TOPLUMUN EVRİLMESİ, CEMAAT VE CEMİYET: FERDINAND TÖNNIES

Ferdinand, 26 Temmuz 1855 yılında varlıklı, çiftçilikle geçinen bir ailede dünyaya geldi. Ailenin 7 çocuğundan biri olan Tönnies, Sosyoloji ’de dönüm noktaları yaratan bir düşünür olacağından habersizdi. Jena, Leipzig, Berlin ve Tübingen Üniversitelerinde eğitim aldıktan sonra 1877 yılında doktorasını yaptı. Tönnies, 29 Ocak 1909’da Berlin’de diğer düşünürlerle birlikte (Simmel, Weber ve Sombart) Alman Sosyoloji Topluluğu’nu (Deutsche Gesellschaft für Soziologie) kurdu. Topluluğun ilk başkanlık görevini üstlenen Tönnies, 1933 yılında Nazilerin baskıları karşısında dayanamayıp görevinden ayrıldı; Üyelerin de büyük bir çoğunluğu yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Tönnies’in birçok eseri yayınlandı; sosyoloji ve felsefe alanına önemli katkılarda bulundu. En bilinen kuramlarından biri olan “Cemaat ve Cemiyet” (Gemeinschaft und Gesellschaft) ile iki farklı grup dinamiğini ve grupların kendine has bağlarını inceledi.

Endüstri Devrimi ile sosyal yapının değişimine tanıklık eden Tönnies, devrimin beraberinde getirdiği kentleşme eğiliminin toplumsal bağları nasıl etkilediğini araştırdı. Cemaat ve Cemiyet’i (Gemeinschaft und Gesellschaft) üç ana nokta üzerinden değerlendirdi: Büyüklük, amaç ve duygusal yoğunluk. Bu üç belirleyicinin endüstrileşme fenomeniyle bağlantılı olduğuna inandı. Ona göre Cemaat (Gemeinschaft) bağları küçük ve gelenekseldi, kırsal alanda gözlenirdi. Öbür taraftan Cemiyet (Gesellschaft) bağları ise sevgiden arındırılmış ve resmiydi, kalabalık toplumlarda bulunurdu.

Tönnies biraz üzgün bir şekilde, geleneksel anlamda yakın ve sıkı bağları ifade eden, komşular ve arkadaşlar arasında genellikle yaşam boyu süren ilişkiler olarak bir görev duygusu ve bağlılıkla karakterize ettiği Gemeinschaft ile toplum bütünlüğünü ya da toplumsal bağlar dediği unsurun yavaş yavaş kayboluşunu resmetmeye çalışmıştı (Tönnies 2001 [1887]). Ona göre, topluluk küçüldükçe, bireylerin birbirlerine karşı duyduğu sevgi artıyor ve amaçları kendi çıkarını gözetmeksizin birbirlerinin gereksinimlerini karşılamak oluyordu. Cemaat (Gemeinschaft) bağlarının temel bileşenlerinden biri de gerçek ve organik olmasıdır. Cemaat bağlarını içselleştirilmiş bireyler, görevlerini severek yerine getirir, onlar için akrabalık ve geleneklere bağlılık hayatlarının önemli bir yerinde durur. Ayrıca “Hemşerilik” gibi ortaklık belirten, burada lokal üzerinden bir benzeşiklik söz konusu, kavramlar, onların karşılarındaki bireylerle kuracağı ilişkiye pozitif yönde etki eder; eğer karşısındaki birey, kişinin hemşerisi ise sanki kendi akrabasıymışçasına benimser. Cemaat ağları farklı konseptler içerisinde de devam eder ve ağırlıkta olmak üzere dayanışma üzerinden ilerler. Kırsal alanda gerçekleştirilen ortak mera sistemi gibi iş ilişkileri kişisel güven üzerine dayanır. Üç tip Cemaat (Gemeinschaft) bağı gözlemlenir: Akrabalık (kan bağı ile), hemşerilik (lokal bağlam üzerinden kurgulanan) ve arkadaşlık (dini birliktelik örnek verilebilir)

Tönnies’in isimlendirdiği diğer bir sosyal bağ Cemiyet’ti. Cemiyet bağları (Gesellschaft) ana hatlarıyla kişisel olmayan, çıkar barındıran ve kalabalık toplumlarda bulunan bir yapı sergiler. Gesellschaft bağları, kişisel olamayan, görece kısa ömürlü ve niteliği gereği araçsal bağlardı.[1] Her aksiyonun kişisel çıkarlara bağlı şekillendiği bu tip ilişkilerde her şeyin bir fiyatı ve bedeli vardır. Bireyler, kişisel çıkarlarını korumak için gayret sarf eder. Bu durum, insanların zihinlerini, kendi çıkarlarını gözetecek doğrultuda, hesaplamaya daha yatkın bir hale getirir. Rasyonalite, duyguların önüne geçer. Temel olarak, bunun iki iyi yönü vardır. Birincisi, toplumu birlik halinde tutabilmesi ve bunun sayesinde işletmelerin faaliyetlerini kusursuz sürdürebilmesidir. İkinci olarak, sosyal sınırlandırmaların yazılı ve resmi olarak bulunmasıdır. Cemiyet bağlarını benimseyen kişi, daha bireysel bir hayat çizgisi edinir. Bununla beraber bireyler, kendilerini diğer insanlarla kıyaslamaya daha yatkın olurlar.

Artık günümüzde toplumların Cemaat tipi (Gemeinschaftlich) bağlar barındırmadığını söylemek gerçekçi değildir. Bütün toplumlar her iki toplumsal türü barındırsa da, sanayileşme ve kentleşme ile denge belirgin bir şekilde Gemeinschaft’dan uzaklaşmaktadır.[2]  Gerçekte Tönnies bile, kaygılarına karşın hızlı kentleşmenin acımasız bir şekilde Gesellschaft (cemiyet) bağlarının üstünlüğüne yol açtığını kabul etmektedir.[3] Günümüz hızlı kentleşme koşulları göz önüne alındığında Cemiyet (Gesellschaft) bağlarının bu dengede acımasızca üstün olduğu görülse bile Cemaat (Gemeinschaft) bağları tamamen yok sayılamaz ve günlük hayat pratiklerinde deneyimlenmediği söylenemez.

 

Melike Nur ÜLSEVER

 

[1] [2] [3] GIDDENS, Anthony & SUTTON, Philip W., “Sosyoloji” (7. Edisyon) (2016)

 

KAYNAKÇA:

https://www.britannica.com/biography/Ferdinand-Tonnies

http://www.newworldencyclopedia.org/entry/Ferdinand_T%C3%B6nnies

http://www.sociologyguide.com/thinkers/Tonnies.php

http://www.wikizero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRmVyZGluYW5kX1QlQzMlQjZubmllcw

http://www.wikizero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVG9wbHVtc2FsX2dydXBsYXI

GIDDENS, Anthony & SUTTON, Philip W., “Sosyoloji” (7. Edisyon) (2016)

Bir cevap yazın