İkinci Yeninin Yalnız Atlısı: Turgut Uyar

‘’İkimiz birden sevinebiliriz,göğe bakalım.’’

Bu güzel dizenin sahibi Turgut Uyar’ın şiir tutkusu daha çocukluk yıllarında yeşermişti içinde.

‘’Güzeldir sevgilim her Dakka her an,

Güzeldir sözleri kaşı gözleri

Geçtiği her karış sönük topraktan

O anda fışkırır neşe sözleri.’’      (Uyar,1979)

4 Ağustos 1927 yılında hüzün,aşk ve daha bir çok duygu taşıyan bu dünyaya gözlerini açan şairin dili kullanmadaki kabiliyeti çocukça bir samimiyetin parladığı bu dizelerde bile hemen göze çarpıyor.

Bir söyleşide o yıllarda şiire,edebiyata olan ilgisini belli edecek hiçbir faaliyette bulunmadığını, üstüne üstlük şiirlerini ‘’gizli,hem de ne kadar gizli olursa o kadar gizli’’ yazdığını söyler.

Bu yıllarda günde 3-5 şiir ve 1 roman yazdığını belirtir.Hayııır yanlış okumadınız bu şahane adam sahiden de günde 1 roman yazarmış.Fakat bazen bir romanı yazarken sıkılır bir diğerine başlarmış.Bu yüzden o cancağızım romanların çoğu yarım kalmış.

‘’Roman yazarken sıkılırdım.Şiire başka bir tutkunluğum,sadıklığım,saygım vardı.İsteğim kalmadı roman yazmakta.’’ Der kendisi de. İyi ki de öyle olmuş,bizi mükemmel şiirlerle buluşturdun Uyar,teşekkürler.

Tabi o zamanlar şiirde taklit aşamasındadır:

‘’Liseyi bitireceğim yıl, Hayyam,Nedim,Yahya Kemal,Tevfik Fikret,Hamit ve Haşim beni kıskıvrak tutmuşlardı.Taklit ettiğimi bile bile onlara özenerek ve becerebildiğim kadar terkipli filan gazeller mazeller yazardım.Hatta Makber’ Mezar adı ile bir nazire bile yazmıştım.’’

turgut uyar şiirleri ile ilgili görsel sonucu

 

Fakat eski tarz olan şiirlerini kendisi dahi beğenmemekte ve ilgisini çabucak kaybetmektedir.Daha sonra yeni bir şiir tarzıyla karşılaşır ve şiire olan ilgisi tekrar başlar.İşte bu gerçekten iyi…

‘’Sonra günümüzün şairlerini okudum da sevindim.Oh,dünya varmış dedim.Yıl 1946 idi.’’

Uyar,ilk olarak ‘Yâd’ adlı şiirini,o zamanların en önemli dergilerinden biri olan ‘Yedigün’ dergisinde yayımlar.Fakat bu şiirin yayımını fazla önemsemediğini çünkü bu derginin şiir beğenisinin üst düzeyde olmadığını düşünmektedir.Bu nedenle de fazla heyecanlanmamıştır.

,eYOhTYG_QUa4YSok_WgsaQ

1947 yılında Askeri Memurlar Okulu’nda öğrenciyken Yezdan Şener ile evlenir ve bu evlilikten Samiramis,Tunga ve Şeyda adında üç çocuğu olur.

1 sene sonra edebiyatımızın en sağlam kalemlerinden Nurullah Ataç’ın ısrarıyla ‘Kaynak’ dergisinin açtığı yarışmaya ‘Arz-ı Hâl’ şiiri ile katılır.Sonuçlar açıklandığında dereceye girdiğini düşünmüyordur ama dergi kapağında ismini görünce heyecan basar kendisini.2. olmuştur yarışmada.

 

 

İşte şiire böyle başlamıştır.Şiirlerinde genellikle ölüm,aşk,ayrılık temalarını sunar bize.

‘’Her şeyden biraz kalır,

Kavanozda biraz kahve

Kutuda biraz ekmek

İnsanda biraz acı.’’

Yıllar Turgur Uyar’ın memurluğu ile geçerken,bir gün emekli olur. Emekliliğinin ardından öykü yazarı,o büyülü kadın Tomris Uyar ile evlenir.

Ayrıca İkinci Yeni akımını da atlamamak gerek.İkinci yeniciler söyleyişteki rahatlığın şiir dilini zorlamayı, anlaşılırlık yerine anlamca kapalılığı, somuta karşılık soyutlamayı getirip halk şiirine sırt çevirmektedir.Bu akımın en önemli üçlüsünden biridir şairimiz.Diğer iki önemli isimse uyar’ın arkadaşları olan Cemal Süreya ve Edip Cansever’dir.Bunların yanında tabii ki başka önemli isimler de vardır:Sezai Karakoç,İlhan Berk,Ece Ayhan,Ülkü Tamer…

olmeme_gunu

Hatta bir gün İkinci Yeniciler toplanırlar bir meyhane masasında.Samimiyetin fışkırdığı,buram buram edebiyat kokan o masada bir karar alınır.’’Ölmeme Günü’’

Her sene 26 Mart gününde bu güzel insanlar o masada buluşacaklardır.Buluşurlar da…

Ta ki Turgut Uyar 1985 yılında hüzün,aşk ve bir çok duygu taşıyan bu dünyaya gözlerini kapatana dek…

 

 

 

 

0 Replies to “İkinci Yeninin Yalnız Atlısı: Turgut Uyar”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir