Film Yorumu | Kayıp Kız

İlgili resim

Orijinal Adı: Gone Girl

Tür: Gerilim

Yönetmen: David Fincher

İmDb Puanı: 8,1

Gösterim Tarihi: 10 Ekim 2014 (Türkiye)

İlgili resim

Hiç bir filmi izlerken ürperdiğiniz oldu mu? İnsan zekâsından korktuğunuz, şaşkına döndüğünüz… Önce sıradan bir polisiye film gibi geliyor, ilk 1 saat bilmişlikle hatta sonunu bilmenin verdiği o sıkıntıyla izliyorsunuz. Ama 1 saatin dolmasına kalmadan öyle şaşırıyorsunuz, öyle bir şoka giriyorsunuz ki… Kendinizi aldatılmış hissediyorsunuz. Tatlı bir aldatılmışlık. İşte Kayıp Kız’ı izlediğinizde hisleriniz tam da bu yönde gelişiyor. Aslında henüz bu film için hiçbir şey söylemedim, dilerseniz önce konuyu görelim sonra duygu ve düşüncelerimi paylaşayım. Öyle ya, daha paylaşacak çok şey var.

İlgili resim

Amerika’nın Missouri eyaletlerinden birinde sıcak bir yaz sabahı, Nick ve Amy evliliklerinin beşinci yıl dönümünü kutlamaya hazırlanmaktadırlar. Fakat o gün Amy aniden ortadan kaybolur. Geri dönmeyince, polisin gözünde kocası Nick tüm şüpheleri üzerine çeker. Nick’in ise kafası karışmıştır zira Amy’ye ne olduğuna dair hiçbir fikri yoktur ama bir anda kendisini Amy’nin ailesinin hazırladığı bir yardım operasyonu içerisinde piyon olarak bulur! Nick masum olduğu konusunda ısrar etse de üstündeki şüpheleri tamamen yok edemez. Amy’nin hayatta olup olmadığı ise büyük bir muammadır…

İlgili resim

Şunu çok iyi biliyoruz, David Fincher’ın yönettiği tüm filmler bir dahi harikası. Bir sürü örnek gösterebilirim. Maharet yazanda mı, yönetende mi bilmem. Belki de her ikisi. Ama bildiğim tek bir şey var, Fincher’ın filmlerini izleyince dehşete düşüyorum. Her filmini gözü kapalı izleyebilirim.

İlgili resim

Gelelim Kayıp Kız’a… Nick ve Amy bir partide tanışıyorlar, birbirilerinden çok etkileniyorlar ve bir şeyler başlıyor aralarında. İlişkileri harika gidiyor. Birbirilerinin ruh eşi olduklarına inanıyorlar. Geziyorlar, tozuyorlar, birbirileri hakkındaki tüm detaya hâkim oluyorlar. Hatta zamanı gelince bu büyülü peri masalını evlilik yeminiyle taçlandırıyorlar.

İlgili resim

Gel gelelim, hiçbir şey tozpembe değildir, en azından sonsuza kadar sürmez. Nick ve Amy evliliği de öyle gitmiyor. Yavaş yavaş çatlaklar oluşuyor evliliklerinde. Birbirilerine karşı taktıkları maskeleri aynı evdeyken daha fazla kullanamıyorlar. İyi, hoş taklidini daha istikrarlı yapamıyorlar. Sonuçta bir insan, sonsuza kadar olmadığı biri gibi davranıp taklit yapamaz değil mi?

İlgili resim

Film keskin bir zekâyla döşenmiş hayal ürünü adeta. Üstelik insan ilişkilerine de çok doğru değinmiş. Normalde insanlar biriyle tanıştığında kibar ve hoş görünmeye gayret eder. Hatta bazı insanlar abartıp nezaketten çıkar ve mükemmel bir maskeye bürünür ya, işte o hesap. Filmin bir sahnesinde “İki insan birbirini sevdiği halde ilişkilerini yürütemiyorsa işte asıl trajedi budur.” diyor Amy. Çok doğru. Ama işin temeline inip düşünmek lazım. Acaba sevdiğiniz gerçek kişilikler mi, yoksa bir maske mi?

kayıp kız kitap gillian ile ilgili görsel sonucu

Kayıp Kız’ın bir kitap uyarlaması olduğunu söylemeliyim unutmadan. Kitabını da okudum, filminden daha çekiciydi. Keskin bir zekânın muhteşem ürünü, harika olay örgüsüyle kelimenin tam anlamıyla mükemmeldi. Ama film… O görsellik ve hikâyenin ilmek ilmek işlenişi… İnsan zekâsı bazen korkutucu derecede yetenekli olabiliyor.

kayıp kız film ile ilgili görsel sonucu

“Karımı düşündüğümde hep kafasını düşünürüm. O güzel kafatasını kırıp beynini ortaya çıkarmayı hayal ederim. Bazı cevapları almak için. Herhangi bir evliliğin temel sorusu için. Ne düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun? Birbirimize neler yaptık? Ve ne yapacağız?” Nick’in bu sözleri her şeyi anlatıyor aslında. Kitabı, filmi, gerçek hayattaki insan ilişkilerinin karmaşıklığını, tüm o maskeleri, yalanları, dolanları… Ayrıca film “Bir insan ne isterse o olur, neyi isterse onu elde eder. Yeter ki istesin.” mesajı da taşıyor tabi.

Eğer şaşırmak, hayatınıza renk katmak, bir film üzerinde uzun uzun düşünmek ve şaşkına dönmek istiyorsanız Kayıp Kız tam da tercih edeceğiniz türden bir film.

Gayet cömert davranacağım. Benim bu filme puanım 9,3/10.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir