Geçmişe Kapı Açmamızı Sağlayan Müze: British Museum

109A4FCB-BD70-433B-A2A4-5FF2C948A346

Yazın turistlerin ve genellikle öğrencilerin popüler ziyaret noktası olan ve Londra’da bulunan British Museum (İngiliz Müzesi), günümüzde yaklaşık olarak yedi milyon nesneyi himayesinde bulunduruyor. Müzenin halka açılış tarihi 15 Ocak 1759 olarak kayıtlarda yer almaktadır. British Museum, birçok tarih ve sanat sevdalısının ilk duraklarından birisidir. Londra’ya gidip British Museum’a gitmemek çok büyük birkayıp gibi görünürken bu müzenin içinde haritasız gezmek mümkün değil. Birçok farklı coğrafi bölgeden gelen eserleri gezmek için en az 1 tam gününüzü burda geçirmeniz gerekiyor. Dünya tarihinin belki de en önemli eserleri burada bulunuyor. Ülkemizden de birçok şehirden, farklı bölgelerden eserleri burada görmek mümkün.

Müzede Yer Alan Eserlerden Bazıları

Saymakla bitiremeyeceğimiz eserlere sahip müze içerisinde; Dünya harikalarından sayılan Bodrum Halikarnas Mozolesini, Atina’dan Londra’ya Lord Thomas Bruce Elgin tarafından götürülen Elgin (Parthenon) mermerlerini, Orta Doğu galerisi içerisinde sergilenen Rosette Taşını, en çok ilgi gören bölümlerden olan etnografi galerisindeki mumyaları, Ortaçağ dönemine ait 78 parçalık Lewis Satranç figürlerini ve daha birçok eseri görebiliriz. Saymakla ve anlatmakla bitmeyecek eserlerden benim de en çok sevdiğim Rosetta Stone ile başlayalım.

 

Rosetta Stone (Rosetta Taşı)

AC253161-72AA-43CB-951C-474D3A649ACA

Rosetta Stone olarak bilinen bu eser üç dilde yazılan ilk hiyeroglif tableti olmuştur. Eser, Demotik (Mısır halkının kullandığı dil), hiyeroglif ve Yunanca dilleri ile yazılmıştır. Üçfarklı dilde yazılmasının nedeni ise Mısır halkının, Mısır asillerinin ve Yunanlıların bu antlaşmayı kolaylıkla okuyabilmeleridir.

 

Arkeologlar bu yazının Mısır’ın tufandan önceki medeniyetlerine ait olduğunu düşünmüşlerdir. M.Ö. 196 yılında yazıldığı tahmin edilen bu taş adını Mısır sahil kıyısında yer alan ve M.S. 800’lerde Harun Reşit tarafından kurulan Reşit adındaki kasabadan almıştır.

 

Peki, ne yazıyordu bu taş da?

Rosetta taşındaki üç farklı dilde yazılan metinlerin aynı anlamı ifade ettiği çok sonradan anlaşılabilmiştir. Antik Mısır’da bazı rahipler artan vergiler nedeniyle çocuk firavun V. Ptolemy’ye karşı ayaklanmışlardır. Diğer rahipler ise V. Ptolemy’e sadık kalmaya karar vermiş ve Memfis’de toplanarak firavuna bağlılıklarını bildirmişlerdir. Rosetta taşındaki fermanda, firavunun isyanı bastırışı, rahiplere verdiği destek, tutukluları serbest bırakışı, vergileri azaltışı ve vergi borçlarını affedişi anlatılmaktadır. Bunun yanında firavuna dua etmek, doğum gününü kutlamak gibi yüceleştirici tabulara da yer verilmiştir. Fermanın sonunda“Ferman, üç dilde taşa kazınacak ve tapınaklara yerleştirilecek” yazmaktadır.

 

Bodrum Halikarnas Mozolesi

Ülkemizden birçok eserleri de bu müzede görmek çok doğal. Özellikle Bodrum, Diyarbakır ve Anadolu’nun birçokyerinden buraya gelen eserlerden en önemlisi belki de halen bir kısmı Bodrum’da bulunan Halikarnas Mozolesi.

BBBCA650-019C-4B00-BF89-E85AAA830DAC

Dünya’nın yedi harikasından biri sayılan ve ülkemizde yıkıldığından dolayı müzede kopyası yapılan bu eser, kolonlarıyla Yunan mimarisine ve piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisinin izlerini taşımakta.

 

Halikarnas’da yani bugünkü adıyla Bodrum’da M.Ö. 353′de ölen Karya Kralı Mausolos için eşi Kraliçe Artemisia’ nınyüklü bir para ödeyerek yaptırdığı anıt mezardır. Artemisia, Mausolos’un kız kardeşidir. Mozolenin inşasına, M.Ö. 355 yılında Mausolos yaşarken başlanmış olmasına rağmen, M.Ö.353 yılında hayatını kaybettiği zaman kız kardeşi anıtın yapımını devam ettirmiştir. Yüksekliği 55 metre olduğu düşünülen mozole, yirmi katlı bir apartman büyüklüğünde. En son 12. yüzyılda görüldüğü söylenen mozolenin, sonrasında gerçekleşen bir deprem sonucunda yerle bir olduğu düşünülüyor. 1400’lü yıllarda Bodrum’a gelen St. Jean Şövalyeleri, anıtı yıkık olarak görmüşler ve anıtın taşlarını Bodrum Kalesi‘nin inşasında kullanmışlar. 1850’li yıllarda İngiliz araştırmacı Newton, mozolenin bulunduğu alanda yaptığı kazılar sırasında bulduğu kabartmaları, Mausolos ve Artemisia heykelleri ile atlı arabanın parçalarını British Museum‘a götürmüş.

0827D259-F9C1-4BED-AD22-E1513E526B21

Günümüzde bir kısmı Bodrum’da açık hava müzesi olarak sergilenmektedir.

 

Müze İçerisindeki Mumyalar

D5FF20D3-032A-490D-8088-0723E6B235F9

Müzede birçok farklı rivayete dayalı bir sürü mumya görmek mevcut. Fakat bir mumyanın çok özel ve görenleri şaşkına çevirecek derecede farklı olduğu biliniyor. British Museum’da 100 yıldan fazla bir zamandır sergilenen 5500 yaşındaki doğal mumya (bozulmamış ceset) görenleri şaşkına çeviriyor. Müzenin en ünlü ve gizemli parçası, kafa derisindeki zencefil rengi saç tutamları nedeniyle ”Ginger” diye adlandırılan mumyadır.

90BBFF76-BEF8-4F38-99A4-C73EF6A12EEC(*)

Müzedeki bilgilendirme tabelasında ‘Tabelada, Geç Hanedan Öncesi Dönem’e ait olan (M.Ö. 3500) bu adamın 5500 yıl önce öldüğü, Yukarı Mısır’daki Cebeleyn kasabasında yapılan resmî bir kazıda taş levhalarla kaplı sığ bir mezarda bulunduğu, vücudunun kızgın çölde hızla kuruyarak doğal mumya haline geldiği, saçlarının korunduğu, ancak muhtemelen zamanla renginin solduğu, mezarın etrafında o döneme ait (M.Ö 3500) objelerin bulunduğu’ yazıyor.

 

Atina’dan Londra’ya; Parthenon

Müzede bulunan diğer önemli bir kısım da Atina’daki Parthenon’dan alınan mermer koleksiyonların olduğu The Elgin Marbles’dır. Parthenon Marbles olarak da bilinen heykeller 7. Dük ve diplomat Elgin ve Thomas Bruce tarafından sağlanmıştır.

0E0B8A45-EBB6-4C3A-8FF9-6D61490FDBBB

Parthenon, Iktinos ve Kallikrates isimli dönemin iki önemli mimarına yaptırılmıştır. Tapınak Dor mimarisi tarzındadır. Butapınağın maliyeti dönemin parasıyla 469 gümüş talente denk gelmiştir. Sergilenenler haricinde birçok heykel ve işleme patlama sırasında parçalanmıştır.

Doğu frizinde Athena’nın doğumunu gösteren figürler vardır. Batı frizi, Athena ile Poseidon’un mücadelesini anlatır. Uzun frizde ise Atinalıların Amazonlarla mücadelesi, Truva savaşı ve Olimpiya tanrılarının devlerle savaşı anlatılır.

5CF3AF49-4BD7-4405-8CAA-1BA5D21C749C(*)

Tüm bu figürler bilgi ve medeniyetin (Atinalıların) güç, karanlık ve barbarlara karşı zaferini ifade eder. İç frizde ise Atinalıların Athena’nın yeni tuniğini görmek için sokaklara döküldüğü festivali betimleyen görüntüler yer alır.

 

Lewis Satranç Figürleri

B3573056-DADA-4C3C-99A6-2447FCFCD693

(*)

Lewis Satranç Figürleri için dünyanın en değerli satranç tahtası diyebiliriz. Satrancın ilk figürleri olan bu eser, paha biçilemez ve bu oyunun M.S. 1150 – 1200 yılları arasından kalma bir versiyonunu müzede görebiliyorsunuz. Lewis satranç figürleri, Romalı tarzda deniz ayısının diş kemiklerinden imal edilmiştir. Bugüne kadar ikisi tamamlanmış olan dört takıma ait toplam 78 figürden oluşmaktadır. Toplam olarak 8 şah (erkek tarzı), 8 şah (kadın tarzı), 16 piskopos (Fil/Koşucu), 15 at, 12 kale ve 19 piyon bulunur.

 

Kaynaklar

(*)’lı fotoğraflar dışında fotoğraflar bana aittir.

British Müzesi Hakkında Bilgi ve Eserler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir