Fundamentality Nedir?

Metafizikte tanımlanan haliyle özlük fikri; dünyada özsel ve ilkel bir şey olduğu anlayışını yakalamayı amaçlar. Bu metafiziksel anlayış, öz’ün yerel adlandırılmasıyla ilişkilendirilsede filozoflar bu kavramın çeşitli tanımlarını ortaya atmışlardır. Tüm bu anlamlandırmalar içerisinde en etkilisi mutlak özlüğü varlıksal bağımsızlık ve köksüzlük olarak tanımlayandır. Buna göre özlük fikri genellikle bu ansiklopedide varlıksal bağımlılık ve metafiziksel temellendirmeye dayalı bu iki teknik kavramla yakından ilişkili olarak anlatılmıştır.
Filozoflar neden özle ilgilenmişler? Nedenlerden biri bilimin mutlak anlayış şeklinden kaynaklanır. Parçacık fiziğinin, gerçekliğin yapısını anlamamızda özel bir rolü olduğu fikri kolayca akla gelen bir düşüncedir. Sonuçta maddesel her varlık temel parçacıklardan oluşur ve bu sayede parçacık fiziğinin maddenin doğadan gelen öz gerçeklik seviyesini açıklamayı amaçladığı düşünülebilir. Sonrasında bizde bilimin kazandırdığı gerçekliğin hiyerarşik doğasından yararlanarak göreceli özlük fikrini ifade edebiliriz. Böylece biyokimya, temel kimya gerçeklerine dayandırılırken kimyada, iddiaya göre temel parçacık fiziğinin bir parçasıdır.
Bu öncelik sırasının temel anlamda sona ermesi düşüncesi çoğunlukla sağlam öze(kök) sahip bir kavramla ifade edilir. Gerçekliğin temelli şekilde yerleşmiş olduğu görüşe metafiziksel sonsuzluğun karşıtı olarak kullanılan metafiziksel öz denilmektedir. Öncelik sırasını yok eden ve bağımlılık zincirlerinin bir döngü oluşturabileceği fikrini ileri sunan bir diğer seçenek de metafiziksel tutarlılık olarak adlandırılır.
Özlük fikri için iki temel ödev belirleyebiliriz. Birbiriyle ilişkili bu ödevlerden ilki, bağımsız varlıklardan oluşan bir var olma fikri, ikincisi ise temel varlıkların diğer her şeyin bağlı olduğu tam bir kök oluşturduğu fikrini yakalamaktır. Aslında ilki, ikincisini gerektiriyor gibi gözüksede tam tersi geçerli değildir ve ödevlerden birincinin ya da ikincinin öncelikli hale getirilmesi özlük açısından farklı sonuçlar doğurabilir. İkinci ödev göreceli özlük fikrine uygulanabilir ve bazı varlıkların diğerlerine göre daha özlü olduğu fikrini hiyerarşik bir tablo içerisinde ifade etmeye yarayabilir. Buna rağmen hiyerarşik tabloyu net şekilde tanımlamak yine de tamamlanmış kök fikrinden bağımsız olarak kalacaktır.
Bu yazı yüzlerce yıldır süregelen ve hala çağdaş olan tartışmalara odaklanacaktır. Çünkü artık bu fikirleri daha kesin ve hatasız hale getirmeye yarayacak araçlara sahibiz. İlgili tarihsel konuları içeren antik atomizm (örn. Leucippus ve Democritus, antik atomizme ilişkin ayrı yazılara bakınız), Aristoteles’in birçok öncelikle ilgili tartışmasını içermektedir (bkz. Örneğin Peramatzis 2011 ve Sirkel ve Tahko 2014’teki makaleler)Aquinas’ın ilk sebeple ilgili tartışması(kozmolojik argümanla ilgili yazıya bakınız) ve yeterli sebeplerin prensibi diğerlerinin yanı sıra tartıştığı gibi Spinoza ve Leibniz’in yazılarında tartışılmıştır.

Çeviren: Gülce Halıcı

Kaynakça: https://plato.stanford.edu/entries/fundamentality/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir