Reading Time: 2 minutes

 Arketip, bir sanat eserinde geçen ve evrensel geçerliliği olan karakterler, olgular ya da olaylardır. Toplum veya dönem fark etmeksizin kabul görülebilirler. İnsan doğasını yansıtırlar ve eserler arketipler üzerinden bir temele oturtulur. Bu arketipler okuyucunun/izleyicinin karakterlerle, eseri daha iyi anlamasına ve içselleştirmesine yardımcı olur. İşte arketiplere dair en temel bilgiler…

      Eserlerin vazgeçilmez unsuru bir kahramandır. Kahraman arketipi, sanat eserinin ana karakterini oluşturur ve eser boyunca başına türlü olaylar gelir. Bu olaylar içinde iyiliği ve dengeyi korumaya çalışırken yer yer kendine dersler çıkarabilir veya bir dönüşüm geçirebilir. Kahraman arketipi genellikle güçlü ve akıllı tasvir edilir.  Örnek olarak ünlü destan Beowulf’taki Beowulf karakteri verilebilir. Yardımcı karakter arketipi bir yan karakterdir ve genellikle ana kahramanla geçmişe dayalı bir birlikteliği vardır. Ana karakterin yolcuğu boyunca ona yardım eder hatta yeri geldiğinde büyük fedakarlık örnekleri gösterebilir. Bir nevi yol arkadaşı, yardımcı rolünü üstlenmiştir. Bir diğer arketipimiz kötü karakter arketipidir. Kötü karakterlerimiz, edebi eserler boyunca ana karaktere (kahraman arketipine) sorun çıkarır, yoluna taş koyar ancak sebep olduğu problemler sonunda ana karakterin gelişimine ve dönüşümüne katkı sağlayarak aslında ona iyilik eder. Kaybeden taraf hep kötü karakterlerdir. Genç ve masum arketipimizse, deneyimsiz ve nispeten daha az bilgili bir kimseyi temsil eder. Asıl vasfı, saflığı ve iyiliği vurgulamaktır. Hikaye boyunca başına gelen türlü olaylarla tecrübe sahibi olur ve bir nevi gözü açılır. Akıl hocası arketipinde genellikle akıl hocalığı yapan, ana ya da yan karakterleri birikimiyle yönlendiren bir karakter tasvir edilir. Genellikle yaşlı, yalnız aynı zamanda güçlü ve tecrübeli gösterilirler.

    Durum arketiplerimiz ise karakterlerimizin yanı sıra sanat eserlerinde motifleşmiş birtakım olaylardır. Bunlardan ilki yolculuktur. Baş kahramanın bazen yalnız, bazense bir grup ile yola çıkmasıyla başlar ve yol boyunca çeşitli olaylar veya durumlarla karakterin başkalaşma sürecini temsil eder. Bir sanat eserinde yolculuk fiziksel olabileceği gibi içsel de olabilir. Gılgamış Destanı’nda Gılgamış karakterinin yolculuğu hem fiziksel hem de içsel bir yolculuğa örnektir. İyi ve kötünün çatışması ise sanat eserlerinde sık görülen bir çatışma şeklidir. Karakterler arasında gelişen savaş gibi fiziksel bir çatışma olabilirken aynı zamanda bireylerin iyi ve kötü yanlarının bir nevi karşılaştırıldığı sembolik bir çatışma da olabilir. Karakterin düşüşü durumu genellikle anakahramanın belirli bir süreçten sonraki yenilgisi ya da manevi düşüşüdür. Karakterin bazı şeyleri anlamasına, gözlerinin açılmasına ya da kaçırdığı detaylara odaklanmasını sağlar.

   Arketipler, edebi eserlerde geliştirici ve yönlendirici fonksiyona sahiptir. Varlıklarıyla ana kahramana hizmet eder ve eseri zenginleştirirler. Yüklenilen anlamlarıyla hikayelere dahil olur ve hikayeyi derinleştirir. Arketiplerin yeterince iyi geliştirilmeden sunulduğu eserler, anlamını ve işlevini yitirir, okuyucunun/izleyicinin empati kurmasını zorlaştırır. Arketipler sayesinde hikayeler arkalarında evrensel olarak kabul görmüş, her toplumda ve dönemde geçerli mesajlar bırakabilirler. Bu işlevleri sayesinde sanat eserlerini sadece bir sanat eseri olmaktan çıkartarak hedef kitlesini empati kurmaya ya da düşünmeye iter ve asıl amacına ulaşmış olurlar.

                                                                                                                         Ecem Bingöl

Yararlanılan Kaynaklar :

www.literarydevices.com

www.literaryterms.com

Kapak Fotoğrafı : www.masterclass.com

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle