Theos Esasında Şuur

the

Theoria, manzara esasında seyretmek şeklinde ifadesini buluyor. Theoria “manzara esasında seyretmek” demek ise o halde manzara neydi?

Yalçın Koç “Şuur ve Nazariyat” isimli eserinde der ki: “Şuur, suretin kendini idrak cihetidir.”

Theos ve theoros kelimelerine bakalım o halde. Mevzu biraz netlik kazansın. “Theos” kelimesi; bakma, izleme, seyretme, seyir, görünüm, manzara, gösteri, tiyatrodaki gösteri, şenlik seyredilen yer, özellikle tiyatroda izleyicilerin bulunduğu kısım manasına geliyor. “Theoros” kelimesi ise “seyreden” manasına geliyor. Yunanca olan bu kelimeler kökteş aynı zamanda. Peki, tanrı ve seyreden ne demek?

Yukarıda “theoria” kelimesinin “manzara esasında seyretmek” demek olduğundan bahsetmiştik. Şuur, suretin yani manzaranın kendini idrak ciheti de olabilir o halde. Yani manzaradan kasıt acaba suret mi?

Theoria bu durumda “suret” esasında seyretmek oluyor. Tanrı, suret esasında seyreden? Theoros “seyreden” demek.

Bilgi, eşya ve hadiselerin muhtevasından şuurun çıkardığı formdur. Bu durumda bilgi, direkt olarak şuur ile alakalı. Bergson şuurlu bir varlık için mevcut olmanın değişmek ile alakası olduğundan bahseder, daha sonra değişmenin olgunlaşmak olduğundan yani bir tekamül sürecinden bahseder ve son olarak da olgunlaşmanın tanımını yapar: “kendi kendini boyuna yaratma”.  Şimdi bundan sonrası önemli.

Matematik formülü tarzında devam etmek istiyorum.

Şuur: Varlığın kendi kendini boyuna yaratması. Bergson, şuurlu bir varlık için bu “yaratma”dan bahsediyor. “Şuur” ve “varlık” zaten birbirini tamamlayan şeyler. Bir “varlık”ta “şuur” olmadığı takdirde yaptıklarından sorumlu tutulmaz. Köpekler “şuurlu” bir şekilde saldırmaz; içgüdüsel olarak saldırır. Bunun gibi.

Theoria: manzara esasında seyretmek.

Theos: Tanrı.

“Şuur, suretin kendini idrak cihetidir.”

Suret, kendi kendini ancak şuur vasıtası ile idrak edebilir. Ancak şuur yani varlık demek “kendi kendini sürekli yaratmak” demek. Bu da her an sürekli bir değişim demek. Yani statik bir durumdan ziyade dinamik bir durum veya hal söz konusu. Theoria “manzara” esasında seyretmek. Biz “manzara” yerine “suret” koymuştuk. “Suret esasında seyretmek.” Suret, kendi varlığını şuurda bulur. Demek ki “şuursuz” bir varlık “suret”in manasını asla kavrayamayacak. Suretler olmadan manalar ortaya çıkmaz. Manaları ortaya çıkaran suret ise ve suret kendi kendini şuurda idrak ediyorsa ve Theoria “suret esasında seyretmek” ise ve şuur kendi kendini sürekli yaratmak ise bu ancak “theos” ile yani “tanrı”nın varlığı ile imkan bulabilir. Theoros yani seyreden. Theoros theostur ve theoria’yı da icra eden theostur. “Şuur”un yani bu durumda varlığın kendi kendini sürekli yeniden yaratmak olduğunu “theos” sayesinde ifade edebiliyoruz. Çünkü “kendi kendini sürekli yaratan” bir varlık olmadan “kendi kendini sürekli yaratmak” da mümkün olmaz. Bu durumda varlık, “kendi kendini sürekli yaratabilmek için” theosa muhtaç. Bir tekamül süreci ancak theos sayesinde mümkünlük kazanıyor çünkü varlık, suretin kendini idrak ettiği ev ve bu ev theosun gölgesinde bir ev.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir