Site Loader

Titian, on altıncı yüzyılın en çok tanınan portre sanatçılarından biriydi. Avrupa’nın en güçlü yöneticilerinden ve en saygın ailelerinden portre siparişleri almasını sağlayan uluslararası bir üne sahipti. Dönemin İtalyan sanatçıları arasında olan çağdaş ve tanınmış biyografi yazarı Giorgio Vasari ‘’Titian tarafından tasvir edilmeyen neredeyse hiç yüce asilzade, prens, rahibe kalmamıştır. ‘’diyerek ondan bahsetmiştir. Titian’ın portrelerinde kendine özgü bir kıvılcım bulunurdu ve bu yönüyle de portre ressamlığına yeni bir yön kazandırmıştı. Daha önce kimse tarafından yapılmamış zarif bir ustalıkla; elin bir hareketinde, kıyafetlerdeki detaylarda ya da gözlerdeki ışıkta portre sahibinin ruhunun iç katmanlarını açıklamak ve portreyi ikna edici şekilde pohpohlayarak sahibini memnun etmek yeteneğine sahipti.

Kalıcı bir dostluk

Pietro Aretino, İtalya Tuscan bölgesinde yetişmiş yazar, eleştirmen ve hiciv şairi olmasının yanı sıra uluslararası bir gazeteci, koleksiyoncu ve sanat temsilcisiydi. Kendisine ‘prenslerin belası’ demeyi severdi. Bazı yolculuklardan sonra Venedik’te kendini ispatlama fırsatı buldu. Burası aynı zamanda Titian’la 30 yıl sürecek dostluklarının da başladığı yerdi.
Aretino atılgan tarzı, parlak zekâsı , kararlı yüzsüzlüğü ve çapkınlığıyla biliniyordu. Münakaşadan yana bir karakteri vardı ancak çekiciliği ve ikna ediciliği sayesinde hayatının her döneminde şöhret olmuş arkadaşların ve patronların tadını çıkarmayı başardı.Titian’ın hızlı yükselişi de eserlerini yayıncı ve temsilci olarak gayretli bir şekilde teşvik eden Aretino’nun yardımlarından kaynaklanıyordu. Aretino Avrupalı soylulara Titian’ı tanıttı ve karşılığında da ünlü bir artiste yakın olduğu için özenilen ve böylesine başarılı bir sanat zevkine sahip arabulucu olarak ünlendi. Aretino pek çok yazısında Titian’dan söz ederken Titian’da Aretino’nun birkaç fırsat dâhilinde olmak üzere ikisinden bu yazıda bahsedilen resimlerini çizmiştir.

Pietro Aretino Portresi, Frick Koleksiyonu, New York
Bu portrede, Aretino büyük heybetli varlığıyla tüm tuvali kaplar. Nötr arka plan modelin güçlü bir şekilde öne çıkmasına izin verirken, sınırlanan palet kollar üzerindeki ışığın dokunuşuyla titreşir ve salınan altın zincir kompozisyona yaşamsal izler bırakır.

Kendinden emin ve görünür fırça darbeleri kullanan Titian, arkadaşını üç-çeyreklik büst uzunluğuyla sunmaktadır. Vücudu ve yüzü aynı yöne bakarak onun kararlılık ve atılganlığını sergilerken, gölgeli arka plana karşı aydınlık kalan yüz kompozisyonu odak noktası haline gelerek Aretino’nun cesur ve üstün zekâsını vurgular.
Aretino bir ayakkabı tamircisinin oğluydu ve yazar olarak hayatını sürdürmekteydi. Ama Titian onu asilzade kıyafetleri içinde gösterir. Aretino’nun kürk mantosu değerli kumaşlardan yapılma eldivenleri ve altın zinciri zengin ve güçlü arkadaşlarından birinin hediyesiydi. Aretino’nun güçlü irade sahibi yüzü ve hantal göğsü portrenin gelenekselliğini arttırırken kabaca çizilen eldivenli eliyle sıkıca kapanan pelerine zıt bir görüntü oluşturur.
Pietro Aretino Portresi, PalazzoPitti, Floransa
Frick Koleksiyonundaki portredeki gibi burada da modelin muazzam vücudu tuvalin tamamını kaplarken kaba fırça darbeleri portreye bitmemiş enerjik bir hava katar. Sol taraftan gelen ışık Aretino’nun yüzünün bir kısmını ve arka planı gölgede bırakırken pembemsi kırmızı tonlarda tasvir edilen kabartma üzerinde parıltılar yaratır. İnceltilen saçlar ve sakal sekiz yıl önce tasvir edilenle aynıdır ancak diğerinden farkı Aretino’nun yüzündeki derinlemesine kırışıklar ve çağdaşları tarafından oldukça iyi bilinen yeni çarpıcılığıdır.

Önceki portrede olduğu gibi Aretino eldivenler ve ağır altın zincir de dâhil olmak üzere üst sınıfların karakteristik aksesuarlarını kullanır (muhtemelen Fransa Kralı, Francis I’den hediye) ama burada vücudun görünüşü daha fazla ön plandayken baş üç çeyrek görünümündedir. Bu dönme hareketi ile Titian yazarın hayatından bir anı dondurmuştur. Hareket, titreşen ışık ve keskince odaklanan gözler görüntüye psikolojik bir güç ekler ve bu sayede Venedikli Titian arkadaşının kışkırtıcı zekâsını ve öz idrakini bir kez daha gözler önüne serer.

Başarısız bir hediye

Aretino portresini , kendisi ve Titian için iltimas elde edebilmek adına başarısız bir girişim olarak Toscana Büyük Dükü Cosimo I Medici’ye gönderdi. Resim başlangıçta pek fazla takdir edilmedi çünkü Florentine Court’un gözde portre ressamı Bronzino’nun portreleriyle arasında dağlar kadar fark vardı. Bronzino modellerinin yüzlerini kayıtsız ancak vücutlarını keskin kıvrımlar ile karakterize eder ve zamansız kristalleşmiş bir atmosfer içerisinde sunardı. Bu sebeple Bronzino’nun yaklaşımı Titian’ın tutkulu hızlı elinden ve renk çizgisi tercihinden dolayı en başından ayrıldı.

Aretino bunun farkındaydı ve belki şaka yoluyla da olsa resme eşlik eden mektupta şöyle yazmıştı ’ ’Emin olun ki, nefes alıyor nabzı atıyor ve ruhu tıpkı benim yaşadığım gibi yaşıyor. Eğer daha fazla İtalyan altını ödemiş olsaydım materyaller kesinlikle parlak yumuşak ya da ipek ve brokar gibi sertleşmiş olurdu.’’

Titian’ın bu sözler hakkında ne düşündüğünü bilmiyoruz, ama Aretino’nun onu ‘’görülmeye değer bir şaheser’’ ve ‘’kendi kendimin sonsuz aynası’’ şeklinde tasvir ettiğini ve sevdiğini biliyoruz.
Bir araya gelme geleneği
Bu iki portre bize Venedikli ünlü ressam ve zamanının en cüretkâr yazarı arasında geçen uzun dostluk için çok şey söyler ve üstelik Titian’ın renk değişimleriyle insan psikolojisini ifade edebilme yeteneğinin de net bir kanıtıdır.

Gülce HALICI

Titian, two portraits of Pietro Aretino

MozartCultures

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla