İbn Sina ve Mantık 2

Ibn Sina’nın mantık çalışmaları önemli ölçüde maddenin, eşit olmayacak bir biçimde felsefesine dağılmasıyla oluşur. En kapsamlı mantık yaklaşımı 1020 yılında yazdığı Şifa (The Cure/Šifā) kitabında bulunabilir. Ibn Sina bu kitabında Peripatetik geleneğiyle girdiği tartışmayı izah ettiği gibi geniş ölçüde sistematik bir analiz içindedir.1030 yılında yazdığı İşaretler ve Tenbihler’de ise (Pointers and Reminders/ Išārāt wa-tanbīhāt) Ibn Sina’dan sonrası döneminde de etkili olacak olan fikirleri meydana gelmiştir. Bu iki yapıtın arasındaki yaklaşımı (Tam kronolojik olmasa da) Necat(The Salvation/ Nağāt) adlı eserinde geliştirmiştir. Ibn Sina burada çok daha kısaltılmış bir yaklaşım sunarken (Diyalektik,retorik ve poetika dışında) daha sonraları metodolojik olarak Şifa’ya yakınlaşmıştır ve bu kitap Ibn Sina’nın mantığını bir bütün olarak çok daha iyi yansıtır.

Şifa ve Tenbihler’in ayrıntı ve açıklık arasındaki denge ve sonraki gelenek üzerindeki etkileri açısından külliyatta yakın bir konumda olduklarını göz önüne alacak olursak, bu yazı bu üç kaynak üzerine odaklanmak için yazıldı. Ayrıca mevcut baskı açısından en uygun olanları da onlardı.

Mantıkla ilgili diğer yaklaşımlar Dānešnāme-ye ʿAlāʾī’de (Farsça) ve kısmen de olsa varlığını sürdüren ve Aristocu geleneğin soru ve terminolojisine karşı tutum sergileyen al-Mašriqiyyūn’da bulunuyor.

Son olarak, mantığın farklı alanlarına yönelik ilginç kavrayışlar çok çeşitli kaynaklardan toplanabilir. Ibn Sina’nın mektupları ve yazışmaları direk olarak mantıktan bahsetmese de bu kaynaklardan birine örnek gösterilebilir. İlahiyat adlı metafizik üzerine çalıştığı eseri de bunlara örnektir.

Ibn Sina’nın mantığı en başta Aristoteles’ten gelir.(İlk öğretmen ve Organon çalışması: Kategoriler, Yorumlama Üzerine, Öncelikli Analitik, Sonraki Analitik, Başlıklar, Sofistik) Daha önce de söylenildiği gibi, Arapça Organon Porphyry’nin Isagoge’unu ve Aristoteles’in Retorik ve Poetikasını da barındırır.

Aristoteles’in yanı sıra Ibn Sina’nın çalışmalarına katkıda bulunmuş Yunan geleneğinden gelen bazı isimler Plato, Theophrastus, Alexander Aphrodisias, Galen, Porphyry, Themistius, Philoponus; Al-Farabi ve diğer Bağdatlı Aristocular da Arap geleneğinden sayabileceğimiz bazı isimlerdir. (Hepsi Organon’un yorumlanması üzerine yoğun efor sarf etmiştir.) Bu düşünceler alternatif yorumların varlığından (Tıpkı mutlak önerme konusunda olduğu gibi) farklı düşüncelerin inkarı sonucu (Yaygınlaşmış görüşle gerçek arasındaki fark örneği gibi) ve sistematik farklılıkların ve konseptlerin üstü kapalı bir şekilde benimsenmesi ve yorumlanmasıyla oluşur.

Bir sonraki sefer, Ibn Sina’nın çalışmalarına Şifa’nın Cairo baskısından, kitaplarından kitapların bölümlerinden sayfa sayılarından, Forget baskısı olan İşaretler Ve tenbihlerden ve son olarak Dānešpažūh baskısı olan Necat’tan bahsedilmesi muhtemeldir.

Çeviren: Şevin Karya Yıldırım

kaynakça: https://plato.stanford.edu/entries/ibn-sina-logic/#DefiSubjLogi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir