Barok Dönemi’nin Gerçekçi Ressamı : Rembrandt Harmenszoon Van Rijn

Rembrandt Harmenszoon Van Rjin Hollanda’da 1605 yılında doğmuştur.

Hollanda Altın Çağı’nda yaşamıştır. Döneme ise bu ismin verilmesinin nedeni Hollanda’da kültürün, bilimin, ticaretin ve politikanın doruk noktasının yaşanmış olmasından dolayıdır.

Rembrandt, öğrenim hayatı boyunca öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının portrelerini yaptığı için sık sık ceza almıştır. 14 yaşına geldiğinde bu yüzden okuldan alınıp, ressam Jacob İsaaksz van Swanenburch’un atölyesine verilmiştir. Renk karıştırma sanatı ve perspektifi burada öğrenmiş, Swanenburch’u hem taklit etmiş hem de tekniğini geliştirmeye çalışmıştır. Daha sonra Amsterdam’a gitmiş ve ressam Pieter Lastmann’ın yanında çalışmaya başlamıştır.Burada ise ışık, gölge ve renk kullanımı sanatını öğrenmiştir. Işık ve gölge denemelerini ilk kez incilden aldığı kompozisyonları işlediği gravürlere bastırarak yapmıştır. Gravür sanatında uzmanlaşmıştır.

“Aziz Stephen’ın Şehit Edilişi (1625)” ve “Eunuch’un Vaftiz Edilişi (1626)” gibi erken dönem resimlerinde ise Lastmann’ın etkisi görülür. Aynı zamanda,eğitim aldığı iki ressam da İtalyan resim sanatına hayran oldukları için Caravaggio’nun da etkileri Rembrandt van Rjin’in eserlerinde görülür. 1625’te doğduğu şehir Leyda’ya dönmüş ve babasının ölümüyle tekrar Amsterdam’a geri dönmüştür.

1634’te Saskia van Uylenburgh ile evlendi. «Samson’un Kör Edilmesi» ve «Susanna Banyoda» adlı tablolarında, karısı Saskia’yı model olarak kullanmıştır. Böylece, Amsterdam’ın en başarılı portre ressamı olmuştur. Çünkü insan ruhunun değişimlerine ve iç ifadeye önem vermiştir ve eserlerine yansıtmıştır. Kullandığı ışık ve gölge teknikleriyle kendisini göstermiş ve kırmızının sanat tarihi bazında gerçek değerini bulmasını sağlamıştır. Çevresinde yaşayan kişileri kullanarak mitolojik kahramanlara hayat verdiği için döneminin en gerçekçi ressamı olmuştur. Amsterdam Keskin Nişancılar Loncası’nın siparişi üzerine “Gece Devriyesi” adlı bir tablo yapmıştır. Eski geleneğe uymayan; 365 x 438 santim boyutlarındaki tablo, aslında Rembrandt’ın başeseridir, aynı zamanda Hollanda resim sanatının en değerli yapıtı olmuştur, fakat yeterli beğeniyi görememiştir. 1662 yılında, Amsterdam Manifaturacılar Sendikası Yönetim Kurulu üyelerinin toplu halde resimlerini yapması istenmiştir böylece , Sendika Üyeleri adlı grup portresini yapmıştır.

Yaşamında yakınlarının ölümüne fazlasıyla tanık olan Rembrandt van Rjin önce annesini, ardından karısını kaybetmiştir. Oğlu Titus’la kalan Rembrandt bu yüzden yanına dul bir bakıcı kadın almıştır. Hem oğluya hem de gereğinden fazla Rembrandt’la ilgilenen histerik bir bakıcı kadından kurtulabildikten sonra 1645’te Hendrickje Stoffels adında ve 25 yaşında olan bir hizmetçi kız tutmuştur. Hendrickje’ye aşık olmuş fakat ölen eşi Saskia, bıraktığı vasiyetnamede Rembrandt’ın evlenirse bıraktığı servetten yararlanamayacağına dair maddeler koyduğu için, Hendrickje ile evlenmemiştir. Daha sonrasında, 1654’te, Hendrickje’den Comelia adında bir kızı dünyaya gelmiştir. Bu sırada ise ressamın müşterileri azalmaya başlamıştır. Çünkü aynı zamanda dobra biri olan Rembrandt sınıf farklılıklarını anlamsız bulmuştur ve bu düşüncesini resimleriyle de göstermiştir. Sonrasında aristokrat kesimle arası bozulmuş ve sanatının modasının geçtiğini söylemişlerdir. Bu yüzden de Rembrandt’a sipariş vermeyi bırakmışlardır. Bu dönemlerde beraber yaşadığı Hendrickje, ‘’Davut’un Karısı Batşaba’’ ile ‘’Yıkanan Kadın’’ adlı tablolarının modeli olmuştur. Aynı zamanda Hendrickje için ‘’Hendrickje Stoffels Flore Kılığında’’ adlı tabloyu yapmıştır.1662 yılında Hendrickje’i birkaç yıl sonra da oğlu Titus’u kaybeden Rembrandt için içinden çıkılmaz bir karanlık dönem başlamıştır. Yaptığı son resim olan otoportresi: ‘’İhtiyarlık Portresi’’ni seyrettikten sonra, 4 Ekim 1669 yılında son ve ebedi uykusuna dalmıştır. 8 Ekim 1669’da Westerkerk’te bilinmeyen bir mezara gömülmüştür. Günümüzde ise Amsterdam’da müzeye çevrilen evi ziyarete açılmıştır.

“Rembrandt’ın otoportrelerinden tanıdığımız o keskin ve sabit gozler, insan kalbinin derinliklerini görüyor olmalılardır.”

(Ernst H.Gombrich)

‘’Yapıtları, kompleks katmanlardan oluşur. Resmi alttan üst yüzeye doğru özenle vernikleyerek, ışığın arka plana işlemesini ve alt katmanlardaki beyaz boyanın yansımasını sağlar. Zengin ten renklerindeki boya katmanlarıyla, boşlukta yer alan bir vücut izlenimi verir. O zamana dek, hiç bir ressam, yapıtını oluşturmak için kullandığı fiziksel araçlara böylesine bir ilgi ve keyifle bağlanıp, onu yaptığı imgeden bu denli bağımsız tutmamıştı.”

(Konusczak, Waldemar: Techniques of the World’s Great Painters, Book Sales, 1993)

Gece Devriyesi ya da Yüzbaşı Franz Banning Cocq ve Milis Birliği isimli tabloyu 1642 yılında tamamlamıştır. Amsterdam’daki Rijksmuseum’da sergilenmektedir.Ölçüleri: 3.63m x 4.37m

Savurgan Oğul’un Dönüşü (1663-1669), Rembrandt bu tabloyu oğlu Titus’a adamıştır. Oğlunu affeden bir baba ve onu affetmeyen, babasının koşulsuz affını eleştiren bir kardeş resmedilmiştir.

Susanna ve Yaşlılar (1647), Rembrandt’ın eseri Berlin’de Gemäldegaleri’de sergilenmektedir.

İhtiyarlık Portresi, Rembrandt’ın otoportresi.

Susanna Banyoda(1636), Rembrandt bu tabloyu eşi Saskia’yı model alarak yapmıştır.

Davut’un Karısı Batşaba (1654), Rembrandt bu tablosunda Hendrickje ona model olmuş, aynı zamanda resim yapması konusunda cesaretlendirmiştir.

Rembrandt’ın tablosu, Dr.Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi (1632)

Kaynakça: http://barokrembrandt.blogspot.com.tr

https://www.britannica.com/biography/Rembrandt-van-Rijn

http://www.ressamlar.gen.tr/rembrandt-van-rijn-kimdir-hayati-biyografisi/

https://www.pivada.com/rembrandt-van-rijn

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir