ALTIN YÖNETMEN: NURİ BİLGE CEYLAN

Nuri Bilge Ceylan 26 Ocak 1959 tarihinde İstanbul Bakırköy’de doğdu.1976 yılında, İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünü kazandı. 1978 yılında tekrar sınava girip Boğaziçi Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği bölümüne geçti. Mimar Sinan Üniversitesi Sinema bölümünde iki sene yüksek lisansı yaptı. İlk olarak arkadaşı Mehmet Eryılmaz’ın bir kısa filminde oyunculuk yapmaya başladı ve teknik sürece baştan sona katılarak bilgisini pekiştirdi. Sonra da o filmin çekildiği Arriflex 2B kamerasını kendi kısa filmini çekmek amacıyla satın aldı.1993 yılı sonlarında, bir kısmını Rusya’dan kendi valizinde getirdiği, bir kısmını TRT’nin verdiği son kullanma tarihi çoktan geçmiş filmlerle kısa filmi Koza’yı çekmeye başladı. 

Filmde yeniden birlikte yaşamayı deneyen ama başaramayan yaşlı bir çiftin hikayesini ele aldı.

Film 1995 Mayıs’ında Cannes’da gösterildi ve Cannes Film Festivali’nde yarışmaya seçilen ilk Türk kısa filmi oldu.

Ardından Koza’nın devamı sayılabilecek ve bazılarınca “taşra üçlemesi” diye nitelendirilen üç uzun metrajlı film geldi:

1.Kasaba (1997)

Kasaba, tipik bir Anadolu kasabasında yaşayan ve üç kuşağı bünyesinde barındıran bir ailenin hayatını çocukların gözlerinden anlatan bir film.

“Daha gençsin, ölüme uzaksın da öyle konuşuyorsun. Hiç olur mu…
Ölüme yaklaşınca insan düşünüyor, ruhen de hazırlanıyor. Yoksa dayanılmaz, inanmak lazım değil mi. İnsan gurbette kalakalıyor, nereye baksan, kime baksan yabancı.”

2.Mayıs Sıkıntısı (1999)

Mayıs Sıkıntısı doğduğu kasabaya film çekmek üzere dönen Muzaffer’in hikayesini anlatır. Babası Emin, tarlasının yanındaki küçük bir ormanlık bölgeyi tarlasının hudutları içine katma mücadelesindedir. Dokuz yaşındaki yeğeni Ali ise babasına bir müzikli saat aldırabilmek için uğraşır. Bu uğurda halası tarafından bir sınava tabi tutulmayı kabul eder. Eğer bir yumurtayı kırk gün kırmadan cebinde taşımayı başarırsa saat konusunda bir şansı olabilecektir. Kuzeni Saffet ise talihi yaver gitmeyen bir kasabalıdır ve renkli bir yaşam vaat eden İstanbul’a göç etmeyi hayal eder.

Ben bu Mayıs aylarını hiç sevmem hep içime bir sıkıntı çöker. Hep bir terslik olur…

3.Uzak (2002)

Bu filmlerde Ceylan yakın arkadaşlarını, akrabalarını ve ailesini oyuncu olarak kullandı ve hemen her işi kendisi üstlendi. Görüntü yönetimi, ses dizaynı, yapımcılık, kurgu, senaryo ve yönetmenlik yaptı.

https://youtu.be/YJKIypY3P-g

Bu üçlemenin Son filmi olan ‘Uzak’ 2003 Cannes Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü’nü aldı ve bir anda Ceylan’ı uluslararası alanda tanınan bir isim haline getirdi. Cannes Film Festivali’nde sonrasında ödül yolculuğuna devam eden,

“Bazı insanlar çok uzaktalar. Bizim asla gidemeyeceğimiz yerdeler.”

repliğiyle “Uzak” 23’ü uluslararası olmak üzere toplam 47 ödül alarak Türk sinemasının en fazla ödül kazanan filmi oldu. 2003 yılı sonlarında ‘İklimler’ filminin mekan aramaları sırasında, askerlik yıllarından beri el sürmediği fotoğraf sanatına geri döndü. Sinemanın yanı sıra onu da yürütmeye başladı.

2006 Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI ödülünü alacağı 4. filmi ‘İklimler’ filmi yayınladı.

Filmde eşi Ebru Ceylan ile birlikte başrolü paylaşmıştı. Nuri Bilge Ceylan’ın görüntü yönetmenliğini yapmadığı tek filmi bu oldu.

2008 tarihli yayınladığı filmi ise Üç Maymun.

Bu film ile 61.Cannes Film Festival’inde aday oldu ve En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görüldü. ‘Üç Maymun’ daha sonra Oscar yarışında da ilk dokuza kalmayı başaran ilk Türk filmi oldu. Nuri Bilge Ceylan 2009 yılında tekrar Cannes’a geri döndü. Bu defa aday olarak değil Jüri olarak koltuğa oturdu.

2011 tarihli filmi “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminden replikler:

Ya doktor, bir insan bi başkasını cezalandırmak için hakkaten kendini öldürebilir mi doktor? Olabilir mi böyle bir şey ya, he?” + “Zaten intiharların çoğu başka birini cezalandırmak için yapılmıyor mu, savcı bey?”

Nuri Bilge Ceylan, insanı anlamaya çalışarak film yapmanın kendisi için daha anlamlı geldiğini belirtiyor.

Altın Palmiye adayı olan yönetmen,

“Hayatta ne kadar varsa filmlerde de o kadar umut olmalı. Filmlerimde karamsar olma hakkımı kullanıyorum.” diyerek aslında filmlerindeki ana temayı belirtmiş oldu.

Sinemaya bakışını ise şu sözleriyle belirtiyor Altın Yönetmen;
“Hayatta insan her yerde aynıdır. Yaşamla ilgili ikircikli filmleri seviyorum, her şeyi çözüme ulaştıran değil, muhtelif duyguları gösteren, ucunu açık bırakan filmler bana göredir.”

Filmlerinde direk çözüme ulaşmak yerine, olayı biraz daha dolaylı yollarla sonuçlandığını anlayabiliyoruz. Ceylan;
Filme 3 yıl önce başladık. Sinemacının gündemi kovalaması hem zor, hem de şart değil. Sinemacının gazetecilik yapmasına gerek yok.” sözleriyle filmin sürecini ve filmlerinde herhangi bir bir politik amaç gütmediklerini ve bu şekilde bir yaklaşımı da hoş karşılamadığını üstü kapalı dile getirdiğini görüyoruz.

Cannes Film Festivali’nde Ödül için sahneye çıkan Nuri Bilge Ceylan ödül konuşmasında;

“Ödülümü son bir yılda hayatını kaybeden Türk gençlerine adıyorum.” dedi.

Yönettiği “Kış Uykusu” ile Altın Palmiye’ye sahip olan Nuri Bilge Ceylan’ın 2012 yılında sinema dergisi Sight & Sound’da “en sevdiği” filmler listesini paylaştı. Sizler de bu filmleri izleyerek Nuri Bilge Ceylan’ın tarzını çözebilirsiniz.

1995 yılında”Koza” ile başlayan sinemasında hangi filmlerden ilham aldığını görelim:

1.L’eclisse (1962, Yön: Michelangelo Antonioni)

2. L’avventura (1960, Yön: Michelangelo Antonioni)

3) Shame / Skammen (1968, Yön: Ingmar Bergman)

4)Au Hasard Balthazar (1966, Yön: Robert Bresson)

5) Mirror / Zerkalo (1975, Yön: Andrei Tarkovsky)

Kış Uykusu’nda yönetmen başka bir büyük sanatçıdan ilham almış: Anton Çehov’un kısa öyküleri. İlk olarak 15 yıl önce yazarın 1892 yılında yayımlanan The Wife adlı öyküsü yönetmenin ilgisini çekmiş, ancak proje geliştikçe yönetmen, Excellent People (1886) dahil Çehov’un başka öykülerinden de yararlanmış. Ve Çehov’dan aldığı ilhamı ve yakaladığı bakış açıcısını şu sözleriyle ifade etmiş;

“Çehov hayatı bambaşka bir şekilde görmemi sağladı. Bence o, varlığımızın trajik boyutunu çok derin bir şekilde hissediyor ve anlatılması esasında mümkün gözükmeyen olayları çok basit bir şekilde anlatmayı başarıyor.”

Ceylan 64. Cannes Film Festivali’nde bir kez daha Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı.

Nuri Bilge Ceylan’ın çektiği filmler ve kazandığı ödüller:

  • 1995 – Koza: Cannes Film Festivalinde yarışmaya seçilen ilk Türk kısa film
  • 1997 – Kasaba
  • 1999 – Mayıs Sıkıntısı: Siyad Türk Sineması Ödülleri/En İyi Türk Filmi – En İyi Yönetmen, İstanbul Film Festivali – En İyi Türk Filmi
    Altın Portakal – En İyi Yönetmen
    12. Ankara Film Festivali – En İyi Film
    İskenderiye Film Festivali – Jüri Özel Ödülü
  • 2002 – Uzak : Ankara Film Festivali – En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetmeni
    Altın Portakal – En İyi Film
    Altın Portakal – En İyi Yönetmen
    Altın Portakal – En İyi Senaryo
    Cannes Film Festivali – Grand Prix
  • 2006 – İklimler : Altın Portakal – En İyi Yönetmen Ödülü
  • 2008 – Üç Maymun : Cannes Film Festivali – En İyi Yönetmen
  • 2011 – Bir Zamanlar Anadolu’da: Cannes Film Festivali – Jüri Özel Ödülü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir