Reading Time: 2 minutes

        Modern Love, Amazon Prime ve John Carney ortaklığında hazırlanmış bir romantik komedi dizisi. Dizi sekiz bölüm boyunca farklı aşk hikayelerini işliyor ve her hikayede de seyircisini farklı motiflerle buluşturuyor. Bu yazımızda bu mini diziyi neden bu kadar çok sevdiğimizi, hikayelerini, arka planlarını ve aktarmaya çalıştığı derdi anlamaya çalıştık.

       The New York Times’ın aynı adlı haftalık makalelerindeki gerçek hayat hikayelerinden uyarlanmış, her bölüm farklı bir konuya eğilen Modern Love’da izleyicinin kendi hayatından bir parçaya tutunup dizi boyunca sürüklenmesi çok olası. Çünkü her yaş aralığından, durumdan, problemden, kısacası aşka dair her şeyden bir parça barındırıyor Modern Love. İşte tam da burada bir film ya da dizinin seyri boyunca izleyicisini belki de en çok yakalayan ”gerçeklik” olgusu Modern Love’ın adeta temel taşını oluşturuyor. İzlerken aksiyona ve olay örgüsüne kapılmak yerine yer yer diziyi durdurup kendi hayatlarımızın içinden bir sorgulama seansının ardından diziye devam edebiliyoruz. Bununla birlikte dizimiz hayattaki ciddi sorunlara da ışık tutuyor. Bireysel problemlerin ilişkilere yansımasını gördüğümüz Anne Hathaway’li bölümümüzde bir psikolojik hastalık olan bipolar bozukluk tüm yönleriyle ele alınıyor ve izleyiciyi açık ve net bilgilendiriyor. Bir başka bölümümüzde bir genç bir kızın kendisinden yaşça büyük birine duyduğu ilginin peşinden gidiliyor, nedenleri ve sonuçları işleniyor. Eşcinsel bir çiftin evlat sahibi olma yolunda karşılaştığı sorunlar ise başka bir bölümümüzün konusu. Bu süreç işlenirken toplumsal sorunlara ve bazı bakış açılarına değiniliyor.

        Modern Love, aşkı bir ders gibi işlerken aynı zamanda da bir seyir zevki yaşatıyor.  New York sokaklarında ve birbirilerinden farklı mekanlarda geçen dizimiz, bir şehri ve insanlarını, bir tur rehberi eşliğinde gezdirirmişçesine izleyicisine sunuyor ve tüm bunların içinde sıkılmak imkansız hale geliyor. Ünlü oyuncuların ve sanatçıların bölümlere büyük katkı sağladıkları dizimizde Anne Hathaway, Dev Patel ve Ed Sheeran gibi isimleri görüyoruz.

        Dizinin teknik yanlarının yanı sıra, başarısındaki bir diğer önemli etkenin ise dizinin ruhu olduğunu söyleyebiliriz. Bu zamana kadar farklı formlarda karşımıza çıkmış olan aşk kavramını birçok açıdan göstererek aslında tüm bildiklerimizi tekrar hatırlıyor veya yeniden düşünüyoruz. Karakterlerin açılarından bakabilmemiz için bırakılan boşluklar seyircisini diziye yaklaştırıyor ve kendi hayatından dersler almasını kolaylaştırıyor. Aşkı, tıpkı kendisi gibi, hem tatlı hem de acı yönleriyle göstermesi, dizideki dengeyi koruyor ve bahsettiğimiz o ruhunu yansıtmasında büyük rol oynuyor.

       Dizinin başarısının ikinci sezona zemin hazırlamasını umduğumuz Modern Love, tadını damağımızda bırakan bir yapım oldu. Yeni karakterler ve olay örgüleriyle ikinci bir sezonu hak ettiğini söyleyebiliriz… Ya da, bazı aşklar yarım mı kalmalı?

Ecem Bingöl

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle