Modu Şanyü, Tarih

MODU ŞANYÜ

Modu Şanyü, TarihI.BÖLÜM

Yanlışlar topluma sanki doğruymuş gibi öğretilse de yanlış hâlâ yanlış olmaya devam etmektedir. Bir ulus devlet en azından bilinen ilk büyük liderinin ismini doğru kullanmalıdır. Türk tarihinin eski devirlerine ait kaynaklarda az bilgi bulununca yeterli belge ve bilgi olmaksızın yorumlar gelmiş, daha sonra o yorumlara yorumlar yapılarak sanki doğru bilgiymişçesine aktarılmıştır. Bir tarihçi veya tarih sever ilk olarak kaynağa bakmalıdır. Kaynaksız hiçbir bilgi kabul edilemez.

Bilinen teşkilatlı ilk Türk devleti Hsiung-nular (Şiyunnu) (Asya Hun İmparatorluğu)’dur. Tuman dönemindeki boylar birliği Motu döneminde güçlenmiş ve en parlak dönemini yaşamıştır.

Hsiung-nular tarih kayıtları tuttu mu bilmiyoruz. En azından şu ana kadar elimizde kaynak olabilecek bir belgeye sahip değiliz. Bu dönem için en önemli kaynaklar Çin yıllıklarıdır. Çin yıllıklarının Türkçeye çevirisi Çince > Fransızca > Türkçe şeklinde gerçekleşmiştir. Mo-tu kelimesi Fransızcaya Mé-té (Mei-tei) diye çevrilmiş Türkçeye Mete şeklinde geçmiştir. Hatta Mete ile yetinilmemiş hata daha da büyütülerek Metehan boyutlarına gelmiştir. Hsiung-nu hükümdarları için hiçbir yerde “Han” unvanı kullanılmamıştır. Hsiung-nu imparatorları için yaygın olarak kullanılan unvanlar Şanyü veya Tanhu’dur. Doğrusu Metehan değil, Motu Şanyü veya Motu Tanhu’dur.

Türk Silahlı Kuvvetleri armasında ordunun kuruluş tarihi olarak M.Ö. 209 yazar. M.Ö. 209 Motu’nun tahta çıktığı tarihtir. Motu onluk sistemi ile günümüzde sadece Türk ordusunda değil dünyanın en büyük ordularına örnek olmuştur. Onluk sistemin ortaya çıktığı hikâye aynı zamanda Motu’nun tahta çıkış hikâyesidir. Bu hikâye de ise çokça entrika, taht oyunları ve kan vardır.

Tuman’ın iki ayrı hanımından iki oğlu vardı. Tuman, Motu’nun üvey annesinin de etkisi ile tahtı daha fazla sevdiği küçük oğluna verebilmek için, Motu’yu kurban etmeye karar verdi ve Yüecilere rehin olarak gönderdi. Daha sonra da Motu’yu öldürtmek için tutup Yüecilere saldırdı. Fakat azimli bir insan olan Motu, Yüeciler’den birinin atını ele geçirerek, kaçıp babasının yanına ulaşmayı başardı. Tuman oğlunun yiğitliği takdir ederek öldürmek şöyle dursun, bir de on bin çadırlık tebaayı onun emrine verdi. Hemen kendi askerlerini sıkı bir eğitime tutan Motu, öten oklar yaptırarak atlılarını okçu olarak eğitmiş ve şöyle emretmiştti: “Öten okumu attığım yere ok atmayanların başı kesilecektir.” Sonra ava çıkarak öten okunu attığı yere nişan almayanların başını uçurttu. Daha sonra Motu cins atını okladı, yanındakilerden bazıları bu hedefe ok atmaya cesaret edemeyince hemen onların da başını vurdurttu. Kısa bir süre sonra öten okunu sevdiği eşine attı, etrafındakilerin bir kısmı korkup ok atmaya cesaret edemeyince onların da başını vurdurttu. Kısa bir zaman sonra, Motu ava çıktığında öten okunu babasının cins atına atınca çevresindekilerin hepsi de aynı hedefi vurdu. Böylece Motu yanındakilere güvenebileceğine kanaat getirdi ve babası Tuman ile birlikte ava çıktığında, Tuman’a ok atınca çevresindekilerin hepsi de onu izleyip Tuman’ı hedef alarak öldürdü. Çıkan karışıklıklardan faydalanan Motu, onu bir baba katili ve tahtı gasp eden kişi olarak gördükleri için itaat etmek istemeyen üvey annesini, kardeşini ve beyleri öldürüp, kendini Şanyü ilan ederek başa geçti. (M.Ö. 209)

Motu başa geçtiği sırada Tung(Doğu) Hular güçlüydü. (Çinliler kendi toprakları dışında yaşayan barbar kavimler için Di, Hu gibi kelimeler kullanmışlardır). Motu’ya şöyle demişlerdi: “Babanın atını istiyoruz.” Motu devletin ileri gelenlerine sorunca, hepsi “bu, Hsiung-nuların “Değerli bir atıdır, verilemez” diye cevapladı. Motu; “nasıl olur da bir kişi bir atı komşusundan daha çok sevebilir?” diyerek atı verdi. Kısa bir süre sonra, Tung Hular, Motu’nun kendilerinden korktuğunu düşünerek ona elçi gönderip eşlerinden birini istedi. Motu çevresindekilere sorunca hepsi öfkeyle: “Tung Hular terbiyesizce davranarak halâ eşinizi istiyorlar! İzninizle onlara saldıralım.” diye cevap verdiler. Motu; “Nasıl olur da bir kimse bir kadını komşusundan daha çok sevebilir?” diyerek sevdiği kadını Tung Hulara verdi. Bunun üzerine kendine güveni artan  Tung Hu hükümdarı Hsiung-nularla aralarında kimsenin oturmadığı boş bırakılmış bin li’den ( yaklaşık 415km) daha fazla büyüklükte bir toprak parçasını istedi. Her iki kavim toprak parçasının sınırında oturmaktaydı. Tung Hular elçi göndererek Motu’dan bu toprak parçasını isteyince devlet büyüklerine danıştı. “Burası terk edilmiştir bir topraktır, verelim.” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Motu öfkelenip, “Toprak devletin temelidir, nasıl olur da verilebilir?” diyerek verilmesini söyleyenlerin hepsinin başını vurdurttu. Motu atına atlayıp ülkesinde kendisine katılmakta gecikenlerin başının vurulmasını emretti ve doğuya yönelerek aniden Tung Hulara saldırdı. Tung Hular baştan beri Motu’yu küçümsemiş ve savunmak için bir tedbir almamıştı. Motu ordusuyla gelerek Tung Hu hükümdarını büyük bir yenilgiye uğrattı. Halkını, malını ve mülkünü ele geçirdi.

İlgili Linkler: Vedran Smailovic, İslam Sanatları, İslam Alemi

 

KAYNAKLAR

KAFESOĞLU İbrahim, Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2015.

ONAT Ayşe vd. Han Hanedanı Tarihi, Türk Tarih Kurumu, 2015.

İNAN Afet vd. Türk Tarihinin Ana Hatları, Türk Tarih Kurumu, 2014.

GUMİLEV L.N., Hunlar, Selenge Yayınları, 2002.

GÖMEÇ Saadettin, Türk-Hun Tarihi, Berikan Yayınevi, 2012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir