılında yazılıp, yönetilen bir belgesel film. Film bize, kendini tanınmış bir yönetmenin (Mohsen Makhmalbaf) yerine koyarak zengin bir aileyi dolandırmaya çalışmakla suçlanan bir sinema âşığının hikâyesini anlatıyor; İran sinemasının belki de en büyük yönetmeni bu hikâyeyi bize aktarırken gerçekle kurguyu, perdede o kadar uyumlu bir şekilde dans ettirir…
Devamı

Hint Sinemasının Önemli Yönetmeni : Shyam Benegal

(Encyclopaedia Britannica Editörleri tarafından yazılmıştır.) Shyam Benegal, (doğum 14 Aralık 1934, Trimulgherry, Secunderabad, Britanya Hindistanı [şimdi Hindistan’da Hyderabad, Andhra Pradesh’in bir parçasıdır]), yaygın olmayan Hintçe sinemanın önde gelen ve en üretken film yapımcılarından biridir. Benegal; Yeni Hint Sineması, Hint Sineması’nda Yeni Dalga ve paralel sinema olarak da bilinen gerçekçi ve soruna dayalı film yapımı hareketinin…
Devamı

“KARŞIT” DÜŞÜNCE VE “FARKLI” DÜŞÜNMEK: “O DA BİR ANA!” İLE KUZEY İRLANDA SORUNU

Filmlerin bir konuyu anlamadaki en büyük yardımcılardan biri olduğunu düşünürüm. Herhangi bir film sizin tarafınızdan ‘iyi’ veya ‘kötü’ olarak nitelendiriliyorsa mutlaka hayatınızda bir yere dokunmuş, size bilmediğiniz, merak etmediğiniz bir konu hakkında perspektif kazandırmış olmalı. Tarafsızlığı açısından eleştirilse[1] de ben ‘O da Bir Ana’nın (orijinal adıyla Some Mother’s Son) Kuzey İrlanda ve IRA (Irish Republican…
Devamı

MAUVAIS SANG (KÖTÜ KAN) -1986

-Esin Nisan YILDIRIM ‘’Ona benimle gelecek misin, diye sordu. Kadınsa ne evet dedi ne de hayır. Bu onların ayrılma şekliydi.’’ Bu cümleyle açılan Mauvais Sang, Fransız yönetmen Leos Carax’ın 1986 yapımı, ikinci uzun metrajlı filmi. Başrollerini Michel Piccoli, Juliette Binoche ve Denis Lavant’ın paylaştığı film bir düşe benziyor. Gerçekliğin farklı boyutları arasında geziniyoruz film boyunca.…
Devamı

KİAROSTAMİ SİNEMASININ EVRENSEL DİLİ : ŞİİR

”Ne kadar düşünsem de anlamıyorum: Karın bu kadar beyaz olmasının sebebini.” ”Bir şiiri daha fazla yorumlamak şiire derinlik getirmez, bu zor bir iştir ve tefsire girer. Bazen bir şiiri olduğu gibi bırakmak gerekir. Bizde uyandırdığı ilk çağrışımla yetinmemiz gerekir. Eğer bir çocuk, bana kar neden bu kadar beyaz diye sorarsa onu ikna edecek bir cevabım…
Devamı

Araç çubuğuna atla