Karl Popper’ın Düşüncesini Oluşturan Zemin

Bazı biyografik özelliklerin Popper’ın düşüncesi üzerinde özel bir etkisi olduğu görülebilir. İlk olarak, genç yaşında Marksizm ile ilgilenmesi, onun Marksist ekonomi, sınıf savaşı ve tarih görüşüne tamamen aşina olmasını sağladı. İkinci olarak, 1920’lerde ve 1930’larda demokratik partilerin, kendi ülkesi Avusturya’daki faşizmin yükselişini engellemekteki başarısızlığı ve Marksistlerin bunu hoş karşılaması karşısında dehşete kapılmıştı. Marksistler, kapitalizmin çöküşüne ve komünizmin nihai devrimci zaferine yönelik gerekli diyalektik bir adım olduğu inancıyla ideolojik sebeplere dayanarak böyle hareket ettiler. Bu, Alman Reich (İmparatorluğu) tarafından Avusturya’nın ilhak edilmesine, yani çok korkulan Anschluss’a yol açan bir etkendi. Avusturya’nın ilhakı konusunda tahminleri, Popper’ı kendi ülkesinden kalıcı olarak göç etmeye zorluyordu. Bu yüzden, en tutku dolu ve parlak toplum eserleri, Tarihselciliğin Sefaleti (The Poverty of Historicism – 1944) ve Açık Toplum ve Düşmanları (The Open Society and Its Enemies – 1945) toplum ve siyaset felsefesi olarak güçlü bir demokratik liberalizm savunması ve her türlü totalitarizmi destekleyen ana felsefi varsayımların yıkıcı bir eleştirisidir. Üçüncü olarak, gördüğümüz gibi, Popper, “bilimsel” oldukları iddia edilen Freud ve Adler teorileri ile Einstein’ın fizikteki Görelilik Kuramı’nın bu yüzyılın ilk yirmi yılında gerçekleştirdiği devrim arasındaki farktan çok etkilendi. Popper’a göre temel fark şuydu; Einstein’ın teorisi hayli “riskliydi”, yani zamanın baskın olan Newton fiziğine göre mümkün olmayan (örneğin, ışık katı bir cisimle karşılaşırsa kırılır – 1919’da Eddington’un deneyleri ile doğrulanmıştır) ve yanlış olduğu kanıtlandığı takdirde tüm teoriyi çürütebilecek sonuçlar bu teoriden çıkarılabiliyordu. Fakat hiçbir şey, kurallarında bile, psikanaliz teorilerinin yanlış olduğunu kanıtlayamıyordu. Popper, bu ikincisinin gerçek bilimden ziyade, ilkel efsanelerle ortak yanları olduğunu düşünmeye başladı. Başka bir deyişle, görünüşte psikanalizin temel güç kaynağı ve bilimsel statüye ilişkin iddiasının dayandığı temel dayanağın, yani insan davranışının olası her biçimini barındırma ve açıklama yeteneğinin aslında kritik bir zayıflık olduğunu gördü, çünkü bu gerçekten öngörücü olmadığını ve olamayacağını kanıtlar. Psikanalitik teoriler, doğaları gereği, negatif imalara sahip olmak için yeterince kesin değildir ve bu nedenle deneyle tahrifattan muaftır.

Marksist tarih anlayışı da, psikanalizden bazı önemli yönlerde farklılık göstermesine rağmen bilimsel değildir. Başlangıçta Popper Marksizm’in bilimsel olduğuna inanıyordu, çünkü Marx, gerçekten öngörücü olan bir teori öne sürmüştü. Fakat, bu tahminler gerçekleşmediğinde teori, onu gerçekler ile uyumlu hale getirecek geçici hipotezlerin eklenmesiyle tahriften kurtarıldı. Bu yüzden, Popper, başlangıçta gerçekten bilimsel olan bir teorinin sahte-bilimsel bir dogmaya dönüştüğünü ileri sürdü.

Bu etkenler bir araya gelerek, Popper’ın bilimi bilim olmayandan ayırma ölçütü olarak tahrif edilebilirliği seçmesine yol açtı. Eğer bir teori, muhtemel ampirik gözlemlerle uyuşmazsa bilimseldir; aksine, ya Marksizm örneğinde olduğu gibi yalnızca bu tür gözlemleri barındırmak amacıyla değiştirildiği için ya da psikanalitik teorilerde olduğu gibi, tüm olası gözlemlerle tutarlı olduğu için bütün bu gözlemlerle uyumlu olan bir teori, bilimsel değildir. Fakat, Popper’a göre, bir teorinin bilim dışı olduğunu ileri sürmek, aydınlatıcı ve mantıklı olmadığını savunmayı gerektirmez, çünkü bazen belli bir zamanda bilim dışı olan bir teori (tahrif edilemez olduğu için), teknolojinin gelişmesiyle ya da teorinin daha çok dile getirilmesi ve iyileştirilmesiyle yanlışlığı kanıtlanabilir hale gelebilir ve dolayısıyla bilimsel olabilir. Dahası, tamamen mitojenik açıklamalar bile, gerçekliğin doğasını anlamamızı hızlandırmak için geçmişte değerli bir görevi yerine getirmişlerdir.

Çeviren: Özlem Yuvarlak

 

Kaynakça: https://plato.stanford.edu/entries/popper/#Life

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir