Site Loader

Sanatın tüm tarihi, gittikçe gelişen teknik yetkinleşmenin tarihi değil, değişen düşünce tarzının ve kurallarının tarihidir.
-Sanatın Öyküsü, E. H. Gombrich

GOTİK(GOTHİC)

Gotik(Gothic), aslında meraktır. Korkunun üzerine gitmek ve onu sorgulamaktır. Sadece yaşadığı hayatı değil, ölümden sonraki hayatı da merak eder. Merak ettiği aslında ona haz veren şeydir.

Gotik, alışılagelmişin dışıdır. Sinik ve kaotik(kargaşa içinde olan) yüzleri irdeleme şeklidir. 20. Yüzyıl başlarında karamsarlığın sembolü haline gelmiştir. Edebiyat, resim, mimari ve müzik kısacası, sanatın her evresinde yer almıştır.

GOTLARIN İLK ANAYURDU VE KÖKENİ

Güney İskandinavya’nın Gotland bölgesinde oturan eski bir Cermen kavmi. Gotlar 2. yüzyıldan itibaren Scythia, Dacia ve Pannonia’da yaşamışlar 3. ve 4. yüzyıllarda Bizans’ı yağma etmişler ve Aryanizmi benimsemişlerdir.

Gotların kökeni hakkında yapılan tartışmalar İlk Çağ’da Got yazarı Jordanes tarafından ortaya konmaktadır. Jordanes, Getica’da şu ifadelere yer vermiştir:

“Gotların epeyce zaman önce başlarında Berig isminde bir kral ile arıların kovanlarından birden bire fırlaması gibi ya kavimlerin fabrikası ya da ülkelerin anası gibi olan Scandza Adası’ndan çıktıkları söyleniyor. Gemilerinden inince ayak bastıkları topraklara hemen kendi adlarını verdiler. Buraya günümüzde dahi Gothiscanza denmektedir.’’

GOTİK SANATIN ORTAYA ÇIKIŞI

‘’Soyutlama gerçektir, belki doğadan da gerçektir.’’
-Jose Falbers

Goth Sanatı ya da Barbar Sanatı olarak da anlamı vardır. İtalyanlar Roma İmparatorluğu döneminde dünyanın bir numaralı gücüyken, Alman kabileleri Goth ve Vandallar’ın topraklarını işgali nedeniyle büyük bir öfke duymaktaydılar. Bu yüzden aydınlanma devri yani Rönesans ile yıkılış dönemi arasındaki döneme, buna sebep olanların isimlerini, Goth ve Vandallar’ı koydular.

Gotik sanatı 12. yüzyılın ikinci yarısında Romanesk sanatının değişmesiyle, Latin sanatına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Orta Çağı kapatan, Rönesans’ı başlatan akımdır.

Gotik sanatının Fransa’da ortaya çıktığı düşüncesi yaygındır. Ayrıca en uzun süre yaşadığı bölge de burasıdır. En kısa yaşadığı ülke ise İtalya’dır. Gotik sanatın Paris yakınlarındaki Saint-Denis Manastır Kilisesi’nin başrahibi Suger tarafından yeniden inşası sırasında, binaya eklenen doğu bölümünün yapımıyla 1122 – 1151 tarihleri arasında başladığı kabul edilmektedir.

1250’den sonra Fransa Kraliyet gücü ve Fransız hakimiyetinin diğer bölgeler üzerinde hissedilir bir önem kazanması nedeniyle Gotik sanat anlayışı büyük bir yayılma göstermiştir. 1250 – 1350 tarihleri arasında en güçlü devrine ulaşır. 1380 – 1425 tarihleri arasında Avrupa düzeyinde uluslararası bir nitelik kazanır.

MİMARİDE GOTİK SANATI

“Katedral Tanrı’nın eviydi, bu ifade sıradan bir şey değil, korku dolu bir gerçeklik olarak anlaşılıyordu. Ortaçağ insanı, yaşamının her yönünü etkileyen doğaüstüyle birlikte yaşıyordu. Kutak cennetin eşiğiydi.” der ünlü Gotik tarihçisi Otto Von Simson.

Gotik mimari 12-16. yüzyıllar arasında Avrupa’da kullanılan, sivri kemerler, kaburgalı kubbeler ve ayrıntılı süslemeleri ile hemen tanınan mimari akıma ve bu tarz mimariye benzeyen diğer mimari akımlara verilen isimdir.

Mimaride Gotik tarzının ilk çıkış yeri Fransa diyenler varsa da Avrupa’nın çok yerinde aynı zamanda rastlanmış ve bütün Hıristiyan batı dünyasına yayılmıştır. Her ülke Gotik sanatında zevkine uygun değişiklikler yapmıştır. Avrupa’nın sanat merkezi kabul edilen İtalya’da ise pek tesiri görülmemiştir. İngiltere’de sütunları çoğaltan ve kubbenin altında onları yelpaze gibi açan bir dikey üsluba bağlıdır. İspanya’da Gotik sanatının Arap motifleriyle birleşmesinden meydana gelen müdeccer (mudejar) üslubu doğmuştur. Gotik mimari sanatı Avrupa’nın kuzeyinde 16. yüzyılın başlangıcına kadar sürmüştür.

 

GOTİK MİMARİNİN ÖZELLİKLERİ

  • Gotik mimarisinin başlıca eseri katedraldir.
  • Gotik mimari tarzı Batı Avrupa’da özellikle dinsel binalarda kullanılmıştır.
  • Gotik mimari tarzının önemli özelliği sivriliktir. Roma mimarisindeki yaygın kubbeler yerine, dilimli kubbeler, yuvarlak kemerler yerine, sivri ve birbirini kesen kemerler kullanılmıştır. Dini yapılarda aranan diğer bir husus ise büyüklük ve yücelik hissinin uyandırılmasıdır. Pencerelerin bol olması, pencere camlarının renkli olması, çatılardaki okumsu kuleler dikkati çeken diğer özelliklerdir.
  • Mimarların ağırlıkları yayabilmelerine yardımcı olan inşaat tekniklerinden birisi olan dayanma kemeri Gotik Mimarinin karakteristik özelliklerinden bir diğeridir. Bu kemerler ağırlığın yayılmasını sağlayarak duvarların üzerindeki yükü alıyor ve bu yükü direkt olarak zemine transfer ediyordu. Ayrıca dayanma kemeri pratik ve dekoratifti. Esere destek sağlamanın yanı sıra ayrıntılı dizaynı ve olağanüstü süslemesi ile de dikkatleri çekiyordu.
  • Sivri uçlu kemerlerin kullanımı ise Gotik Mimari eserlerinin iç kısmında dikkati çekmekteydi. Sivri uçlu kemerler de aynı şekilde hem pratik hem de dekoratifti. Sivri uçlu kemerler efektif bir şekilde ağır tavanların ve hacimli dizaynların gücünün yayılmasını sağlıyordu. Aynı zamanda eski yapılarda kullanılan sütunlara oranla çok daha fazla ağırlığı destekleyebiliyordu. Daha güçlü kemerlerin kullanımı daha fazla dikey uzunluklara olanak sağlıyor ve yapılar gökyüzüne kadar uzanabiliyordu.
  • Gotik sanatı en çok mimaride kullanılmakla birlikte, bu sanat aynı zamanda resim, gündelik eşya, süs ve heykelcilikte de kendini göstermiştir. Gotik tarzda yapılan heykeller, daha çok kiliselerin duvarlarında kendilerinde yer edinmişlerdir. Bu tarzda yapılan heykeller, Hıristiyanlıktaki ilk dönemlerdeki bir özelliği anımsatmaktadır. Sanatçılar gotik tarzıyla heykeller yaparken, inanç sahibi kişilere görsel bir hediye sunmayı ön planda tutmuşlardır.

BAŞLICA GOTİK MİMARI ÖRNEKLERİ

Fransa

*Cathedrale Notre Dame de Paris (Notre Dame Katedrali Paris)
*Amiens Cathedral (Amiens Katedrali )
* Arras Town Hall
bourges-cathedral-flying-buttresses-3d-printing
*Bourges Katedrali
Chartres_cathedral_(West_façade)
*Chartres Katedrali
*Strasbourg Katedrali

İngiltere

*Salisbury Katedrali

İtalya

Duomo-di-Milano-786x290
*Milano Katedrali
* Assisili Francesco Bazilikası
* Siena Katedrali

İspanya

* Burgos Katedrali
* St. Vitus Katedrali Çek Cumhuriyeti
* Antwerp Katedrali Belçika
Dom AC von Katschhof
*Aachen Katedrali Almanya
* Cologne Katedrali Almanya

 

 

Kaynakça

 

Sanat görülebilir olanı yeniden yaratmaz, görülebilir kılar.
-Paul Klee

 

kubrasal

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla