SOVYET EDEBİYATI’NIN YASAKLI YAZARI MİHAİL BULGAKOV

Sistem eleştirisi içeren kitap ve oyunları yıllarca yasaklı olan Bulgakov, baskının en ağır olduğu Stalin dönemi Sovyet sansürcülüğünü derinden yaşayan yazarların başında gelir.

En önemli eseri olarak kabul edilen Usta ile Margarita’da söylediği “En büyük ahlaki çöküntü korkaklıktır” sözünü yaşam felsefesi haline getiren yazar, baskıya ve sansüre rağmen eserlerinde Sovyet sistemini eleştirmekten geri durmadığı gibi bu sistemin toplumda meydana getirdiği çöküntüye ve yarattığı insan tipolojisine kalemiyle can vermiştir.

Peki, kimdir Mihail Bulgakov?

Sovyet doktor, gazeteci, öykü ve tiyatro yazarı…

Tam adı Mihail Afansyeviç Bulgakov olan yazar, 15 Mayıs 1891’de bugün Ukrayna’nın başkenti olan Kiev’ de doğar. Yedi kardeşten en büyük üçüncüsüdür ve çocukluğunu kardeşleri için tiyatro ve komedi metinleri yazarak geçirdiği söylenir. Çocukluğundan gelen bu merakla Avrupa ve Rus Edebiyatı’na yönelen Bulgakov 1901 yılında Kiev’de First Kiev Gymnasium’da eğitim almaya başlar. Burada edebi temellerini oluşturan yazar 1909’da mezun olur ve tıp fakültesine geçer.

1
Mihail Bulgakov’un Gençlik Yılları

Annesi bir öğretmenken babası ilahiyat profesörü ve her iki dedesi de Rus Ortodoks Kilisesi’ nde din adamıydı. Ailesinin aksine dini bilimlerle ilgilenmek yerine babasının vefatından sonra annesinin ikinci eşinin mesleğinden –doktorluk- etkilenen yazar tıp bilimine yönelir. 1913 yılında tıp tahsilini yaparken Tatyana Lappa ile evlenir.

2
Bulgakov’un ilk eşi Tatyana Lappa

Birinci Dünya Savaşı dönemine denk gelen 1916 yılında mezun olan yazar, askerliğini pratisyen hekim olarak Sovyet Rusya’sının en ücra köşelerinde yaparken bu dönemdeki gözlemlerini ve tecrübe ettiği anılarını ‘Genç Bir Köy Hekimi’ adlı kitabında öyküleştirir.

Orduda görev aldığı süreçte iki kez yaralanan yazar uzun süre morfin tedavisi görmek zorunda kalır. 1918 yılında neredeyse bağımlı hale geldiği morfini kendi iradesiyle terk ederken ‘Morfin’ adlı eserini kaleme alır. Tezkeresini aldıktan sonra Ukrayna militanları, Beyaz Ordu ve Kızıl Ordu’nun savaş halinde olduğu Kiev’e dönen Bulgakov, Beyaz Ordu’da doktor olarak hizmet verdiği sırada ağır tifüs rahatsızlığı sebebiyle doktorluğu bırakıp bir süre gazetecilik yapmaya karar verir.

3

1919’da Vladikazkav’a taşınıp bir süre Kafkaslar’da bulunan yazar daha sonra ömrünün sonuna kadar yaşayacağı Moskova’ya taşınmıştır.Bu büyük ve büyülü şehre taşınmasından sonraki süreçte Bulgakov un edebi eserlere kendini adadığını söyleyebiliriz. 1922- 1926 yılları arasında birçok oyun yazmasına rağmen bu oyunlar savaşın vahşetini ve dönemin baskısını yansıttığı için her defasında Stalin tarafından yasaklanıyordu. Bu arada 1924 yılında eşinden boşanıp gelecek yıl Lyubov Belozerskaya ile evlenecektir.

llll
Bulgakov’un ikinci eşi Lyubov Belozerskaya

Aynı yıl çıkardığı Köpek Kalbi isimli eserinde profesör Flipoviç’in Şarik isimli bir sokak köpeğini ameliyat edip er bezlerini ve hipofiz bezini adli bir suçlununkilerle değiştirmesi sonrası köpeğin profesöre hayatı zehredişi ve Sovyet bürokrasisinde yükselen konumu anlatılmaktadır. Sovyet sisteminin ideallerini toplum üzerinde uygulamasına hicivli bir şekilde ele alan yazarın bu eseri de yasaklanmıştır.

Omuzlarında kesintisiz bir Sovyet baskısı hisseden Bulgakov, 1930 yılında çareyi dönemin lideri Stalin’e mektup yazmakta buldu. Stalin’e yazdığı mektupta yurtdışına çıkış izni istedi fakat bu isteği reddedilen yazara Moskova Sanat Tiyatrosu’nda sahne arkası bir iş teklif edildi.

Teklifi kabul eden yazar burada en büyük eseri olan ve yazımı tam 11 yıl süren Usta ve Margarita’yı yazmaya başladı. Diğer eserlerine gelen yasaklara ve bu eserini de muhtemelen yayımlayamayacağını bilmesine rağmen kendini ifade etmekten çekinmeyen yazara hayran olmamak elde değil.

master and margarita
Usta ve Margarita

Bulgakov’un hayal gücünün doruklarında gezindiği büyük eseri 1930’ların Moskova’ sını yani tam olarak yazıldığı dönem ve mekânı anlatıyor. Şeytan Woland ve yardımcılarının Moskova’ya birkaç gün için yaptığı ziyareti anlatan yüzeysel bakılınca eğlenceli eserin her bir sayfasında satranç oynayan kedilerle, karabüyüyle, uçan kadınlarla ya da şeytanın düzenlediği balolarla karşılaşabilirsiniz. Fakat bu eğlencenin, şatafatın altında Woland için çok önemli bir görev yatıyor. Dünyaya indiği ilk anda Woland Yazarlar Birliği Massolit’in başkanı Berlioz ile yeteneksiz şair Biezdomni’nin konuşmalarına şahit olur. Aralarında Tanrı’nın varlığını reddeden iki yazarın savını tersine çevirmeye çalışan Woland, deyimi yerindeyse Moskova’yı birbirine katar.

Şeytan ve ekibi yarattıkları bu fantezi dolu dünya ile dönemin Moskova’sındaki yazar ve bürokratların çıkarcılığı, ikiyüzlülüğünü ortaya çıkarırken aslında sadece Sovyet Moskova’sının değil o dönemde yeryüzünde insanlığın sorunlarını koca bir renk yelpazesinde gözler önüne seriyor. Bunu yaparken de aslında insanların yoldan çıkmak, yalan yanlışa bulaşmak için şeytana ihtiyacı olmadığını gösteriyor ve okuyucu derin düşüncelere gark ediyor.

Kitabın üç ayrı tema ile ilerlediğini söylememek eksiklik olur. İlk tema yukarıda bahsettiğimiz gibi Şeyan Woland ve ekibinin meydana getirdiği olayları temel alırken ikinci tema İsa’nın çarmıha gerilişinde ve Vali Pontius Pilate’nin tutumudur. Son olarak üçüncü tema ise romanın yazarı olan ‘Usta’ ve onun büyük aşkı Margarita’dır.

Bir görüşe göre, romanda Woland, Usta ve Margarita üçlüsü sırasıyla Stalin, Bulgakov ve Elena’yı temsil eder.

Bulgakov aynı dönemde Usta’daki Margarita olarak kabul edilen Elena Shilovskaia ile
1932’de üçüncü evliliğini yaptı.

sergeva.jpg
Bulgakov’un son eşi Elena Shilovskaia

Yazarın hayatının aşkını yaşarken ondan ilham alarak yazdığı bu eser daha nice edebi eserlere ilham olduğu gibi müzisyenlere de yol göstermiştir. Salman Rushdie’nin dinsel saldırılara uğrayan Şeytan Ayetleri adlı romanında olduğu gibi Rolling Stones grubu da ‘Sympathy for the Devil’ adlı parçalarında Usta ile Margarita’dan esinlendiklerini açıklayacaktı.

1927’den ölümüne kadar tüm eserleri yasaklı olan yazar hayatını idame ettirebilmek için çareyi ideolojik yönden Sovyet rejimi için sakınca içermeyen metinlere yönelmekte bulur. Cervantes ve Gogol gibi yazarların eserlerinden sonra  Moliere’in hayatını ‘Yobazların Oyunu’ adıyla sahnede oynanabilir bir metin haline getirdi. Bir diktatörlük rejiminde yazarların rolünü anlatan bu oyunun Sovyet rejimi tarafından devlet politikasına paralel, uygun hale getirilmesi istense de Bulgakov bu isteği reddetti. Devlete karşı kendi inançlarında direnç göstermesi Bulgakov’u işinden etti. Daha sonra Moskova Operasında libretto yazarı olarak görevlendirildi.

indir

Yaşamının son dönemlerinde Stalin’in 60. yaş günü münasebetiyle onun devrimin ilk yıllarındaki yaşamını anlatan bir oyun yazdıysa da yine yakasına yapışan yasaklı damgasından kurtulamamıştı. Bunca olumsuzluğun içinde kör olan yazar artık yazılarını eşi ile birlikte yazıyordu.

sergeva bulgako

Elena’nın günlüğünde Bulgakov’a eşlik ettiği dönemle ilgili şu ifadelere rastlıyoruz:

İlk bölüme eklemeler yaptı ve romanı kendisine baştan okumamı istedi. Berlioz’ un cenazesi bölümünü okumaya başlamıştım ki “Tamam… Bu kadarı yeterli… Galiba” dedi ve bir daha da tekrar okumamı istemedi.”

Yazar 1940 yılında böbrek rahatsızlığı sebebi ile vefat etti.

En önemli eseri olarak kabul edilen Usta ile Margarita kendisinin ölümünden tam yirmi altı yıl sonra, 1966’da sonunda yayımlandı. Pek çok bilge gibi varlığının önemi bu dünyadan ayrıldıktan sonra anlaşılan Bulgakov adına günümüzde iki müze bulunmakta. Bunlardan ilki ailesiyle birlikte yaşadığı evdir. İkincisi ise başyapıtı Usta ve Margarita’da Şeytan Woland ve çetesinin yaşadığı 50 numaralı dairedir. Kitaptaki daire aslında Bulgakov’ un ömrünün bir kısmının geçtiği daire olması sebebiyle de müze olmaya değer görülmüş.

bulgakov-muzesi-1
Bulgakov Müzesi – Ailesi ile birlikte yaşadığı ev-


Kaynakça

http://dipnotkitap.net/ROMAN/Usta_ile_Margarita.htm

http://www.wiki-zero.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTWlraGFpbF9CdWxnYWtvdg

http://www.leblebitozu.com/mihail-bulgakovun-eserleri-ve-hayati/

Bir cevap yazın