Reading Time: 4 minutes

İnsan yaşamının her evresinde müzik yer almaktadır. Müziğin insan yaşamındaki önemi, bireysel ve toplumsal yaşamın değişik boyutlarındaki çok yönlü işlevlerinden kaynaklanmaktadır. Müzik; savaşlarda, bayram günlerinde, kutsal günlerde, dini ayinlerde, eğlencelerde yapılan etkinliğin türüyle uyumlu olarak insanların duygularını harekete geçirmek amacıyla yaygın olarak kullanılmış ve kullanılmaktadır (Gültekin,2013). İnsanlar, yaşamlarının hemen her aşamasında dinlenmek, rahatlamak, eğlenmek gibi amaçlar ile çeşitli türlerde müzikler dinlenmektedir. Altınölçek (2004), müziğin insan beyninde sevgi, öfke, korku, coşku vb. duyguların yönetildiği yer olan limbik sistemimizi harekete geçirdiğini belirtmektedir: “Müziğin duygu yönüyle meydana getirmiş olduğu etkilerin toplanıp organize olduğu ve değerlendirildiği yer, beyindeki limbik sistemdir. Bu sistem, beyindeki davranış ve heyecanlarımızı, temel biyolojik dürtülerimizi, belleğimizi ve öğrenmeyle ilgili bazı yapıların nöral mekanizmalarını içerir. Sevinç-keder, heyecan gibi duygu ve davranışlarımızı etkileyecek onları yönlendiren çeşitli olaylar, beyindeki limbik sistemin organizasyonuna uyarak yaşamımızda değer kazanmaktadır. Bu nedenle etkileme gücü olan müzikal bir eser, limbik sistemin bu özelliklerini harekete geçirerek, bireyin motivasyonunda ve davranışlarında değişiklik meydana getirebilmektedir.”   

Müzik tercihimiz, bireyin kendisinin ve çevresindekilerin beğenileri doğrultusunda takip ettiği, dinlediği veya ürettiği, öncelikli olarak keyif aldığı belirli bir müzik tarzını veya içeriğini tanımlamaktadır. Müzikal tercihleri etkileyen birçok değişken vardır (Düzbastılar,2017). Bunlardan; kişilik özelliklerimiz, yaşımız, çevremiz, kültürel özelliklerimiz gibi birçok etken sayılabilir. Kişilik, bir insanı başkalarından ayıran bedensel, zihinsel ve ruhsal özelliklerin bütünü olarak değerlendirilmiştir. Bir başka deyişle kişilik, bir insanı nesnel ve öznel yanlarıyla diğerlerinden farklı kılan duygu, düşünce, tutum ve davranış özelliklerinin tümüdür. Kişilik, bizim müzik tercihlerimizde anahtar rolü görevi görmektedir. En iyi örnekte; duygu, düşünce, tutumlarımız ile müzik tercihlerinde bulunduğumuzu günlük yaşamımızdaki izlerden anlayabiliriz.

Baumann (1960) müzik beğenisi üzerine bir çalışma yapmıştır ve bunu 1410 genç nesil katılımcıyla gerçekleştirmiştir. Müzik tercihlerini değerlendirebilmek amacıyla 20 popüler, 20 klasik ve 10 adet geleneksel müzik örneğinin kullanıldığı ankette popüler müzik bütün yaş gruplarında ilk sırayı almıştır.

Hargreaves, Comber ve Colley (1995) çalışmalarında müzik dinleme tercihinde bireylerin yaşın, cinsiyetin ve eğitimin etkisini araştırmışlardır ve deney 278 katılımcıyla İngiltere’de gerçekleştirilmiştir.  Rap, house/acid, reggae, blues, heavy metal, klasik, pop, folk, opera, rock gibi türlerin tercih edilmesine yönelik çalışmada müzik eğitiminin cinsiyetle önemli boyutlarda ilişkilendiği ve müzik eğitimiyle müzik tercihi arasında önemli bağlantılar olduğu saptanmıştır. Seçilen 12 türden sadece blues, caz, folk, klasik ve rock müzik eğitimiyle ilişkili çıkmıştır. Bununla birlikte aynı yaş grubundaki kadınların tercihlerinde erkeklere oranla çok daha esnek davrandıkları farklı müzik tarzlarına daha açık oldukları gözlenmiştir.

Görsel: Cansel OK

Kültürel farklılıklar ve müzik beğenisi üzerine Mc Crary’in (1993) gerçekleştirdiği bir araştırmada beyaz ve siyah dinleyicilerle çalışılmıştır. Katılımcılar ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinden seçilmiştir. Araştırma sonunda siyah icracıların özellikle siyah dinleyiciler tarafından tercih edildiği görülmüştür ve beyaz katılımcılar ise icracılara eşit düzeyde oy vermişlerdir.

Le Blanc, Colman, Mc Cray, Sherrill ve Malin (1988) ilk, orta ve lise öğrencilerine dört farklı tempoda caz müziği örnekleri dinletmişlerdir. Üç grubun tamamında hızlı tempodaki parçaların tercih edildiği ancak yaş değişkeninin genel sonuçlar üzerinde farklılıklar yarattığı gözlenmiştir. İlkokul ve lise öğrencileri hızlı tempolara ilgi gösterirken ortaokul öğrencileri bu iki gruba göre daha düşük tempolu eserlere yönelmişlerdir. Sonuç olarak tempo ve beğeni ilişkisinin de önemli olduğunu söyleyebiliriz.

Erdal (2009) çalışmasında müzik tercihlerimizle ilgili aydınlatıcı bulgular ortaya çıkmıştır. Türk müziği dinleyenler “aile”, rock müzik dinleyenler “arkadaş çevresi”, klasik müzik dinleyenler ise “aile” ve “diğer” seçeneklerinin müzik tercihlerinde etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Rock müzik dinleyicilerinin türü dinlemeye başladığı yaş ortalaması 13,3 olarak bulunmuştur ve bu değer ergenlik çağında arkadaş çevresinden etkilenme ile anlamlı bir bütün oluşturduğunu söyleyebiliriz. Rock müzik dinleyicilerinin; %20’si “bu türü seviyor olmam”, %15’i “kendime yakın bulmam” ve %13,3’ü “aile ve çevremin etkisi”, klasik müzik dinleyicilerinin; %25’i “bu türü seviyor olmam”, %23,3’ü “müzik eğitimi alıyor ve bir çalgı çalıyor olmam” ve %16,7’si “aile ve çevremin etkisi”, Türk müziği dinleyicilerinin ise %25’i “aile ve çevremin etkisi”, %23,3’ü “kendime yakın bulmam” ve %11,7’si “kültürel etken” seçeneklerini oyladıkları görülmüştür. Rock ve klasik kategorisindeki dinleyicilerin en çok “psikolojik gerilim ve rahatlama”, Türk müziği ve klasik müzik dinleyicilerinin ise “güzellik ve hoşluk hissi” seçeneklerini oylamışlardır. Sevdiğim müzik türü “kişisel özelliklerimi ifade ediyor” diyenler 3 grupta (klasik, rock ve türk müziği) birbirine yakın çıkmıştır.

Üç müzik türü içerisinde müziği yüksek sesle dinleme tercihi en çok rock müzik dinleyicileri tarafından oylanmıştır. Erkeklerin kadınlara göre daha fazla rock müziği; kadınlarınsa erkeklere göre daha fazla klasik müziği tercih etmesi, müzik türüne bağlı olarak tercihle cinsiyet arasındaki anlamlı ilişkiye işaret ediyor. Dinlenilen müziğin sözlerinin yabancı olup olmaması %49,4 oran ile “önemli değil” olarak oylanmıştır. Önemli diyenlerin çoğunluğunu Türk müziği dinleyicileri, önemli değil diyenlerin çoğunluğunu ise klasik müzik dinleyicileri oluşturmuştur.

Son olarak şunu söyleyebiliriz ki kişilik özelliklerimize birçok değişken dahil olmaktadır ve müzik tercihlerimize yön vermektedir.

Cansel Ok

KAYNAKÇA

Altınölçek, H. (2004), Tedavide müzik ve antik dönem’de uygulanması, Müzik ve Bilim Dergisi, 1.

Baumann, V. H. (1960). Teen-age music preferences. Journal of Research in Music Education, 8, 75-84.

Düzbastılar, M. (2017). Müzik eğitiminin müzikal tercihler üzerine etkisi. International   Journal of Social Sciences and Education Research, 3(5), 1485-1493.

Erdal, B. (2009). Müzik türlerinin tercih edilmesinde kişilik özellikleri ve beğeni ilişkisi (Yayınlanmış Doktora Tezi). Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir.

Gültekin, M. (2013). Müzik psikolojisi: heavy metal müziğin psiko-sosyal Etkileri. Aile Akademisi, 1-23.

Hargreaves, D. J., Comber, C. and Colley, A. (1995). Effects of age, gender, and training on musical preferences of British secondary school students. Journal of Research in Music Education, 43, 242-250.

LeBlanc, A., Colman, J., McCrary, J., Sherrill, C. and Malin, S. (1988). Tempo preferences of different age music listeners. Journal of Research in Music Education, 36,156-168.

McCrary, J. (1993). Effects of listeners’ and performers’ race on music preferences. Journal of Research in Music Education, 41, 200-211.

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle