Kovalevskaya'ya Mektuplar

Kovalevskaya Pullar 1951 ve 1996’da yayınlandı.

Becky Wilson, 1997 Sınıfı (Agnes Scott Koleji) tarafından yazıldı.

Olağanüstü bir kadın olan Sofia Kovalevskaya (ayrıca Sonia Kovalevsky olarak da bilinir), yalnızca büyük bir matematikçi değil, aynı zamanda 19. yüzyılda kadın hakları savunucusu ve yazarıydı. Üniversitelerde kadınlara kapı açmaya başlamış en iyi eğitimi almak onun mücadelesiydi. Buna ek olarak, matematikteki çığır açan çalışması, erkek meslektaşlarının bu gibi bilimsel alanlarda kadınların onlardan aşağıda olduğuna dair eskimiş düşüncelerini yeniden gözden geçirmesini sağladı.

Sofia Krukovsky Kovalevskaya 1850’de doğdu. Sofia, ufak bir soylu asıllı ailenin çocuğu olarak konforlu bir çevrede yetiştirildi. Gerçi yine de alışıla geldik bir şekilde mutlu bir çocuk değildi. Ailenin ilk çocuğu olan ve çok sevilen Anya ile Sofia’dan daha küçük olan erkek varis Fedya’nın arasında ortanca çocuk olarak kendini çok ihmal edilmiş hissetti. Çocukluğunun büyük bir bölümünde Sofia, onu genç bir hanımefendiye dönüştürme görevini üstlenen çok katı bir mürebbiyenin bakımı altındaydı. Sonuç olarak, Sofia buna oldukça sinirlendi ve içine kapandı. Bu özellikleri ise ömür boyu belirgin olmaya devam etti. (Perl 127-128)

Sofya’nın matematikle tanışması çok genç yaşta başlar. Duvar kağıdı kıtlığı yüzünden babasının, Sofia’nın kreş duvarına yapıştırdığı kalkülüs notlarını çalıştığını iddia eder. Sofia, amcası Peter için “onda ilk defa matematik merakını oluşturan kişi olduğunu” ifade eder. Peter, Sofia ile yakından ilgilenir ve onunla çok sayıda soyutlama ve matematiksel kavramları tartışmak için zaman ayırır (Rappaport 564). On dört yaşındayken okuduğu bir fizik kitabının optik bölümünü anlamak için kendi kendine trigonometri öğrenir. Kitabın yazarı ve ayrıca komşusu olan Profesör Tyrtov, Sofia’nın yeteneklerinden son derece etkilenir ve babasını, çalışmalarına St. Petersburg’da devam edebilmesi için okula gitmesine izin vermeye ikna eder (Rappaport 564).

Ortaokulu tamamladıktan sonra eğitimine üniversite düzeyinde devam etmeye kararlıydı. Ancak, kadınları kabul eden en yakın üniversiteler İsviçre’deydi ve genç, evlenmemiş kadınların yalnız seyahat etmesine izin verilmezdi. Sofia, sorunu çözmek için Eylül 1868’de Vladimir Kovalevsky ile uygun bir evlilik gerçekleştirdi. Çift, evliliklerinin ilk birkaç ayında Petersburg’da kaldı ve sonrasında Sofia’nın küçük bir şöhret kazandığı Heidelburg’a gitti. İnsanlar, olağanüstü bir akademik üne sahip bu sessiz Rus kız tarafından büyülenmişti (Perl 131).

1870’de Sofia, Berlin Üniversitesi’ndeki Karl Weierstrass bünyesinde çalışmalar yapmak istediğine karar verdi. Weierstrass zamanının en ünlü matematikçilerinden biri olarak kabul edilirdi, ve ilk önce Sofia’yı ciddiye almadı. Ancak Sofia’ya verdiği bir takım problemleri değerlendirdikten sonra nasıl bir dehayı elinde tuttuğunu anladı. Sofia ile gizlice çalışarak ona öğretmeye başladı, çünkü üniversite hala kadınlara katılmaya izin vermiyordu. Sofia, Weierstrass başkanlığında dört yıl okudu. “Bu çalışmalar, tüm matematik kariyerim üzerindeki en büyük etkiye sahiptir. Daha sonraki bilimsel araştırmamda, nihai ve geri çevrilemez bir şekilde benim takip edeceğim yönü belirlediler: Bütün çalışmalarım tam olarak Weierstrass ruhuyla yapıldı.” (Rappaport 566). Dört yılın sonunda, bir derece kazanma umuduyla üç tez hazırladı. Bunların ilki, “Kısmi Türevli Denklemler Teorisi Üzerine”,  tanınmayan bir matematikçi için muazzam bir onur denil2ebilecek bir şekilde Crelle’in gazetesinde yayınlandı (Rappaport 566).

1874 Temmuz’unda Sofia Kovalevskaya’ya Gottingen Üniversitesi’nden doktora derecesi verildi. Ancak, böylesine prestijli bir derece ve öğrencisinden oldukça hoşnut olan Weierstrass’ın yardımıyla bile, iş bulamadı. O ve Vladimir, Sofia’nın Palobino’daki ailesine geri dönmeye karar verdiler. Eve dönüşünden kısa bir süre sonra babası beklenmedik bir şekilde öldü. Sofia ve Vladimir’in aşık olması da bu üzüntülü dönemdeydi. Evliliklerinden bir kız çocuğu oldu (Perl 133). Evde iken, Sofia matematikteki çalışmalarını ihmal etti; fakat onun yerine edebi becerilerini geliştirdi. Şansını romanda, tiyatro incelemelerinde ve bir gazete için bilim makalelerinde denedi (Rappaport 567).

Résultat de recherche d'images

1880’de, Sofia, matematik çalışmalarına yeni bir coşku ile döndü. Bilimsel bir konferansta Abel’in integralleri üzerine bir makale sundu ve çok iyi bir şekilde karşılandı. Bir kez daha, en çok sevdiği şeyde – matematikte – iş bulma çıkmazı ile karşı karşıya kaldı. Weierstrass’a ev sahipliği yapan Berlin’e geri dönmeye karar verdi. Vladimir’in ölümünden öğrendiğinden çok önce orada değildi. Vladimir, bütün iş girişimleri çöktüğünde intihar etmişti. Sofia’nın üzüntüsü onu, eserlerine her zamankinden daha tutkuyla yaklaşmasını sağladı (Perl 134).

Sonra, 1883’te Sofia’nın şansı iyiye döndü. Stockholm Üniversitesi’nde ders vermek üzere bir tanıdık ve Weierstrass’ın eski öğrencisi olan Gosta Mittag-Leffler’den bir davet aldı. Başlangıçta sadece geçici bir pozisyondu, ancak beş yıllık bir dönemin sonunda Sofia değerini kanıtlamaktan çok daha fazlasını yapmıştı. Sonrasında bir dizi büyük başarılar geldi. Üniversitede kadrolu bir pozisyon kazanmış, matematik dergisi için editör olarak atanmış, kristaller üzerine ilk makalesini yayınlamış ve 1885’de Mekanik Üniversitesi Başkanı olarak atanmıştır. Aynı zamanda, arkadaşı Anna Leffler (Rappaport 568) ile birlikte “Mutluluk İçin Mücadele” adlı oyunu yazmıştır.

1887’de Sofia yine yıkıcı haberler aldı. Kız kardeşi Anya’nın ölümü, Sofia için çok zordu, çünkü ikisi her zaman çok yakındı. Neyse ki Sofia kısa bir zaman sonra “en büyük kişisel zaferini” elde etti (Perl 135). 1888’de Fransız Bilim Akademisi tarafından verilen Prix Bordin yarışmasına “Sabit Nokta Hakkında Katı Cismin Döndürülmesine İlişkin” adlı tezi ile girdi ve kazandı. “Sofya Kovalevsky’nin [Sofia Kovalevskaya] çalışmalarından önce, sabit bir noktada katı bir cismin hareketine yönelik tek çözümler, cismin simetrik olduğu iki durum için geliştirilmişti.” (Rappaport 569) Sofia, makalesinde kütlenin merkezinin vücut ekseninde olmadığı bir simetrik olmayan gövde teorisini geliştirdi. Makaleye o kadar çok saygı duyuldu ki 3000 Frank olan ödül, 5000 Frank’a yükseltildi.

Aynı zamanda hayatına yeni bir adamgirdi. Maxim Kovalevsky bir dizi konferans için Stockholm’a geldi. Orada Sofia ile tanıştı ve ikisi lekeleyici ve sallantılı bir mesele yaşadılar. Temel sorun, ikisinin de işlerine, diğeri için ondan vazgeçmeyecek kadar bağlanmış olmalarıydı. Maxim’in çalışması onu Stockholm’ten uzaklaştırdı ve Sofia’nın zar zor elde ettiği kariyerinden, sadece onun karısı olmak için vazgeçmesini istedi. Sofia böyle bir fikri açıkça reddetti ancak yine de onu kaybetmeye dayanamadı. Yaz boyunca onun yanında Fransa’da kaldı ve sık sık gerçekleşen bir diğer depresyonlardan birine girdi. Kendini yine yazıya verdi. Fransa’dayken, “Çocukluğun İzleri”ni (Perl 136) bitirdi.

1889 sonbaharında Stockholm’e döndü. Kendisini ziyaret etmek için Fransa’ya sık sık seyahat etmesine rağmen Maxim’in yokluğu yüzünden hala acınası bir haldeydi. Sonunda depresyon ve zatürre ile hasta oldu. 10 Şubat 1891’de Sofia Kovalevskaya öldü ve bilim dünyası, onu kaybetmenin yasını tuttu. Kariyeri boyunca matematik, matematiksel fizik ve çeşitli edebi eserlerde on makalesi yayınladı. Bu bilimsel makalelerin birçoğu çığır açan teorilerdi; ya da gelecek keşifler için harekete geçiriciydi. Hiç şüphe yok ki Sofia Krukovsky Kovalevskaya inanılmaz bir insandı. Sofia’ya Prix Bordin ödülünü kazandıran Bilimler Akademisi Başkanı, bir keresinde şunları söyledi: “Ortak üyelerimiz, eserlerinin yalnızca derin ve geniş bilgiye değil, aynı zamanda büyük bir yaratıcılığın zihnine de tanık olduğunu keşfettiler.” (Rappaport 569)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir