Karanlık Devrin Işığı: Orhon Yazıtları

Kül Tigin, Bilge Kağan, Tunyukuk

Türklerin ‘Türk’ adı ile tarihte var olmaları VI. yüzyıla denktir. Çin kaynaklarından öğreniriz ki Türkler, Altay Dağlarının güneyinde yaşayan bir topluluktur. Yine aynı kaynaklarda Hunların bir kolu olduğu söylenen bu Türkler, Tu-men adlı liderleri öncülüğünde ilk Türk devletini kurmuşlardır. Bu devlet sonrasında batı ve doğu olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Türk dilinin en eski yazılı belgeleri olan Orhon Yazıtları; İkinci Doğu Türk Kağanlığı döneminde Moğolistan’da, Orhon ırmağı yatağı yanına dikilmiştir. Bu nedenle böyle adlandırılmışlardır. Fakat içeriğe geçmeden önce şunu söylemeliyiz ki bunlar dikilen ilk yazıtlar değildir. Birinci Kağanlık döneminde dikilen ‘Bugut’ yazıtı vardır. Bugut; Türkçe değildir, Soğdca ve Sanskrit dilindedir. 581 yılında dikilen ve Türkçe olmayan bu yazıt bize, o tarihlerde Türklerin henüz kendilerine has bir yazıtlarının olmadığını gösterir.

Peki bize ne anlatır Orhon yazıtları?

Özele indirgersek, Kül Tigin ve Bilge Kağan, aralarında yaklaşık bir kilometre mesafe olan iki büyük yazıttır.  Tunyukuk ise bu konumdan daha doğuya dikilmiştir. İki büyük taşın dört yüzüne yazılmış olup diğer iki yazıttan daha eski bir dönemde dikildiği bilinmektedir.

Tahminlere göre 21 Ağustos 732 yılında dikilen ‘Kül Tigin’ yazıtı dört yüzlü, tek parçadır. Batı yüzünde Çince bir yazıt olup diğer üç yüzü Türkçedir. Bilge Kağan’ın kardeşi prens Kül için dikilen bu yazıtta anlatıcı ise Bilge Kağanın kendisidir. 24 Eylül 735 yılında dikilen ‘Bilge Kağan’ yazıtının da üç yüzü Türkçedir. Olayları anlatan da yine kendisidir. Fakat yazıtı diken Bilge Kağan’ın oğlu Tengri Kağandır. Bu iki yazıtta da olayları anlatan, yani metnin yazarı Bilge Kağan olmasına rağmen bu metni taşa aktaran, somut bir ifadeyle taşa işleyen, Yolluğ Tigin’dir. Yeğenleri olan Yollu Tigin; Kül Tigin yazıtını 20 günde, Bilge Kağan yazıtını da 34 günde taşa işlemiştir. İki taştan oluşan ‘Tunyukuk’ yazıtı ise bugün hala yerindedir. Kesin olmamakla birlikte 720-25 tarihleri arasında dikildiği bilinmektedir.  Bu metin ‘Bilge Tunyukuk, ben kendim.’ şeklinde başlar ve bu bize gösterir ki anlatıcı da yazıcı da kendisidir.

Vilhelm Thomsen
Wilhelm Radloff

Yazıtları 1889 yılında kaşif, arkeolog Nikolay Yadrintsev bulmuştur. Metinlerdeki eski Türk Runik yazısını çözen ve bunu tüm bilim dünyasına duyuran ise “ Vilhelm Thomsen “dır. Fakat sonrasında ‘Wilhelm Radloff’ hiç vakit kaybetmeden metinleri kendi analizi ile yayımlar. Aceleye gelen bu analiz yanlışlarla doludur. Türkoloji dünyasındaki ‘İki Wilhelm’ olayı da işte burada başlar. Radloff analizinden iki yıl sonra, kendinden emin ilerleyen Thomsen doğrularla dolu analizini Türkoloji dünyasına sunar. Bu analiz ve okumayla büyük başarı yakalayan Thomsen, kendinden sonra araştırma yapacak olan bilim insanlarına da örnek bir metin bırakmış olur. Bunun sonrasında da peş peşe yayımlanan birçok ‘İki Wilhelm’ belgeleri bulunmaktadır.

Türkiye’de de konuyla ilgili yapılan ilk çalışma, Thomsen esaslı olup Necib Asım tarafından yapılmış ve yayımlanmıştır.  

İçerik olarak yazıtlar askeri ve siyasi tarih niteliğindedir. İkinci Türk Kağanlığının kurulması, savaşları, halkına öğütleri, esaret altındaki yılları, Çin ile ilişkileri gibi olaylar anlatılır. Türkler iktidarları uğruna sürekli savaşmışlardır. Hatta metinlerden öğrendiğimize göre de Türklerin başlıca düşmanları; Çinliler, Moğollar ve Hunlardır. Türklerin iktidar için soydaş halklarla bile savaştığı da gözlemlenmiştir.

Bundan ziyade metinlerde halka sesleniş ve öğüt dikkat çeker. Sosyal devlet anlayışının görüldüğü metinlerde birçok atasözü ve deyim de yer almaktadır. Özetle bir devletin zaferlerinin, yanılgılarının ve halkıyla olan ilişkilerinin anlatıldığı bu metinler hem dil hem de tarih açısından bilinmeyen o karanlık dönemlerin ışığı niteliğindedir.

 

“Aç tosuk ömez, tok açsık ömez. “

(Aç doyacağını düşünmez, tok acıkacağını düşünmez.)

 

Çağla Karagöz

TEKiN, Talat. Orhun Yazıtları, BilgeSu, ANKARA 2017.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir