Herakleitos’ta Ηθος ve Δαίμων Kelimelerinin Anlamları Üzerine

Öncelikle ηθος ανθρωποι δαίμων (ethos anthropoi daimon) cümlesinin yani “karakter insanın daimon’udur” fragmanının önemli kelimelerine işaret etmemiz gerekiyor. Bilmemiz gerekir ki karakter anlamına gelen ηθος (ethos) kelimesinin türevlerinden biri ηθειος (etheios) yani sevgili’dir (beloved). Bu durumda “sevgili” insanın δαίμων (daimon) yani “providentia divina”sıdır. Providentia divina Latince bir tanımlamadır ve anlamı “tanrısal öngörü” şeklinde çevrilebilir. Yine “divinity” yani “koruyucu tanrıça” da ηθος (ethos) yani karakter’in “beloved” ile olan ilişkisini belirtmektedir.

Arapça iki kelime seçtik ve bu kelimelerin de anlamları çerçevesinde bir yaklaşımda bulunacağız. Öncelikle müjde anlamına gelen بشرى kelimesi İngilizce “gospel” olarak karşılık bulur. “Gospel” kelimesi ise αλήθεια (aletheia) kelimesinde anlam bulur. Ancak αλήθεια (aletheia) kelimesinin anlamları da çeşitlidir:

“Hakikat, gerçeklik. Safvet-i kalp. Müjde (gospel).”

Yine αλήθεια (aletheia) üzerinden gitmemiz gerekirse şunlara ulaşırız.

Αλήθεια: Sinceritas (lat.): Saflık, iffet.

Αλήθεια: Vrai (fr.): Gerçek.

Véridique (fr.): Doğru sözlü

Se dévouer a la verite (fr.): Kendini hakikate adamak.

Yani “kendini müjdeye (بشرى) adamak”. “Hakikat”…

Bir diğer kelime ise “kabarcık” anlamına gelen حبب kelimesidir.

Φλύκταινα (Pyhlyktaina): Ateş ile yapılan, kabarcık (a blister). Aynı zamanda “alevin sebep olduğu”.

‎Alev: Flame: Sevgili

ήθείος (etheios): Sevilen, sevgili (beloved)

ήθος (ethos): Tabiat, doğa, yaratılış.

‎Yani yaratılışın aslı “alev ile oluşan kabarcık” (حبب) denir.

Fragmana gelirsek şuna ulaşırız:

ήθος άνθρώπωι δαίμων

‎Yani kabarcık (müsebbip ateşin [حبب]) koruyucu tanrısıdır (providentia divina) ve ‎bu durumda حبب insanın providentia divina’sıdır veya tanrısal öngörüsüdür. Bu durumda denir ki, insanın içini yakan ateş, aslında حبب yani ήθος’un türevlerinden ηθειος (etheios) olan “sevgili”dir. Ancak δαίμων (daimon) daha çeşitli anlamlara sahiptir.

δαίμων (daimon): providentia divina (lat.), genius (lat.)

Divinement (fr.): İlahi, tanrısal

Merveilleusement (fr.): Harika

İnspiré (fr.): Yaratıcı (deha)

Görüldüğü gibi bu kelime diğer dillerde de “tanrısal koruyucu” anlamı dışında “yaratıcı, deha” gibi anlamlara da geliyor. Bu durumda حبب şu anlama gelir: Genius.

Fragmanda görüldüğü üzere ηθος (ethos) kelimesini حبب ile karşılamıştık. Yukarıda uzun bir sıralama mevcut. Bu yazımızda sadece etimolojik türevler değil tedai yöntemini de kullanıyoruz. Bu yöntemler ile “kabarcık” anlamına gelen حبب kelimesinin Yunanca anlamları üzerinden beloved kelimesine kadar ulaşmış olduk. Anlamayanlar için bu kısmı izah edeyim:

Şöyle ki حبب kelimesi “kabarcık” anlamına geliyor ve Yunanca karşılığı Φλύκταινα (phyluktaina) kelimesi. Bu kelimenin anlamı ise “ateşle oluşan kabarcık”. Yani bir yerimiz yandıktan sonra oluşan kabarcık. Sonrasında görüyoruz ki “alev” kelimesinin anlamı “flame” ve bu kelime de “sevgili” anlamına geliyor. Önceki yazılardan biliyoruz ki ηθειος (etheios) kelimesi de “sevgili” anlamına geliyordu. Bu durumda حبب “kabarcık” olduğuna ve kabarcık üzerinden “sevgili”ye ulaştığımıza göre حبب “sevgili” demektir. Bu durumda ηθος (ethos) yani karakter حبب ile karşılık bulmuş oluyor. “Ateş insanın koruyucu tanrısıdır” şeklinde yorumlanabilir bu durumda fragman. Bu da Herakleitos diyalektiğine çok uygun bir yorumlama olur. Peki, ateş insanın daimon’u ise bu durumda حبب insanın daimon’udur. O zaman bu durumda حبب insanın providentia divina’sıdır ve “genius”dur. O halde حبب bizdeki zekanın en üstün seviyesidir. Zekanın en üstün seviyesine sahip olan bu ateş (ηθος) insanındır, ona aittir. Metni dikkatli okursak göreceğimiz şudur ki kendisine hakikat’e (بشرى) adayan birinde olması gereken özelliklerden biri de dehadır (genius, حبب, ηθειος).

Biliyoruz ki Herakleitos’ta bilge kişi her şeye her şey aracılığıyla yön veren kader’i (λόγος) bilen kişiydi. Λόγος (logos) kelimesi hakikat anlamına da gelir; hesap, saymak, saygı, akıl; dil, söz, kelime. Bu durumda λόγος (logos) kelimesi müjde (بشرى) kelimesi ile ortaktır. O halde bilge kişi logos’a sahip olan (بشرى) kişidir. Bu durumda hakikat’e (بشرى) sahip olan kişi bilgedir. Bilge kişi hakikat’e sahip olduğuna ve en üstün zekaya (genius) sahip olduğuna göre bu durumda bilge kişideki sevgi [aşk, (حبب)] onun providentia divina’sı olan δαίμων (daimon)’dur.

Bu durumda “karakter insanın koruyucu tanrısıdır” şeklinde çevrilen bu fragmanın şerh edilmiş hali yukarıdaki gibidir.

Karakter insandaki aşktır (حبب, kabarcık). Bu durumda bu bilge kişinin sahip olduğu aşk (doğal olarak logos sahibidir de) insanın daimon’udur yani onun “koruyucu tanrısı” olmakla beraber insandaki en yüksek zeka örneğidir, insanın genius’udur ve bundan dolayı da zeki insanlar (genius, deha) ve doğal olarak bilge olan insanlar kendilerini hakikat’e (se dévouer a la verite [بشرى]) adamak zorundadır. Hakikate adanmış olan bir ruh (verite, بشرى) sonrasındaki hakikat üzerinden elde ettiği aşk (ηθος, حبب) ile insandaki en yüce şeye yani daimon’a sahip olur. Yaşamak, hakikat içindir.

Bir cevap yazın

Araç çubuğuna atla