Sanat, sadece estetik bir deneyim sunmakla kalmaz; aynı zamanda derinlemesine bir öğrenme ve dönüşüm aracıdır. Bu özel röportajda, drama eğitmeni olarak görev yapan ve sanatı, toplumsal değişimin katalizörü olarak kullanan bir yenilikçiyle tanışıyoruz. Kendi yaşam yolculuğundan, Türkan Saylan’ın ilham verici mirasını drama yoluyla nasıl ele aldığına ve bu sürecin hem kişisel hem de profesyonel gelişimine nasıl katkıda bulunduğuna dair değerli içgörüler sunuyor. Eğitimden insan haklarına, toplumsal cinsiyet rollerinden sivil toplum çalışmalarına kadar birçok alanda, drama eğitimi üzerinden nasıl bir fark yaratabileceğimizi keşfedeceğiz. Bu röportaj, sanatın gücünü ve eğitimin geleceği üzerindeki etkisini derinlemesine anlamamız için bize eşsiz bir pencere açıyor.
Thank you for reading this post, don't forget to subscribe!
1- Kısaca kendinizden bahseder misiniz, drama ile ilk tanışmanız nasıl oldu ve sizi bu alana yönlendiren en büyük etken neydi?
Kendimi bildim bileli hep sanatın içinde yer aldım. Çocukken bir dönem bale yaptım, okuduğum okullarda tiyatro gösterilerinde yer almaktan hep keyif aldım. Kendimce mini senaryolar, şiirler yazardım bu sebeple sinema televizyon okumayı tercih ettim. Bir dönem setlerde reji yaptıktan sonra kendimi başka bir şeyler yapma arayışında buldum. Oyun kurmaktan, oyun oynamaktan hic kopamadım bu oyun sevgim bir şekilde dramayla karşılaşmamı sağladı sanırım. Çağdaş drama derneğinde aldığım eğitimler boyunca dramanın deneyimleyerek, eğlenerek gösterme fırsatı sunduğunu fark ettim ve bu beni çok etkiledi. Bu sebeple hayatımın her alanına dramayı dahil ettim.
2- Türkan Saylan’ı Yaratıcı Dramayla Anlamak adlı bir tez yazdınız, Türkan Saylan’ı drama yoluyla anlatma fikri nasıl doğdu?
Türkan Saylan eğitim, değerler, insan hakları kısacası her alanda çocuklara, gençlere örnek olması gereken muhteşem bir kişilik. Alan araştırması yaptığımda drama tezleri arasında böyle bir eksiklik olduğunu fark ettim. Bu sebeple Türkan Saylan’ı daha iyi tanıyabilmek ve tanıtabilmek adına böyle bir tez yazmak ayrıca bunu deneyimletebilmek istedim.
3- Tezinizi yazarken Türkan Saylan’ın hangi yönlerine odaklandınız? Onun yaşamı ve mücadelesi sizi nasıl etkiledi?
Karşımda hayatın her alanında güçlü bir şekilde mücadele etmiş bir kadın duruyordu. Genel olarak her şeyi yazmaya, anlatmaya çalışmak bir tezle mümkün olmayacaktı. Bu sebeple’ eğitim alanındaki çalışmaları, yardımlaşma ve sivil toplum örgütlerine katkıları, toplumsal cinsiyet rollerine yaklaşımlarına’ yer vermeye karar verdim. Gerçekten içindeki insan, vatan sevgisi her ne durumda olursa olsun eşitlik ilkesinden asla vazgeçmemesi beni oldukça etkiledi.
4- Türkan Saylan’ın eğitim ve insan haklarındaki duruşu drama alanında sizin çalışmalarımıza nasıl ilham verdi?
Yaptığım araştırmalarda yeni nesillerin Türkan Saylan’ın düşüncelerini tam olarak bilmediği ve anlamadığını düşündüm. Bence eğitim sürecinde olan ve iş yaşamına hazırlanan gençlerin eğitim alanında farkındalık kazanmasına ihtiyaç vardı. Bu farkındalığın gelişmesi için ve öğrenmenin kalıcı olabilmesi için deneyimlerek öğrenme olanağı sağlayan drama en etkili yollardan biriydi. Dolayısıyla katılımcılarla Türkan Saylan’ın eğitim ve insan haklarındaki duruşunu deneyimlemek gerçekten hepimiz için kendi içimizdeki gücün farkına varma olanağı sağladığını düşünüyorum.
5- Tezinizi hazırlarken karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? Bu zorluğu nasıl aştınız?
Yaptığım araştırmalarda Türkan Saylan hakkında yazılan kitaplar dışında çok az sayıda çalışmaya rastladım. Bu konuda uygulamalı bir çalışmaysa hiç yoktu. Tez hazirlama aşamasında kaynak yetersizliği beni oldukça zorladı. Çağdaş Yaşamı Destekleme derneğinden aldığım destekler ve bilgilerle bu zorluğun üstesinden birlikte geldik.
6- Türkan Saylan’ın sivil toplum örgütleri ve yardımlaşma kavramları drama atölyelerinizde nasıl yer aldı, nasıl etkiler sağladı?
Öncesinde de gençler ve çocuklarla çalıştığım değerlerin en önemlisi yardımlaşma kavramıydı zaten. Katılımcılarla birlikte yardımlaşma kavramını Türkan Saylan’ın hayatından deneyimlemek oldukça kıymetlidi bence. Atölye sonralarında yapmış olduğum değerlendirmelerde bu farkındalıkları gözlemleme fırsatım oldu ve bu beni çok mutlu etti.
7- Bu tez çalışması kendi drama eğitmeni yaklaşımınıza nasıl bir katkı sağladı?
Çalışma sonucunda tekrardan gördüm ki drama gerçekten çok sihirli.. Bir kez daha bir şeyi anlatmanın didaktik yoldan ziyade eğlenerek, deneyimlerek, yaşarak göstermenin en etkili yöntemlerden birisi olduğunu anlamış oldum. Aynı zamanda Türkan Saylan gibi değerleri günümüz gençlerine ilham olacak kişilerin daha fazla tanıtımları gerektiğini fark ettim.
8- Drama eğitmenliği alanında sizi en çok motive eden şey nedir? Katılımcılarınızdan aldığınız hangi geri bildirimler sizi en çok mutlu ediyor?
Beni en çok motive eden şey çalışma yaptığım katılımcılara anın içinde olabilmek ve aynı anı farklı duygularla paylaşabilmek.
Katılımcılarımın atölyelerimde aynı çemberde yargılamadan, eleştirmeden özgürce düşüncelerini paylaşabilmeleri beni çok mutlu ediyor.
9-“Drama eğitimi verirken farklı yaş gruplarıyla çalışıyorsunuz. Bu gruplar arasında nasıl bir yaklaşım farkı uyguluyorsunuz?”
Her yaş grubunun dinamiği, öğrenme süreci farklı oluyor tabi. Mesela daha küçük yaş gruplarıyla daha hareket odaklı atölyeler yazarken daha büyük yaş gruplarıyla daha sakin atölyeler yazıyorum. Kısacası temelde çalışma yapmadan önce grup hakkında bilgi alırım ve her grubun ihtiyacına göre atölyeler yazmaya dikkat ederim.
10- Drama eğitimi alanında geleceğe yönelik en büyük hayaliniz veya dileğiniz nedir? Bu hayalinizi gerçekleştirirken topluma nasıl bir katkı sunmak istersiniz?
Farklı inançları, farklı yaşamları kısacası farklılıkları olan her bireye dokunabilmeyi ve aynı çemberde yargılamadan, eleştirmeden, fikir alışverişi yapabilme özgürlüğünü deneyimlemelerini çok istiyorum. Toplum olarak artık didaktik eğitimden ziyade, egitimin her alanında dramanın gücünden faydalanabilmeleri için bu alanda çalışmalar yapmaya devam edeceğim..
Moderatör: Rıdvan Tüzemen
Drama Eğitmeni: Selin Soykök










