Site Loader

Venezuela’da enflasyonun yüzde 14 bine vurduğu bugünlerde sempatik bir dahiden ve onun ülkesi için yaptıklarından bahsetmek istiyorum: Venezuelalı efsane şef Gustavo Dudamel. Los Angeles Filarmoni Orkestrasının şefi ve aynı zamanda Venezuela’da yoksulluk ve çocukları suçtan uzaklaştırmak için oluşturulan şu anda dünyanın en büyük klasik müzik projesi olarak görülen El Sistema’nın müzik direktörü. Ama El Sistema’yı Dudamel için özel kılan yalnızca orada müzik direktörü olması değil. Yaşayan en başarılı genç orkestra şeflerinden biri olan Gustavo Dudamel de müzik hayatına El Sistema’da keman dersleri alarak başlamış o yoksul çocuklardan biri. Daha önce duymayanlar için El Sistema’yı biraz daha anlatayım. Jose Antonio Abreu tarafından 1975 yılında adımları atılmış bu sistem barriolarda (çok yoksul mahalleler diyebiliriz) yaşayıp potansiyel suçlu olarak doğan çocuklara ücretsiz müzik eğitimi vererek çocukların suçtan uzaklaştırıp müzikle birleştirmeyi hedefliyor. Abreu “Müzik bir çocuğu özel hale getirir, onun entelektüel potansiyellerini açar ve kıymetlendirir. Ruha değerler eker ve ona güzel, soylu olanı takdir etmesini öğretir” diyor ve kendi sistemini “Bir insanın gelişiminde müziğe başvurmak istediği için sosyal, tüm ülkeyi katılıma davet ettiği için de ulusal bir proje” olarak tanımlıyordu. Dudamel ve Abrue’nın birlikte kurduğu neredeyse eşittir El Sistema diyebileceğimiz Simon Bolivar Gençlik Orkestrası var bir de. Bence yaş ortalamasına göre muhteşem işler başaran bir orkestra. Dudamel & Simon Bolivar Youth Orchestra of Venezuela – Discoveries albümünü geniş bir vakitte dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Vaktim dar diyorsanız albümde benim favorim çok tatlı ve daha lokal olan Danzon No.2. Eğer Danzon No.2’yi başka şeflerden de dinleyip karşılaştırma yapmak isterseniz Alondra de la Parra ve yine Venezuela’nın genç maestrolarından biri olan Christian Vásquez’den dinleyebilirsiniz. Yine bu albümde yer alan Beethoven beşinci senfonisinin ilk muvmanı ve diğer Beethoven senfonilerinin albüm kayıtları bir dinleyici olarak, orkestranın yaş ortalamasını da göz önünde bulundurduğumuzda, fazlasıyla tatmin ediyor. Bu kadar büyük bir çöküşün ortasındaki bir ülkede bile böyle güzel işlerin olması bence hepimizi umutlandırmalı.

Klasik müzikte rockstarlığını yaşayan Dudamel LA filarmoni ile turnede olduğu zamanlar gençlik orkestrasını FaceTime ile yönetiyor ama asla ve asla gençleri ve ülkesini umutsuzluğa terk etmiyor. Amanpour ile yaptığı bir röportajda klasik müziğin, ve aslında genel anlamda sanatın, elitist görüldüğünden dem vurarak sanatın aslında yemek yemek ve nefes almak gibi olduğunu söyleyip bu sistemin arkasındaki felsefenin şanssız doğan çocuklar için ”güzelliğe” erişim olduğunun altını çiziyor. Konuşmasının en vurucu cümlesi de şu oluyor: ”Müzik benim hayatımı kurtardı.”

 

Dilara Durmaz

durmazdilara

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla