Kimine Göre Kızıl Sultan, Kimine Göre Cennetmekan, Karşınızda SULTAN ABDÜLHAMİD HAN

abdülham

Son zamanların popüler padişahı Sultan 2. Abdülhamid Han’dan bahsedeceğim sizlere bu yazımda. Yakın zamanda TRT 1 ekranlarında seyirciler karşısına çıkmış olan Payitaht Abdülhamid Han dizisiyle birlikte Abdülhamid Han meraklı bir kitleye sahip olmuş durumda. Aynı zamanda Osmanlının son padişahlarından olması ve yakın bir tarihte bulunmasından kaynaklı da dikkatleri üzerine çekmiş durumda

payitaht

Sultan Abdülhamid Han kendi döneminde çok ses getirmiş ve sonraki dönemlerde çok konuşulmuş bir sultan. Özgürlükçü isyanlar ve propaganda amaçlı basılmış jurnaller adının duyulmasında etkili olmuştur. Ne kadar zaman zaman hakkında ‘kızıl sultan’ gibi ibareler çıkmış olsa da o düşmanlarıyla savaşmaktan kendini hiçbir zaman alıkoymamıştır

abdül

Yakın tarihimizin kahramanlarından Sultan 2. Abdülhamid Han, Osmanlı Devleti’nin zor zamanlarında tahta çıkmıştır. 1842 yılında Çırağan Saray’ında doğan Abdülhamid Han, 34 yaşında 34. padişah, 113. halife olmuştur.

II. Abdülhamid tahta çıktığında devlet büyük bir bunalım içerisindeydi. Devlet ekonomik olarak iflas etmiş dış borçlarını ödeyemez duruma gelmişti. Balkanlarda Rusların etkisiyle milliyetçi isyanlar devam ederken, ülke içinde meşrutiyet yanlısı fikirler güçlenmekteydi.  Genç Osmanlılar meşrutiyetin ilanının azınlık isyanlarının sona erdireceğini ve devleti kötü gidişattan kurtaracağını savunmaktaydılar. II. Abdülhamid de tahta çıkmadan önce Mithat Paşaya meşrutiyet ilan edeceğine söz vermişti. Tahta geçtiğinde bu sözünü tutan padişah meşrutiyeti ilan etti.  Ancak meşrutiyetin ömrü uzun olmadı. Kısa süre sonra başlayan Osmanlı-Rus savaşının da etkisiyle II. Abdülhamid meclisi süresiz olarak tatile gönderdi ve mutlak monarşiye geri döndü.

yac59flc4b1c4b1.png

Sultan Abdülhamid Han dedektif romanları okumaktan son derece hoşlanırdı. Öyle ki Abdülhamid’in on bin kitaplık kütüphanesinin iki binden fazlası yalnızca polisiye romanlardan oluşuyormuş. Aynı zamanda Sherlock Holmes hayranıymış. Hatta yazarı Arthur Conan Doyle’ı İstanbul’a davet edip, kendisini Mecidiye Nişanı ile ödüllendirmiş.

Abdülhamid istihbarat konusunda da oldukça iyidir. Saltanatının 33 yıl sürmesinde büyük etkisi olan Yıldız Hafiye Teşkilatını açmıştır. Bu teşkilat zamanla öyle büyüdü ki; en küçük memurdan sadrazama kadar herkes padişaha istihbarat taşıyordu. Abdülhamid’in Avrupa dahil pek çok yere ajanını gönderdiği de bilinenler arasında.

Abdülhamid Han birçok iftiraya ve karalamaya maruz kalmıştır. Özellikle Avrupa medyasında yer alan bu karalamalarda Abdülhamid Han için ‘kızıl sultan’ ifadesi kullanılmış ve Abdülhamid’i gaddar bir diktatör gibi gösterme adına karikatürler yapılmıştır.

kayikayik.png

kasapII. Abdülhamid’i “Ermeni Kasabı” olarak niteleyen bir Fransız karikatürü.

Oysaki o bilinenin aksine son derece merhametli, şefkatli, yufka yürekli ve bağışlayıcı biriydi. En büyük düşmanlarını bile bağışladı. Kimse için ölüm emri vermedi; düşmanlarını yalnızca sürgün etmekle yetindi. Fakat sürgün ettikleri birleşip Jön Türkleri oluşturdular ve sonunu hazırladılar. Belirgin yönlerinden biri de dengeli ve otoriter olmasıydı. Yeniliğe ve gelişime açık bir padişahtı. Devrinde, Batı’daki bilimsel ve teknolojik gelişmeleri, icat ve keşifleri yakından takip etti, ülkesine getirtti.

Sultan Abdülhamid Han birçok okul, hastane, idadi açtırmış ve 200 yıl sonrasında yapılabilen projeler yapmıştır. Boğaz Köprüsü, Marmaray Tüp gibi günümüzün imarları  daha 200 yıl öncesinde Abdülhamid Han tarafından proje çizimleri yapılmıştır. Fakat o zamanki ülkenin buhranlı dönemlerinden dolayı yapımına başlanamamıştır. Başlatılan projeler ise ülkenin savaş zamanına denk gelmesinden dolayı devamı getirilememiştir

boğaz

Boğaz köprüsünün taslak hali

Ekran Alıntısı

Tüp Geçit Projesinin Cennetmekan dönemindeki taslak hali

petrolİlk petrol rezerve haritası yine Abdülhamid Han döneminde yapılmıştır.

İcraatlarından bazıları

  • Çanakkale savaşımızdaki çoğu top Abdülhamid Han döneminde kalma olduğundan kazanmamızda etkili olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ayrıca tüfekler getirtmiş ve yeni gemiler almıştır
  • Dünyanın ilk Deniz altısı, yani submarin’ i onun talimatıyla üretildi. Abdülhamid ve Abdülmecid (dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı Taşkızak tersanesinde maliyetini kendi cebinden karşılayarak yaptırtmıştır.

Ekran

  • İlkokulu zorunlu tutturmuş ve ilk defa karma eğitime geçirttirmiştir. İlk kız okullarını açtırmıştır.
  • İstanbul’da Darülfünun ve Dünyanın ilk Dişçilik okulunu kurdurmuştur
  • Lise eğitimi için 109 tane İdadi açtırmıştır. Örnek olarak şu anın bilindik okullarından İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi’ ni verebiliriz.
  • Hamidiye Suyu hizmete girdi
  • hamidiye
  • Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu (GATA’nın atası),  Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler (Harp Okulları yani), Kurmay Okulu, Polis Okulu
    Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fak), Mekteb-i Tıbbıye-i (Marmara Ünv. Tıp Fak), Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye(Yüksek mühendis okulu)
  • tıp öğrencileri
  • Sirkeci Garı

sirkeci

  • Haydarpaşa Garı
  • haydarpaşa
  • Pekin’de Üniversite kurdurdu. (Dar’ul Ulum’il Hamidiye = Hamidiye Üniversitesi)
  • Hicaz Demiryolunu hizmete koydu. 27 Ağustos’ta İstanbul’dan kalkan tren, 3 gün sonra Medine’ye ulaştı
  • Bütün yurtta Telsiz İstasyonları kuruldu
  • Galata Rıhtımı inşa edildi
  • rıhtım

Ve yer vermediğimiz pek çok yapının imarında ve yeniliğin icraatında bulunmuştur Cennetmekan.

Hürriyeti yok etmek ve baskı ile ülkeyi idare etmekle itham edilen II. Abdülhamid bütün kötülüklerin sorumlusu ilan edildi. Farklı kesimler ( Batıcı, Türkçü, İslamcı,Sosyalist,Müslim,gayrimüslim ) zaman içerisinde II. Abdülhamid’e ve onun yönetimine karşı birleştiler. Yurt dışına kaçan meşrutiyet yanlısı aydınlar Abdülhamid rejimine yönelik muhalefetlerini dışarıdan sürdürdüler.

Meşrutiyetin askıya alınmasının ardından ordu içerisinde gizli bir örgütlenme olarak kurulan  İttihat ve Terakki Cemiyetinin de en önemli hedefi padişahı tahttan indirmek ve Meşrutiyet rejimini geri getirmekti. İttihat ve Terakkiye göre meşrutiyet rejimi ile ülkede birlik ve beraberlik sağlanacak, istibdat rejiminin sona ermesi ile oluşacak hürriyet ortamında devlet tekrar eski gücüne kavuşacak ve çöküntüden kurtulacaktı. 1908 yılına gelindiğinde İttihatçı subaylardan bazıları Makedonya’da isyan ettiler ve II. Abdülhamid’i meşrutiyet rejimine geçmek için zorladılar. Bunun sonucunda II. Abdülhamid 1908 yılında tekrar meşrutiyeti ilan etti. Ancak İttihatçılara  göre meşrutiyetin ilanı tek başına yeterli değildi. Çünkü II. Abdülhamid padişah olduğu müddetçe meşrutiyet güvende olmayacaktı. Hatta bu sebeple İstanbul’a meşrutiyeti korumak için Avcı Taburları yerleştirildi.

‘Fetvayı şerif var. Millet seni hal etti’  

İstanbul’daki isyanı bastırmak ve düzeni sağlamak için Selanik ’ten yola çıkan Hareket Ordusu İstanbul’da güvenliği sağladıktan birkaç gün sonra 27 Nisan 1909 günü Meclisi Mensubundan bir heyet ikindi vakti Sultan II. Abdülhamid’e ‘hal’ tebliğinde bulunmak için Yıldız Sarayına gitti. Heyetin başkanı Esad Paşa Sultan’a “ Biz Meclisi Mebusan tarafından geldik. Fetvayı şerif var. Millet seni hal etti’ sözleri ile 33 yıllık saltanatının sona erdiğini tebliğ etti

33 yıl idare ettiği devletin başından 1909’da tahtan Meclis-i Mebusan tarafından 31 mart olayı ile bağlantısı olduğu iddiasıyla tahtan indirildi. Abdülhamid İstanbul’dan uzaklaştırılarak Balkan Savaşlarına kadar Selanik’te Alatini Köşk’ünde gözaltında tutuldu. 3 yıl sonra Balkan Savaşının çıkması ve Selanik şehrinin düşme ihtimali sebebiyle Selanik’ ten İstanbul’a getirildi. Kendisine Beylerbeyi Sarayı tahsis edildi ve burada gözetim altında yaşamaya başladı.

Alatini Köşkü (Selanik, sürgün edilen Abdülhamid’in kaldığı köşk)plkc59fl.png

II. Abdülhamid Han tahttan indirilirken şu sözleri söylemiştir: “33 sene millet ve devletim için, memleketimin selameti için çalıştım. Elimden geldiği kadar hizmet ettim. Hâkimim Allah ve beni muhakeme edecek de Resulullah’tır. Bu memleketi nasıl buldumsa, öylece teslim ediyorum; hiç kimseye bir karış toprak vermedim. Hizmetimi Cenab-ı Hakkın takdirine bırakıyorum. Ne çare ki, düşmanlarım bütün hizmetlerime kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak oldular.”

Hakkımı Helal Etmiyorum!

Sultan II. Abdülhamid bir duasında : “Allah’ım helal etmiyorum! Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum! Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili’nin (Muhammed) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem…” demiştir.

Abdülhamid Han ‘ın tahtan indirilmesinde ne kadar Genç Osmanlılar ve İttihat ve Terakki partisinin olduğu görülse de perdenin görünmeyen yüzünde Abdülhamid Han’ ın yıllarca savaştığı ve en büyük düşmanı olan siyonist liderler ve Avrupa ajanlarıdır. İşte bunlardan en önemli ve güçlü düşmanlarına söylediği sözler

1. Theodore Herzl’e Filistin Cevabı

Yahudilerin önderi Theodore Herzl, Filistin’in kendilerine satılması halinde Osmanlı’nın borçlarının kapatılacağını söylemiştir. II. Abdülhamid kendisine: “Bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir!” demiştir.

Siyonist lider vadedilmiş topraklarda İsrail’ i kurmaktaki en büyük engel olan Abdülhamid ‘i tahtan indirebilmek için

Osmanlı aleyhindeki pek çok alçakça planlanmış olaylarda bulunmuştur.

siyonist.PNG

Theodor Herzl, politik siyonizmin kurucusu, gazeteci. Tevrat’ta anlatıldığı gibi “vadedilmiş topraklar” Kudüs’te bir İsrail Devleti kurmak için çabalamıştır. Kuruluşundan çok önce öldüğü halde, 1948’de kurulan İsrail Devletinin babası sayılır.

 2. Emanuel Karasu’ya Filistin Cevabı

Selanik Yahudilerinden olan milletvekili Emanuel Karasu, Sultan II. Abdülhamid’in huzuruna çıkarak, Filistin’de Yahudiler için toprak satın almak istemiştir. Ama daha sözünü bitiremeden “Defol, ey sefil” cevabını almıştır.

karasu

Emanuel Karasu, Yahudi asıllı Osmanlı avukat ve siyasetçi. Jön Türkler’in tanınmış üyelerindendir. Tanınmış bir Yahudi kökenli tüccar ailenin mensubuydu.

3. İttihatçılar ile İlgili Sözü

“Göreceksiniz yüzbaşım! İttihatçılar Turancılık gayretiyle hem Rusya, hem de İngiltere ile bir savaşa girerlerse Allah göstermesin Osmanlı’nın parçalandığına şahit olacağız. İnşallah böyle bir güç gösterisine girmezler.”

Ne yazık ki Sultan II. Abdülhamid endişesinde haklı çıkmış ve imparatorluk birkaç yıl içerisinde dağılmıştır.

 

Dünyada 100 gram akıl varsa, bunun 90 gramı Abdülhamid Han’da, 5 gramı bende, kalan 5 gramı da diğer dünya siyâsîlerindedir. ( Alman Milli Birliğinin kurulmasını gerçekleştiren meşhur Alman devlet adamı, Prens Bismarck )

 

Padişahlığı boyunca bir karış toprak kaybetmemiş olan, Kudüs’ü vermemiş olan o yenilikçi, zeki Cennetmekan’ ı anlattık bu yazımızda. Necip Fazıl Kısakürek’ in bu sözüyle de noktalıyoruz yazımızı

“Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır”

 

 

 

DİNLEYİNİZ

Abdülhamid Han’ın ses kaydı

 

Bir yorum Sizinkini ekleyin
  1. Merhaba yazınızı okudum oldukça başarılı ve akıcıydı bu tür sitelerde böyle güzel yazı yeteneğine sahip insanları görmek gerçekten beni çok mutlu ediyor.Yazılarını artık büyük bir zevk ile takip edeceğim .Yazmayı asla bırakmaman dileğimle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir