"Saltanat dedikleri…"

Türk tarihinde ciddi anlamda kurumsal kimliklere sahip oluşumları barındıran ilk devletler Selçuklu ve Osmanlı’lardır. Yönetme ve yürütme konusunda İranlıların tecrübe ve bilgisinden faydalanan Türk’ler daha vizyon sahibi ve yerleşik hayata adapte olabilecek iç dinamik ve disiplinleri nispeten üretebilmişseler de bazı konular maalesef uzun yıllar oturamadan kalmıştır. Bunlardan birisi de Hanedanlık ve tahta geçiş süreciydi.

Genel çerçevede ve tahtı kimin hak ettiğini gösteren çeşitli ferman, kanun, usuller ortaya konmuş olsa da incelendiğinde pratikte bunların uygulanmadığını-uygulanamadığını görürüz. Mesela Osman Gazi hayatının son deminde oğlunun kendini ispatlaması üzere onu Bursa fethinde komutan yapmış fakat kendinden sonrasını düzenlememiştir. (ki o zamanlar devletin böyle dinamiklere ihtiyacı yoktu). Yine görüyoruz Timur-Yıldırım Beyazıt’ın savaşından sonra esir düşen padişah arkasında Anadolu kesimi dağılmış fakat bir balkan İmparatorluğu olması sebebi ile toparlanması mümkün olmuş fakat 11 yıl boyunca kardeşler arasında amansız bir mücadele sonucu tekrar bir araya gelmiş bir devlet görmekteyiz. Kısacası padişaha ani bir şey olması durumunda geçiş sürecini sağlıklı yürütüp tamamlanmasını sağlayacak bir mekanizma yoktu.

fsm.jpg

Fatih ve kardeş katli ile birlikte, belki vicdana en aykırı fakat bozuk yapının en iyi ilacı olmuş olan sistemi görmekteyiz. Buna göre padişah tahta çıktığında erkek kardeşlerini ve kardeşlerinin erkek çocuklarını öldürtürdü. Bu şekilde hem kardeşi kendi isteği ile veya çeşitli oluşmuş siyasi oluşumların zorlaması veya tahtta olmayan kardeşi bahane ederek bir karışıklık çıkarmak isteyenlerin önüne geçilmiş oldu. Bunun da imparatorluğun yaşına veya padişah sayısına oranlayınca çok uzun süren bir süreç olmadığını görürüz. Sarayda kadınların güç kazanması, III Mehmet tahta çıktığında 19 kardeşini boğdurtması ve bu kardeşlerin küçüklü-büyüklü tabutlar içinde saraydan çıktığını gören halkın rahatsız olması ve I Ahmet tahta çıktığında genç ve henüz baba olmamış olması ile birlikte küçük kardeşinin katledilmemiş olması ve tüm bu oluşan havanın sonucunda Sultan Ahmet’le birlikte kardeş katli resmen son bulmuştur.

19 kardeş

Daha sonraki süreçte kardeş katlinin kalkmasının sonucu olarak merkezi yönetim zayıflamış sık sık büyük isyanlar çıkmıştır. Savaş kaybeden ve gelirsiz kalan yeniçeri çözümü cülus törenlerinde bulmuş, pek çok padişah tahttan zorla indirilmiş-öldürülmüştür. Karışıklık çıkmaması için kafeste alı konan şehzadeler yıllar yılı orada ölüm korkusu ile yaşadığı için aklı dengesi zedelenmiş veya ataları gibi 15’li yaşlarda bir sancağa bey olarak atanmadan tecrübesiz ve sorumluluk nedir bilmeden tahta çıkmışlardır.

Anlayabileceğimiz gibi imparatorluk içinde gelişen sosyolojik-politik dinamiklere göre bir yönetim ve yürütme düzeni kurmaya çalışmışsa da pratikte pek başarılı olunamamıştır.

“Saltanat dedikleri ancak cihan kavgasıdır.”

-Kanuni Sultan Süleyman
Tarih içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir