Venedik Karnavalı

Venedik Karnavalı’nın tarihçesi çok eskiye dayanır ve her ne kadar şimdi bizde güzellikleri çağrıştırsa da, aslında işin özü pek de öyle değildir. Yüzyıllar önce şehri saran veba salgınından kurtulup, hayatta kalmayı başarmış insanlar, yaralarını saklamak amacıyla bazı maskeler takar ve uzun kıyafetler giyerlerdi. Bu gelenek zaman içinde evirilerek, günümüzdeki halini almıştır.
Karnavalın en önemli simgesi elbette ki maskelerdir. Maskelerin kullanım sebebi elbette ki sadece veba salgını değildi. Örneğin, 1700’lü yıllarda, maske aslında aile onurunu korumak için kadınların kullandığı bir aksesuardı fakat evlenmeyi bekleyen genç kızların maske kullanmaları yasaktı. Modern zamanlarda ise, Venedik Karnavalı için maskelerin bu denli önemli ve vazgeçilmez olması ile amaçlanan dil, din, ırk, cinsiyet ve sosyal sınıf gibi insanları birbirinden ayıran özelliklerin sıfırlanması ile insanların eşitlenmesidir.

Karnavalda genellikle kadınların kullandığı siyah ve oval maskeye “Moretta” adı verilir. Uzun burunlu maskeler ise, geçmiş yüzyıllardaki veba salgınına dikkat çekmek için tercih edilmektedir. Karnavalda görünce hiç şaşırmayacağınız aksesuarlardan biri de pelerinlerdir. Mevsimine göre bez veya ipekten; fırfırlar veya saçaklarla süslenmiş olarak görülebilecek pelerinler, zamanında silahları saklamak için kullanılsa da, zaman içinde kadınlar tarafından da kullanılmıştır; kışın koyu, yazın ise açık renkte. Bu yüzden karnavalda pelerin takan bir kadın görmek hiç de şaşırtıcı değildir. Tıpkı erkeklerin kadınlar gibi giyinmiş olması gibi…
Karnavala dair bir diğer ilginç bilgi de Meleğin Uçuşu’dur. Bu etkinlikte, Çan Kulesi’nden gerilen bir halatla melek kostümü giymiş bir kız, aşağıya doğru uçurulur. Meleğin Uçuşu etkinliği İtalyanca’da “Il Volo del Turcu (o dell’Angelo)” olarak da bilinir. Bunun nedeni ise, bu geleneğin, hiçbir koruyucu malzeme olmadan aynı kuleden gerilen halat üzerinde yürüyerek kendini Venedik Dükü’ne gösteren, Türk bir akrobattır.
Venedik Karnavalı’nın bu denli gösterişli kutlanıyor olmasının dini bir sebebi de var: Hristiyanlar Paskalya öncesinde 40 gün boyunca et yemeyerek, oruç tutarlar. 40. gün bu oruç sona erer ve perhizin bozulması da karnaval ile kutlanır. Kelimenin kökenine inilince bu daha net anlaşılabilir; çünkü İtalyanca’da karnaval, Carnevale şeklinde yazılır ve Carne de “et” demektir.

Karnavalın atmosferi öyle büyülüdür ki insan bu illüzyon içinde dünyada eşi benzeri bulunması imkansız ve tüm hayallerin gerçekleşeceği bir yerde olduğunu sanabilir. Klasik müzik etkinlikleri, parti ve balolar, dans gösterileri karnavalın alternatif etkinliklerindendir ve dilerseniz barok tarzı kostümler ve peruklarla, dilerseniz yalnızca maske takarak siz de bu gösterişli etkinliğin bir parçası olabilirsiniz. Eğer bu karnavalı görmek isterseniz, çok önceden tarihleri ajandanıza eklemenizde fayda var çünkü Venedik, bu karnaval döneminde dünyanın her yerinden gelen turistlere ev sahipliği yapmaktadır.

Yazar: İrem Poyraz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir