Proserpine Efsanesi

Ünlü Ön-Rafaellocu sanatçı Dante Gabriel Rossetti’nin eserleri genellikle yaşamı ve aşk hayatındaki kişisel deneyimleriyle birlikte yankı buluyordu. Özellikle de destansı tanrıçaların bereketli portreleri…

Bu çalışmalarında onun için en büyük öneme sahip olan kadından esinlenmişti: kumral eşi, güzel ve sarışın metresi ve simsiyah saçlı ilham perisi. Daha sonraları bu kadın, Proserpine’in efsanesinin tasvir edildiği ünlü resme hem modellik hem de anlam açısından büyük katkı sağladı.

Proserpine
Proserpine, Dante Gabriel Rossetti, 1871, Private Collecion

Jane ve Rossetti arasındaki ilişki oldukça karışık türdendi. Jane Burden (1839-1914), Edvard Burne-Jones ve Dante Gabriel Rossetti tarafından, ikili Oxford’da oldukça ünlü bir Oxford Birliği duvar resmi çalışması yaparlarken, 1857 yılında keşfedildi. Rossetti’ye modellik yapmaya başlayan Jane, daha sonra William Morris (1834-1896) ile 1859’da evlendi. İkili arasında bir kıvılcım hala vardı ancak bu durum ikisi için de doğru değildi: Rossetti halihazırda Elizabeth Siddal ile bir ilişki içindeydi ve Morris de, Jane için çok daha iyi bir geçim kaynağıydı.
İşçi sınıfından olan Jane, onsuz ancak hizmetçi bir kız olabilirdi. Ama kocasının yardımıyla, üst sınıf bir kadın olmak için eğitimler aldı. Siddal’ın ölümünden birkaç yıl sonra aralarındaki ilişki tekrar ateşlendi ve Jane tekrar Rossetti’ye modellik yapmaya başladı. Bu ilişki Jane’in kocasına rağmen yine de pek sır olarak kalmadı.

Proserpine Efsanesi

Proserpine
Dante Gabriel Rossetti tarafından yapılan bir diğer Proserpine

Proserpine veya Romalıların deyişiyle Proserpina, yer altının kraliçesi ve Hades olarak da bilinen yer altı kralı Pluto’nun karısıydı. Tarım ve bereket tanrıçası Ceres ile tüm tanrıların hâkimi Jüpiter’in -Yunan mitolojisindeki Zeus- kızıydı. Tanrıçanın kaçırılmasıyla oldukça öfkelenen anne Ceres, kızı kendisine geri verilene kadar tüm dünyaya büyük bir kıtlık saldı. Bunun üzerine Jupiter Merkür’ü kızını geri getirmesi için yer altı dünyasına yolladı. Ne yazık ki, , Pluto’nun yanında kalırken ölümün meyvesi olarak da bilinen nardan yemişti. Bu meyveden yiyen kişi ömrünün geri kalanını yer altında geçirmek zorundaydı. Fakat Hades ile bir anlaşma yapıldı ve Hades Proserpine’in yılda bir kere annesine gitmesini kabul etti. O zamandan sonra Proserpine ilkbaharın tanrıçası oldu. O, yer altından yılda bir kere kendi evine döndüğünde, kışı atlatan dünya, baharın gelişiyle dirilmeye başladı.

Resmin Tarihi

Proserpine
Jane Morris, Rossetti’ye poz verirken, 1865

Jane, 1871-1877 yılları arasında Rossetti’nin Proserpine temalı sekiz tablosuna düzenli olarak modellik yaptı. Rossetti bu tanrıçaya bakış açısını bir mektupta şöyle anlatır:

“Bu figürün bu kadar anlamlı olması Proserpine’in yılın sadece belirli bir yarısını ışıklar içinde geçirmeye izni olmasıyla ilgili. Proserpine karanlık şatosundan içeri giren anlık bir ışığa özlemle bakıyor ve duvarın üzerindeki çatlağa tutunup içeri uzanan bir sarmaşık ona anılarını çağrıştırıyor.”

Bu  imaj birçok açıdan Rosetti’nin Jane’e bakışını, onu, bağlı olduğu kocasından arada sırada ışığa ve neşeye salınan bir tanrıça olarak görmesini özetler nitelikte. Soldaki tütsü kabı tanrıçalığı temsil eder. Nar ise ölümden sonraki hayatın Hristiyanlıktaki sembolüdür ve burada da Proserpine’in tutsaklığını sembolize eder.

Proserpine
John R Parsons’ın kadrajından Jane Morris, 1865

Rossetti’nin aşkının bir simgesi olarak Jane’e kendi koleksiyonundan hediye ettiği mücevherler resimlerinde de yer alır. The Beloved (1865-6) adlı eserindeki Burma bilekliği, The Blue Silk Dress’te (1868) modellik yaptığı sırada taktığı ünlü altın kolyesi ve diğer hepsi şu an halka açık olarak Londra V&A’ Müzesinde sergilenmektedir.

Legend of Proserpine by Dante Gabriel Rossetti

Tercüme Eden : Cansu Doğuç

2 Replies to “Proserpine Efsanesi”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir