Çağdaş Sanata Varış: Fovizm

Fovizm Nedir?

Fovizm, yirminci yüzyılın başlarında Fransa’da gelişen avangart (yenilikçi, deneysel) hareketlerin ilki olmakla beraber Fovist ressamlar, izlenimciliğin (empresyonizm) yanı sıra geleneksel algılama yöntemleri ile başa çıkanlardan ilkiydi. Doğaya karşı kendiliğinden olan öznel tepkileri, doğrudan tüpten yüksek tonlamalı, canlı tonlarda, kalın, gizemli fırça vuruşlarıyla ifade edilirdi.

Temsilcileri;

Fovizm Örneği; Şapkalı Kadın (Woman with a Hat), 1905. Henri Matisse, San Francisco Modern Sanat Müzesi.

Henri Matisse ve André Derain, Akdeniz sahillerinde yer alan Collioure adında küçük balıkçı limanını 1905 yazında doğal olmayan renkler ve canlı fırça darbeleri resimlerine kattılar. Çalışmaları o yıl Paris’teki Salon d’Automne’de sergilendiğinde esprili eleştirmen Louis Vauxcelles’e fovizm’e(“vahşi hayvanlar”) çağrısı yapmaları için esin kaynağı oldular. Gil Blas dergisi için yaptığı incelemeye göre bir süre sonra bu terim daha sonra sanatçıların kendisine uygulanmasına da etken oldu.

Fovist hareket doğaya benzer bir yaklaşım paylaşan gevşek biçimde şekillenmiş bir sanatçı grubuydu ancak kesin bir programı yoktu. Liderleri, daha önce Van Gogh, Gauguin ve Cézanne’nin Post-Empresyonist stilleri ve Seurat, Cross ve Signac’ın Neo-İzlenimciliği ile daha önce denedikten sonra Fovist tarzına giren kişi Matisse’dir. Bu etkiler onu geleneksel üç boyutlu mekanı reddetmesi üzerine ve bunun yerine renk düzlemlerinin hareketi tarafından tanımlanan yeni bir resim alanını araması adına büyük ilham aldı.

Bir başka önemli Fovist ise “Doğal” Fovist olarak adlandırılabilecek Maurice de Vlaminck idi; çünkü yoğun renk kullanımı onun coşkulu doğasına tekabül ediyordu. Vlaminck, Van Gogh’un 1905 baharında Salon des Indépendants’daki eserlerinin ikinci büyük retrospektif sergisini ve Matisse ve Derain’in Collioure’de ürettiği Fovist tablolarını gördükten sonra Fovizm stilini benimseme yönündeki son adımını attı.

Bir sanatçı olarak Derain, çarpıcı Vlaminck ve daha kontrollü olan Matisse arasında bir yer işgal etti. Vlaminck’le Paris yakınlarındaki Chatou’da 1900’ten ara sıra aralıksız çalışmış ve 1905 yazında Collioure’de zamanını Matisse ile geçirmişti. 1906-7’de, Londra’nın yirmi dokuz sahnesini daha sınırlı renklere sahip bir paletle boyadı.

Diğer önemli Fovist ise Kees van Dongen, Charles Camoin, Henri-Charles Manguin, Othon Friesz, Jean Puy, Louis Valtat ve Georges Rouault’dur. Bunlar 1906’da Georges Braque ve Raoul Dufy tarafından birleştiler.

Bu sanatçıların çoğunda, Fovizm geçiş dönemi, onlar için bir nevi öğrenme aşamasıydı. 1908 yılına gelindiğinde, Cézanne’ın doğanın düzeni ve yapısına ilişkin vizyonuna canlanan bir ilgi, Fovizmin çalkantılı duygusallığını Kübizm mantığı lehine reddetmesine neden oldu. Braque, Kübizm Picasso’nun kurucu ortağı oldu. Derne, Kübizm ile kısa bir flörtten sonra, biraz neoklasik bir tarzda popüler bir ressam oldu. Matisse ise kendi duygularıyla boyadığı dünya arasında sofistike bir denge kurarak, öncülük ettiği rotayı tek başına sürdürdü.  Fovist hareket, hem parlak renkleri hem de spontan fırça işleyişini ön plana çıkaran Alman Ekspresyonizmi ile kıyaslandı. Özellikle Vincent van Gogh’un çalışmaları ile aynı on dokuzuncu yüzyılın kaynaklarından örnek verildi. Fransızlar resimsel organizasyonun resmi boyutlarıyla daha fazla ilgiliyken, Alman Ekspresyonistleri konularına daha duygusal olarak karışmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir