Kaldırım Serçesi: Edith Piaf

Bugün bile Fransa denince akla gelen en önemli ses sanatçısı olan Edith Piaf (1915­1963)[1], 48 yıllık kısa
hayatına destansı şarkılar sığdırmış ve muhteşem sesiyle tüm dünyadaki müzikseverlerde kalıcı izler
bırakmış çok önemli bir sanat figürüdür. Chanson tarzı Fransız pop müziği ve kabare tarzının gelişmesine
1950’lerde büyük katkıda bulunan Piaf, şarkıları bugün de Hollywood filmlerinde (son örneklerden biri “The
Inception” filmi olmuştur) sıklıkla kullanılan, Fransız yapımı ama dünyaya mal olmuş bir sanatçıdır. Piaf’ın
aktrisliği ve rol aldığı 8 adet sinema filmi de vardır.[2] Hayatı boyunca alkolizm, hastalıklar, kazalar ve
toplumsal ahlak normlarıyla mücadele etmek zorunda kalan Piaf, ağır Fransız aksanlı vokaliyle
Fransızların ulusal sembollerinden birisi haline gelmiştir. Her ne kadar sanatçının İkinci Dünya Savaşı’nda
Nazi işgali dönemindeki politik tavrı ve yaşamı tartışmalı olsa da[3], Piaf, Fransızlar için halen çok önemli,
sevilen ve hatta gurur vesilesi yapılan bir isim ve adeta “Fransa’nın sesi”dir.[4] Öyle ki, geçtiğimiz yıl
sanatçının 100. doğumgünü, Paris’teki terör saldırılarının gölgesinde de olsa kutlanmış[5] ve sanatçı
anısına bir sergi de düzenlenmiştir.[6] “La Môme” (Kaldırım Serçesi) lakabıyla bilinen Piaf’ın hayatı, Olivier
Dahan’ın 2007 tarihli ve iki Oscar’lı aynı adlı filmine de konu olmuştur.[7] Buna karşın, Piaf hakkındaki
akademik çalışmalar şaşırtıcı bir şekilde sayılıdır.

Sanatçının en önemli eserleri arasında “La Vie en Rose”
(1946), “Non, Je ne Regrette Rien” (1960), “Hymne à L’Amour” (1949), “Milord” (1959), “La Foule” (1957),
“L’Accordéoniste” (1955) ve “Padam… Padam…” (1951) sayılabilir.[8]

Edith Piaf, yaşadığı dönemde de Fransa’nın en sevilen sanatçılardan birisiydi. Piaf’ın hayran kitlesi soylu
kişilerden işçi ailelerine kadar değişebiliyordu. Bunun nedenleri, Piaf’ın müthiş sesi ve sanatçılığı kadar,
acılarla dolu hayat hikâyesinde gizliydi.[9]
Annesi Annetta Giovanna Maillard, yarı İtalyan, yarı Fas asıllı bir göçmen ailesinden geliyordu. Babası Louis-Alphonse Gassion (1881–1944) ise sokaklarda gösteri yapan bir cambazdı. Annesi sokakta şarkı söyleyerek yaşamaya çalışmaktaydı. Küçük Edith 3 yaşında babası tarafından bir geneleve kısa süreliğine bakılması için gönderildi.
Küçük yaşta, gözleri mikrop kapmış ve kör olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Bu hastalığını yaşarken, bir genelevde oranın patronu ve kadınlarıyla birlikte yaşıyordu. Aradan aylar geçtikten sonra, tedavi sonucu gözleri düzelmiştir.

Babası, küçük Édith’i 7 yaşında genelevden almıştır ve mesleği olan sokak akrobatlığı insanlara yetmeyince, kızını sokakta insanlara karşı akrobatlık veya numara yapması için zorlamıştır. Bunun üzerine Édith, en iyi bildiği şarkıyı yâni Fransa millî marşı La Marseillaise‘i söylemiştir. 14 yaşındayken babasının yanında sokaklarda şarkı söylemeye başladı. 17 yaşındayken ilk ve tek çocuğunu doğurdu. Marcelle adını verdikleri bu talihsiz kız çocuğu 2 yaşında menenjitten öldü. Gençliğinde, babasının başka bir kadından olan kardeşi Simone ya da Édith’in seslendiği gibi Momone ile birlikte Paris sokaklarında şarkılar söyler ve hayatını kazanmaya çalışır.

Momone ile sokakta şarkı söylerken, Fransa’nın ünlü müzikhollerinden birinin sahibi olan Louis Leplee ile tanışır. Louis Leplee, sesini dinler ve hayran kalır. Piaf’ın lâkabını “Küçük Serçe” yapacaktır, ancak bu lâkap kullanıldığı için “Kaldırım Serçesi” adına karar verilir.

Kendisini keşfeden Louis Leplée öldürüldükten sonra, derin ve şüpheli sorgulamalara tâbî tutulur. O dönem Piaf için oldukça zorlu geçer. İlk meşhur olduğu dönemde tanıştığı Raymond Asso’yu araması sonucunda Küçük Piaf olarak bilinirken, profesyonel müzik hayatına dönmüş, eğitim almış ve eski ününe Edith Piaf olarak kavuşmuştur.

Alkolü aşırı derece kullanmaktaydı. Fransız ortasiklet boks şampiyonu, evli ve üç çocuk babası Marcel Cerdan ile tanıştı ve ikisi de birbirlerine deli gibi âşık oldular. Hayatında en çok sevdiği erkek orta siklet dünya şampiyonu boksör Marcel Cerdan’dı. Cerdan başkasıyla evliydi, Fransa’da zaten tanınan bir insandı. Marcel Cerdan, Fransa’dadır ve Édith Piaf’la buluşmak üzere Ekim 1949’da Paris’ten New York’a uçarken uçağı düştü. Bu kazadan kurtulan olmadığı bilinmektedir. Piaf’ın hayatı hayatının erkeği olarak tanımladığı Marcel Cerdan öldükten sonra tamamen değişir, ağrı kesici,alkol ve morfine bağımlı hale gelir. Sonrasında yağmurlu bir günde geçirdiği trafik kazası sebebiyle hayatı boyunca omuriliği iyileşememiş, yarı kambur bir şekilde yürümek zorunda kalmıştır.

Fransız rivierasındaki Plascassier’de 10 Ekim 1963’te karaciğer kanserinden ölür.

Katolik kilisesi Paris Başpiskoposu – sürdüğü hayat nedeniyle- Édith Piaf’ın cenaze törenini yapmayı reddetti. Tabutu Père-Lachaise mezarlığına götürülürken on binlerce hayranı korteje katıldı. Mezarlıktaki törende hazır bulunanların sayısı ise 100.000’i geçti.

Ünlü şarkıcı Charles Aznavour, Édith Piaf’ın cenaze törenini anlatırken “İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra bütün Paris’in trafiğini tamamen kilitleyen başka bir olay yoktur.” dedi.

Ölümden korkmamaktadır yalnızlıktan korktuğu kadar ve son röportajında şöyle der:

– Bir kadına öğüt verecek olsaydınız, bu ne olurdu?
– Sev.
– Bir genç kıza?
– Sev.
– Peki bir çocuğa?
– Sev.

Acılarla ve aşkla yoğrulmuş bu destansı hayatı hatırlamak ve hatırlatmak istedik.

Kaynakça

https://www.academia.edu/28762133/_Örmeci_Ozan_2016_Made_in_France_Edith_Piaf_Efsanesi_Uluslararası_Politika_Akademisi

[1] Hayatı hakkında detaylı bilgiler için; https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%89dith_Piaf ve
https://en.wikipedia.org/wiki/%C3%89dith_Piaf.
[2] http://www.imdb.com/name/nm0681191/.
[3] Piaf, halk arasında İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazilere karşı olmasıyla bilinir. Ancak Fransız
gazeteci Robert Belleret, “Piaf: Un Mythe Français” (Piaf: Bir Fransız Miti) adlı çalışmasında, tarihi
belgelerden yola çıkarak sanatçının yaşamı hakkında bilinen bazı gerçeklerin yanlış olduğunu ve Piaf’ın
Nazilere karşı direnmediğini iddia etmiştir. Bakınız; http://www.haberturk.com/yasam/haber/873943­efsane-
edith­piafin­gercek­hikayesi. Kitap için; https://www.amazon.fr/Piaf­un­mythe­français­Documents-
ebook/dp/B00EALBH8Y.
[4] http://www.laprovence.com/article/actualites/2570922/piaf­50­ans­apres­sa­mort­la­mome­reste­la­voix-
francaise.html.
[5] Bakınız; http://www.japantimes.co.jp/culture/2015/12/20/music/france­marks­centenary­edith­piafs­birth-
shadow­paris­attacks/#.V­po1oiLTIU.
[6] http://www.bnf.fr/documents/dp_piaf.pdf.
[7] http://www.imdb.com/title/tt0450188/.
[8] Sanatçının en ünlü şarkıları için; http://ekladata.com/xW­aIxz5SMTVmWMb0mCmiJOHr94/Edith­Piaf­
25­Chansons.pdf.
[9] Hayatı hakkında bir BBC programı için; http://www.bbc.co.uk/programmes/p02pcy45.
[10] http://www.parismatch.com/Culture­Match/Livres/Actu/Edith­Piaf­l­amour­en­toutes­lettres­275319/.
[11] http://www.leeds.ac.uk/arts/profile/125189/1181/isabelle_marc_.
[12] https://www.cairn.info/article.php?
ID_ARTICLE=VOLU_121_0172&DocId=460995&hits=1469+1468+1466+1403+1402+1376+1375+1299+1298+889+888+544+543+19+18+5+4+.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir