Site Loader

Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilmiyorum ama sadece içimi döküp şu anki sızımı, acımı kısaca hissettiklerimi yazıp biraz olsun rahatlamak amacım. Bu saatte elimden böylesi geliyor anca..

Bir buçuk yıldır bunu hissediyorum. Tamı tamına bir buçuk yıl oldu. Her gece mi diye sorarsınız; istisnasız her gece, diyebilirim. Hatta gündüz de bırakmaz peşimi bu. Bu diyorum çünkü alıştığımı düşüyorum. Bazen geleceği anı bile anlar oldum. Alıştım, beni her açıdan etkilese de.

Nasıl etkiliyor? Bazı zaman gündüz adım attırmaz bazen de geceleri uyutmaz. Gece olup yatağa uzandığımda kemiklerimi tek tek hissediyorum. Sağa dönsem de aynı sola dönsem de. Hatta çoğu zaman dişlerimi sıkarken buluyorum kendimi.. Böyle böyle bazen uykuya dalıyorum ama çok uzun sürmeden sıçrayarak uyanıyorum. Tamam uyanayım da neden sıçrayarak? Cevabı yok işte.. Kötü bir rüyadan sıçrayarak uyanırsınız siz belki benimkinin mantıklı bi’ açıklaması olmadı şu an’a kadar..

Bu gece rahat uyuyacağım, ağrım yok dersem yalan oluyor. Tik tak, tik tak… Sabaha karşı uyandırır beni sonra “Bugün gündüz birlikte olacağız.” der ve gün boyu hissettirir kendini. Unutacak olsam, ben buradayım diyerek bir doz artırır sızımı..

Bugün yine onu hissediyorum, her hücremde. Bırakmıyor peşimi kerata. O istese de bırakamaz ben istesem de atamam onu içimden; genlerime yapışmış bir kere.. Ölene kadar benimle bu yaramaz. Bugün de çok haylaz işte. Uyutmadı beni, uyutmuyor. Ha, bu en kötüsü mü? Değil bence. Yani ölene kadar daha kötüsü olur, öyle düşünüyorum.

Bunu ilk hissettiğimde, üç gün evet üç gün.. Ne gece ne de gündüz uyuyabildim.. Zaten ilk hissettiğim gün de müthiş bi’ ağrıyla uyandım. Bu daha öncekilere benzemiyordu. Yine de bir ilaç içtim. Saatler geçti ama ağrım daha çok arttı. Dozu bir tık üstte bi’ ilaç daha aldım. Haylaz bana mısın demedi üstüne haydi beni biraz daha hisset dedi ve yaptı bunu. Dediğim dediktir biraz.. O gece ne yaptıysam ağrım dinmedi. Ertesi gün hastaneye gittiğimde şüphelendiğim şeyi söyledim. Testlere başladık. Üç gün boyunca kan verdim. Detaylı muayene oldum. İlk etapta görünürde bir şey yok gibiydi çünkü saklandı o bir yerlere. Son kan verdiğim gün genetik için verdim. İki hafta sonra sonuçlarımı aldığımda artık seninleyim dedi bana bu yaramaz. Neyse, sonra doktor bir sürü ilaç yazdı, kutularca ve dozları birbirleriyle kapışır derecede. İki ay kullan, tekrar gel dedi. Bunlar çözmüyor tabi benim sıkıntımı. Kullanmadım çünkü yan etkileri normal değildi. E nasıl dayandın diyeceksiniz şimdi, haklısınız da. Derdi veren Allah sabrını da veriyor diyebilirim ancak. Dalga mı geçiyorsun, o kadar anlattığın şeye bir dayandın iki dayandın bu kadar zaman dayanmakla nasıl geçti diyebilirsiniz. Geçiyor be sevgili okur, gerçekten zaman çok çabuk geçiyor. İlk günlerde, aylarda dakikaları sayarken bir buçuk yılı geride bıraktık bu yaramazla. İnsanın alışmadığı şey yok. Ölüme alışan insanoğlu hastalığa da alışıyor elbet. Öyle değil mi? Öyle dediğinizi duyar gibiyim..

Bu akşamlık bu kadar. Şimdi gidip başka bir meşkale bulmam lazım ki birazcık daha dayanabileyim hücrelerimdeki bu haylaza.

Yahu çok uzun bu demeyip sonuna kadar okuyan okurum, sabrın için teşekkür ettim. Bu mısralar da sonuna kadar okuyup beni anlamaya çalıştığın için küçük bi’ armağan olsun sevgili okur.

“Bu geceler niçin böyle insansız

Bu insanlar niçin böyle yarınsız

Bu niçinler niçin böyle yanıtsız?”

İyi geceler..

Büşra İLCAY

One Reply to “İçimdeki Yaramaz”

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla