Hırslı Bir Karakter: Julien Sorel

Stendhal olarak tanınan Marie-Henri Beyle’nin kaleme aldığı Kırmızı ve Siyah romanının sayfalarında yaşar Julien Sorel. Aşağılamalarla geçmiştir kahramanımızın adı. Keresteci babanın bir oğlu olarak Fransa’nın Verrières adlı köyünde doğmuştur; babası ve kardeşleri tarafından hiç sevilmemiştir. Napolyon’u çok sever ve fikirlerini benimser. Napolyon’un devrilmesi, devrim yapılması onu üzmektedir. Napolyon’u desteklediği duyulacak diye ödü kopar, herkesten gizler bu düşüncelerini. Bu durum onun kibirle, kendini beğenmişlikle dolmasına yol açmıştır. Çevresindeki kimseyi beğenmemekte, kimseyle ilgilenmemektedir. Aşağılık kompleksiyle doludur bütün ruhu.

En büyük hayali yükselmek, soylu biri olmak, servete kavuşmaktır. Yaşadığı hayattan kurtulmanın yollarını düşünür her gün. Latince ve Tanrıbilim dersleri almıştır. İncilin her bir sayfasını ezberlemiştir ancak bütün bunları tanrı sevgisinden değil de yükselme arzusundan yapmıştır.

Bir gün bir teklif alır Mösyö de Renal’den. Kendisi Verrières’in belediye başkanıdır. Çocuklarına Latince ve İncil dersleri vermesini istemektedir. Julien başta gönülsüz olsa da babasının ısrarcı tutumlarından dolayı kabul etmek zorunda kalır.

Belediye başkanının karısıyla tanışır orada Julien. Madam de Renal çocuklarına ders verecek adamın çok yaşlı ve sürekli çocuklarını dövecek biri olacağından korkmuş, Julien’i karşısında görünce şaşırmıştır. Julien de Madam de Renal’den etkilenmiştir. Julien ise henüz sadece on dokuz yaşında bir delikanlıdır. Kendisinden on yaş büyük olmasına rağmen onu elde etmek istemiştir. Başarılı da olmuştur. Madam de Rênal yaptığının yanlışlığının farkında olmasına rağmen tutkularından geri kalamaz. Etrafındaki bütün genç kadınlar tarafından sevilen Julien’e delicesine bağlanmıştır. Nitekim omzundan vurulduğunda bağlılığından vazgeçmeyecektir.

Julien ve Madam de Renal arasında geçenler kısa bir süre içinde köyde duyulur. Mösyö de Renal isimsiz bir mektup alır birinden. Mektupta ikilinin arasındaki aşk anlatılmaktadır. Mösyö de Renal ne yapacağını bilemez bir haldedir; karısını öldürmeyi düşünür ama bu teyzesinden miras kalmış zengin kadını öldüremez. Julien kısa bir süre sonra evden ayrılır, Paris’te bir rahiplik okulunda hayatına devam eder. Madam de Renal ise Julien’in gidişinin ardından kiliseye gidip günah çıkarır, Julien ile yaşadığı her şeyi itiraf eder ve dine yönelir. Dindar bir kadındır artık.

Rahiplik okulunda da başarılarını sürdürür Julien. Refahı yavaş yavaş artmaya başlamıştır ancak hırslarından dolayı tahmin olmamıştır. Marki de la Mole’ün katibi olur Julien Sorel. Marki’in evine taşınır.  Evin beyinin bir de Madam de la Mole, ilk ismi Mathilde, adlı bir kızı vardır. Herkesin gözbebeğidir; unvanına, şöhretine, soyadına babasından daha çok önem vermektedir. Kibirlidir o da Julien gibi. Mathilde kendisi gibi soylu olmayan Julien’e aşık olur. Gururundan ve kibrinden onu hor görür, aralarında aşk ve nefret ilişkisi vardır. Julien bir prensten aldığı taktiklerle onun gönlünü kazanır. Mathilde için hayat artık Julien’den ibarettir.

Mathilde, Julien ile arasındakileri babasına anlatır. Üstelik hamiledir de. Marki de la Mole duyduklarını kabullenemez, kızı için Julien’i şövalye de ilan etse, on bin franklık gelire de bağlasa ikisini ayırmak ister. Kızını soylu biriyle evlendirmek istemektedir, Julien ile arasındakiler onun için büyük bir hayal kırıklığıdır. Madam de Renal’in gönderdiği bir mektuptan sonra asla ikisinin evlenmesine müsaade etmeyeceğini bildirir.

Julien öfkeyle Verrieres’e geri döner. Madam de Renal’e iki el ateş eder ancak kadına küçük bir omuz yarasından başka bir zarar gelmemiştir. Julien idam edilecektir. Madam de Renal tüm bu olanlara rağmen Julien’in ölmesini istememekte, ona olan bağlılığını sürdürmektedir. Julien de başından beri sevdiği tek kadın olan Madam de Renal’ e tutkuyla bağlanır. Mathilde onun için yalnızca ünü ve soyluluğu için vardır. Julien idam edilir, üç gün sonra Madam De Renal ölür.

Kitabın içeriği aşkı, tutkuyu, ihtirası çağrıştırsa da önemli bir tarihi arka planı da vardır. Restorasyon dönemi sonrası Fransa’nın geçirdiği değişimi de anlatır Kırmızı ve Siyah. On dokuzuncu yüzyılın güzel bir anlatımı vardır. Aynı zamanda psikolojik roman da olan bu kitap, bize hırsın ve tutkunun nelere yol açabildiğini anlatması açısından önemli bir eserdir.

KAYNAKÇA

Stendhal. (2017). Kırmızı ve Siyah (B. Onaran, Çev.). İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Bir cevap yazın