Güzellik, Ölüm ve Yukio Mishima

09.10.2020
385
Güzellik, Ölüm ve Yukio Mishima
Okuma Süresi: 6 dakika

25 Kasım 1970 günü dört rütbeli asker Japon Silahlı Kuvvetleri Kışlası’nın balkonuna ellerinde rehin tuttukları bir generalle birlikte çıkar ve halkın liderlerini dinlemek için toplanmalarını, yoksa generali öldüreceklerini söyler. Bahsedilen askerler “Kalkan Cemiyeti” isimli aşırı sağcı bir örgütün üyeleridir ve başkanları Japonya’nın 20. Yüzyılda çıkardığı en ünlü yazarlardan olan, 3 kere Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmiş Yukio Mishima’dan başkası değildir.

Fotoğraf 1

Yukio Mishima; tek bir sıfatla tanımı mümkün olmayan, birden fazla kişiliği içinde barındıran, eserleri kadar kişiliği ve hayatıyla da tanınmış bir sanat adamı, asker, yazar, vatansever, aktör, model ve yönetmen; ölüme ve onun güzelliğine ağıtlar yakan bir romantik ruh, 2. Dünya Savaşı sonrası Japonya’sının yitik kuşağının sesi, çelişkilere boğulmuş ve onların hayat bulmuş hali.

Mishima’nın yaşadığı döneme (1925-1970) bakarsak gençliğinde geçirdiği 2. Dünya savaşı sonrası hızla değişen, “modernleş(tiril)en”, endüstriyelleşen Japonya’ya karşı kendi ailesinden gördüğü, özellikle de İmparator Tokugawa’nın asil soyundan olan büyükannesi Natsu ile büyütüldüğü gelenekçi fikirler vardır hayatında. Doğduğu isim Kimitake Hiraoka’dır, ancak babasının baskısıyla bir kalem adı alır. Yukio “karlı” demektir ve Mishima da Fuji dağında bir köyün ismidir. Ancak Yukio Mishima’nın ismi tam olarak okunduğunda Japonca’da “ölümle lanetlenen muammalı şeytan” anlamına gelmektedir. İlginç bir tesadüftür bu, der Mishima, belki de bıyık altından gülerek.

Yaşamının trajikliği çocuk yaşlarında başlar. 12 yaşına gelinceye kadar anne ve babasını tanımaz, büyükannesi Natsu tarafından büyütülür ve yalnızca kız kuzenleriyle ve oyuncak bebeklerle oynamasına izin verilir. Büyükanne Natsu, samuray geleneklerine bağlı bir aileden olması dolayısıyla Mishima’nın modernizm karşıtı gelenekçi tutumunun tohumlarının atılması konusunda önemli bir figürdür. Mishima’ya göre Japonya, geleneksel değerlerinin batılı modernizm adı altında çürütülmesi tehlikesiyle karşı karşıyadır. Buna karşılık samuray geleneğini savunan Mishima, ileriki yıllarında kılıç ve dövüş ustası olur. Büyükanne Natsu’nun Mishima’daki etkileri bununla kalmaz. Söylendiğine göre Natsu’nun şiddet yanlısı oluşu Mishima’nın ölüm hayranlığının oluşmasında rol oynamıştır.

12 yaşında anne babasının yanına gelen Mishima, babasının sert ve otoriter tutumuyla karşılaşır. İlk öykülerini yazmaya başlamasıyla bunun babası tarafından yasaklanması bir olur. Babası sık sık odasında bulduğu yazılarını “efemine” öğeler oldukları dolayısıyla parçalar ama bu, Mishima’nın geceleri gizlice yazmasını engellemez. Bir Maskenin İtirafları adlı ünlü otobiyografik romanında çocuk yaşlarından itibaren içinde barındırdığı ölüm, kan ve cinsellik fantezilerini göz önüne serer. Bir homoseksüel olan Mishima, romanında bunu keşfetme aşamalarını açıkça dile getirir. Ancak kendisinin bu yanlarını bir maskenin ardında gizlemiş, sonunda itiraflarını kusarcasına anlatmıştır. Zaman zaman kadınlarla da ilişkileri olmuştur ancak onlara karşı cinsel bir haz duymadığını dile getirmiştir. Yine de kendisini cinsel yönden harekete geçiren şey esasında ne kadınlar ne erkeklerdir, bu yalnızca ve yalnızca kandır, vahşettir. Ölüm ve kan tutkusunu, içinde yatan bu vahşi duyguları şu cümlelerle ifade eder:

Sonunda kan kokan bu görüntüler beni rahatlatana kadar hıçkırarak ağladım. Ve sonra kendimi onlara, o acınacak derecede acımasız görüntülere, en yakın arkadaşlarıma teslim ettim.”

“Birini öldürmek ihtiyacını hissediyorum, kan görmek istiyorum.”

Fotoğraf 2

Gençlik yıllarında, vücutlarına aldıkları yaralarla ölen genç ve güzel şövalyeler çizerken güzellik ve ölüm arasında kurduğu ilişki bir çeşit haz aracına dönüşür. Şiddetle hazzı birleştirerek ölümü erotik bir biçimde sunar. 1963 yılında bir fotoğrafçı için modellik yapar ve Bir Maskenin İtirafları’nda karakterinin sadece resme bakarak cinsel hazlar yaşadığı “Aziz’in Şehitliği” resmine bizzat kendisi hayat verir. Bu fotoğraf serisinin adı “Güllerle Ödenen Kefaret”tir. Savaş sonrası Japonya’sının hızla endüstriyelleşen tutumuna en sert karşı çıkışı pek de bilinmeyen bilim kurgu romanı olan “Muhteşem Yıldız”da yapar.

“Nazik ve kibar ruhu, kayıtsızlıkla parçalanan dünyayı anlamasını zorlaştırdı. Soğuk savaş ve huzursuzluk, sahte bir ekonomik refahın yamacına müthiş bir hızla düşen insanlar, çılgın bir hedonizm, dünya ekonomi politikasının liderlerinin dişil kibirleri, hepsi parmaklarını keyfi bir gül demeti gibi yaraladılar.” Ve bunun da Mishima için “Güllerle Ödenen Kefareti” olduğunu söyleyebiliriz.

Bu vahşete olan tutkusunu gençlik yıllarını 2. Dünya Savaşı sırasında yaşamış olması tetiklemiş olacaktır. Sağlık durumu nedeniyle askere gidemez ancak bir savaş uçağı fabrikasında çalıştırılır: tek görevi ölüme gitmek olan tek kişilik uçaklar. Dönemin Japonya’sının kişiliğine ve sanatına olan etkisi su götürmezdir. Kendisi gibi içinde bulunduğu toplum da her türden çelişkili bir buhran içerisindedir. Bu ölüm ve kan tutkusu da ne Japonya toplumunda ne de edebiyat camiasında yeni bir şeydir aslında. Japon toplumunda ölüm ve şiddet bir nevi Japonluk duygusunu, değerlerini yaşatma, Batılıların karşısında özgünlüğünü koruma çabası olarak görülür. Freudyen bir bakış açısıyla baktığımızda da insanın bilinçdışında yatan tehlikeli şiddet tutkusun en az Mishima’da kendisini gösterdiği kadar Dante’nin Cehennem’inde yahut Goethe’nin Faust’unda yer bulduğunu söyleyebiliriz. Ne var ki Mishima kendi tutkularını, kana olan düşkünlüğünü bütün açıklığıyla yaşamasıyla sapkın olarak nitelendirilmiş, topluma aykırı görülmüştür.

Yukio Mishima ölüme olan tutkusunda yalnız değildir. Aslında bu tutku onun geleneksel samuray değerlerine bağlı oluşunun bir uzantısı olarak gelişmiştir. Hakagure isimli kitabında Yamamoto Tsunetomo “Samuray’ın yolu ölümdür.” der ve bir samurayın ölüm ve yaşam arasında kaldığında doğrudan ölümü seçmesinin onurlu bir hareket olduğunu söyler. Japonya toplumunun ölümle kurduğu ilişki çağlardan beri Avrupa’nın ya da dünyanın geri kalanının ölümle kurduğu ilişkiden farklı olduğundan bu sözler ve düşünce biçimleri bir nevi absürt görünebilir ancak burada ne Yamamoto’nun ne Mishima’nın savunduğu şey kendini umarsızca ölüme bırakmaktır. Dövüş sanatlarında ustalığa erişmek için samurayın kendisini ölüm korkusundan soyutlaması ve yaşamla olan bağını koparması gerekir. Ancak böylece dövüşü kazanmanın yüceliğine erişebilir. Ölümle birlikte yaşamak, onu kabul etmek ve her an ona hazır olmak yaşamda insanı üst mertebelere çıkartır, güzellik ve zarafet ile yüklü bir yaşama ulaşmasını sağlar. Yukio Mishima’nın ölümle kurduğu ilişki de Hakagure’de anlatılanlardan yola çıkar. Sanat eserini bir tür yüce ölüm olarak tanımlar, yaşamın aşkınlığı deneyimlemesine izin veren tek güç olduğunu söyler.

Mishima’nın çelişkileri estetik anlayışında da kendisini gösterir. Çocuk yaşlarından itibaren Oscar Wilde, Friedrich Nietzsche okuyarak Avrupa estetiğinden ve kültüründen etkilenen Mishima aynı zamanda geleneksel Japon değerlerinin savunuculuğunu yapmaya çalışır. Avrupai güzellik anlayışı, Mishima’nın bedene ve bedensel hazlara olan tutkusunu da beraberinde getirir. İlahiliğe beden yoluyla ulaşılabileceğini söyler. Onun için güzelliğin kaybı bir insanın başına gelebilecek en kötü şeydir. İntihara olan güzellemesi de belki bu yaşlılık, güzellik kaybının onun için korkutuculuğunda yatar. “Bir insan kendi isteğiyle doğmaz, ama kendi isteğiyle ölebilir.” der Mishima ve intiharı “mutlak bir eylem” olarak tanımlar. Bedensel güce oldukça önem verir. Evlendiğinde karısına kendisine iki şeyde karışmaması için söz verdirtmiştir. İlk olarak yazı yazmasına ve ikinci olarak da spor yapmasına karışmayacaktır. Bir dövüş ustası olarak kendisini geliştirir, karatede siyah kuşakta ikinci dereceye kadar yükselir. Ancak fiziksel özellikleri yine de çekici olmaktan çok uzaktır. Bir Japon dergisine göre yapılan ankette kadınların yüzde ellisi Mishima ile evlenmektense kendisini öldürmeyi tercih ederdi.

İntihara olan tutkusu onun mutlak sonunu tahmin etmeye yeterlidir. Bunu herkes gibi kendisi de tahmin ediyordu, hatta bunu en az bir yıl öncesinden planlamıştı. Ancak bu intihar kimsenin duymayacağı, gizli bir yerde olmayacaktı yakında herkesin konuşacağı, onu tarih sahnesine yazdıracak bir efsaneye dönüştürecekti.

Fotoğraf 3

Devletin modernist tutumunun geleneklerine gölge düşürdüğü savunması onu kendi eğittiği 100 kişilik bir ordu kurmaya kadar götürür. Bu orduya “Kalkan Cemiyeti” adını verir. Kalkan Cemiyeti’nden dört üyenin kışlayı bastıkları günün sabahı Yukio Mishima, ünlü dörtlemesi “Bereket Denizi” serisinin son kitabı olan “Meleğin Çürüyüşü” adlı eserini yayımcısına gönderir ve üzerine bir not ekler; “İnsan yaşamı kısa, ama ben hep yaşayacağım.”  Bu kadar ölüm güzellemesi yapan bir adamın son yazılı notunun sonsuz yaşamla ilgili olması, çelişkilerinin en güzel ve son örneğidir.

Kalkan cemiyeti üyeleri generali esir almış ve 800’den fazla askerin bahçede toplanmasını sağlamışlardır. Yukio Mishima balkona çıkar ve manifestosunu okur. “Biz Japonya’nın refah sarhoşu olduğunu ve ruhsuzluk içinde mahvolduğunu görüyoruz… Ona kendi suretini tekrar göstereceğiz ve bunu yaparak öleceğiz. Sizin için ruhun öldüğü bir dünyayı kabullenirken sadece yaşamanın önemli olması mümkün müdür?..  Ordu kendi var olma hakkını inkar eden o antlaşmayı koruyor… (1 yıl önce yenilenmiş olan Japonya-ABD antlaşmaları) …Japonlar olarak temel değerlerimiz tehdit altındadır. İmparatorun artık Japonya’daki doğru yeri kalmamıştır…” ve başbakanı istifaya davet eder. Karşılığında aldığı tepki ancak askerlerin yuhalamaları ve kahkahalarıdır. Darbe girişimi açıkça başarısız olmuştur. Bunun üzerine Yukio Mishima içeri girer ve kılıcını alır. Kendisinin bildiği en onurlu ölüm olan ve hatta bir cinsel haz öğesi olarak tanımladığı seppuka (hara-kiri) şekliyle intihar eder. Son sözleri gözyaşları içinde şunlar olur. “Beni yeterince duyduklarını sanmıyorum.”

Ünlü yazarın annesi, intiharı için kimsenin ona acımaması gerektiğini söyler. “Hayatında ilk kez arzuladığı şeyi yaptı.” Biyografi yazarı John Natan bu darbe girişiminin en başından beri kendisini intihar etmesi için oluşturduğu bir eylem olduğunu savunur. Bu ihtimal çok da uzak görünmemektedir.

Ölümünden sonra ardında 34 roman, 50 oyun, 25 kısa öykü kitabı, bir tanesi kendi kitabından uyarlama olmak üzere oynadığı 6 film bırakır. Yukio Mishima’nın tartışmalı kişiliği ve eserleri bugün bile isminden bahsettirerek yeni filmlere, kitaplara, çalışmalara konu olmasını sağlıyor. Kendisinin alamadığı Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen çağdaşı olan yazar arkadaşı Kawabata, ödülü Mishima’nın alması gerektiğini söyler ve onu “300 yılda gelen bir dahi” olarak tanımlar. Ne var ki Yusunari Kawabata da, Mishima’nın intiharından yalnızca bir sene sonra mutfak gazını açık bırakarak intihar eder. Buradan da anlarız ki; intiharla, ölümün güzellemesiyle ve toplumsal çelişkilerle dolu bir kültürde sıkışmış romantik ruhların sonu ancak böyle olagelir.

Mishima’nın hayatı ve ölümü hakkında daha fazlası için “Mishima: A Life in Four Chapters” filmini izleyebilirsiniz.

Kaynakça:

Akdeniz. A. (t.y), Çok farklı bir samuray, Erişim adresi: http://www.dipnotkitap.net/ROMAN/Bir_Maskenin_Itiraflari.htm

Nathan, J. (1974). Mishima: A Biography, Little Brown and Company: Boston/Toronto

Öğüt, H. (2010). Mishima’nın en büyük hayali. Erişim adresi: http://www.dipnotkitap.net/ROMAN/Bir_Maskenin_Itiraflari.htm

Pilot, P. (2018). David Bowie & Yukio Mishima: of sailors, aliens, angels and roses, Erişim adresi: https://paola1chi.blogspot.com/2019/06/david-bowie-yukio-mishima-of-sailors.html

Tsunetomo, Y. (1900). Hagakure: The Book of the Samurai

Uzunhasanoğlu, İ. (2017). Ölüme hayran bir yazar – Mishima, Erişim adresi: http://www.iremuzunhasanoglu.com/olume-hayran-bir-yazar-misima/

Yazıcı, D. (2013). Ölümün büyüsüne tapınan yazar: Mishima!, Erişim adresi: http://www.eskimeyenkitaplar.com/olumun-buyusune-tapinan-yazar-misima/

Yılmaz, O. (t.y.). Mishima’nın kılıcı mı, yoksa dünya mı daha kanlıydı? Erişim adresi: http://www.dipnotkitap.net/ROMAN/Bir_Maskenin_Itiraflari.htm

Fotoğraf Kaynaklar:

Fotoğraf 1 Erişim Adresi: https://medium.com/@berkozler/yukio-mishima-%C3%BCzerine-eca95e982c59

Fotoğraf 2 Erişim Adresi: https://cvltnation.com/the-tragic-life-and-death-of-yukio-mishima/

Fotoğraf 3 Erişim Adresi: https://www.historytoday.com/archive/author-historian/portrait-author-historian-yukio-mishima

ETİKETLER:
YAZAR BİLGİSİ
Sıla Mutaf
Sıla Mutaf, 2000 yılında İzmir'de doğdu. Boğaziçi Üniversite'sinde Psikoloji ve Tarih bölümlerinde okuyor. Yazı yazmak ve seyahat etmek en büyük tutkusu, bir de insan denen varlığı anlamayı başarırsa başı göklere erecektir. MozartCultures'da sanat, edebiyat, tarih, sinema üzerine yazılar yazmak için katıldı.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.