Leonard Cohen ve çok yönlü yaşam biçimi

Monreal’de Yahudi bir ailede doğan Leonard Cohen, talmudist büyükbabasının da etkisi ile maneviyatla dolu bir ortamda yetişti.
“Aslında hayatında “hevesli-rockçu” arka planı hiç yoktu”, diye altını çiziyor Fransız kökenli rock uzmanı Michka Assayas. En çok bilinen ve yorumlanan şarkısı Hallelujah’dır. Leonard Cohen’in derin ve boğuk sesinin bazen ona kutsal bir etiket kazandırdığı bile olmuştur. Onun son dönemlerde piyasaya çıkan albümü sanki aramızdan ayrılacağına bir işaret gibiydi. “”Affetmek istemiyorum”, (Je ne veux pas de pardon), “Hayır, suçlayacak kimse yok” (Non, non il n’y a personne à blâmer), “Masayı terk ediyorum”(Je quitte la table), “Oyun dışı kaldım”(Je suis hors-jeu)…bunların hepsini You Want it Darker albümünde söylemişti.

Şair

Suzanne’ın yazarı kariyerine 50’lerde birkaç şiirden oluşan bir derleme ile başlamış, dizelerini müzik ile harmanlamadan önce, 60’lardan başlayarak romanlarına geçiş yapmıştı. Lakin O, sonradan da şiir yazmayı ve yayımlamayı durdurmamıştı. Son şiir derlemesi, Book of Longing (2006), Fransızcaya Le livre du désir şeklinde çevrilmiş, Philip Glass’ın sayesinde 2007 senesinde müzikle buluşmuştu. Şiirin büyük aşığı, Beat jenerasyonun lanetli şairlerinden Leonard Cohen ergenlik döneminde tanıştığı meşhur İspanyol şair Federico Garcia Lorca’nın şerefine kızının ismini Lorca koymuştu.

Keşiş

“1993 senesinde bir turneye çıktım. Bu öyle bir turneydi ki, turne boyunca inanılmaz derecede şarap içmiştim. Sağlığım iyice kötüleşmişti, ruh halim ve kalbim harabeye dönmüştü.. ..hayatımda bir düzene ihtiyacım vardı. Mont-Baldy’e gittim ve sanırım orada beş veya altı sene kaldım.” Bu cümlelerde Cohen Kaliforniya’da bir buddist manastırında nasıl yıllarca kaldığını ve 1996 senesinde rütbe devraldığını açıklamak istiyor. 1999’da manastırı terk ederek bu serüvene bir son veriyor.

Aşık

Marianne, Suzanne…kadınlar Cohen’in hayatını doldurdular, şarkılarına ilham oldular. Suzanne ile Cohen arasında hiçbir zaman bir yakınlaşma olmadı. Çünkü bu genç kadın Cohen’in yakın arkadaşlarından birinin kızarkadaşıydı. Buna karşın, Norveçli Marienne Ihlen bir Yunan adasındaki tanışmalarından sonra yıllarca Cohen ile aynı hayatı paylaştı. 2016 senesinin Temmuz ayında ilham perisinin ölüm döşeğindeyken, Cohen ona içler acısı bir veda mektubu yazdı. “Çok yaşlandığımız ve vücudumuzun çöktüğü o vakit geldi. Sanırım çok yakında ben de yanına geleceğim..Şimdi sadece sana iyi yolculuklar demek istiyorum, Hoşçakal! Eski arkadaşım ve sonsuz aşkım…Tekrar buluşacağız.”

Cohen 10 şarkıda

Işte Kanadalı müzisyen Leonard Cohen’in, aralarında Johnny Cash, Joe Coker, Bon Jovi gibi isimlerin de tekrardan seslendirdiği 10 mükemmel şarkısı:
Suzanne (1967) Songs of Leonard Cohen albümünden
So Long Marianne (1967) Songs of Leonard Cohen albümünden
The Partisan (1969) Songsfrom a Room albümünden
Bird on the Wire (1969) Songsfrom a Room albümünden
Hallelujah (1984) Various Positions albümünden
Dance With Me to the End of Love (1984) Various Positions albümünden
Take This Waltz (1988) I’mYour Man albümünden
EverybodyKnows (1988) I’mYour Man albümünden
Avalanche (1971) Songs of Love and Hatealbümünden
Nevermind (2014)PopularProblemsalbümünden
Şimdi bir de Kanadalı usta müzisyenin hayatındaki en önemli tarihlere göz atalım:
21 eylül 1934: Montreal’de Polonyalı Yahudi bir ailede doğdu. Dokuz yaşında babasını kaybedecekti.
1956-1966: Mcgill Üniversitesi’nde tarih bölümünde okuduktan ve bir senesini de Kaliforniya’da geçirdikten sonra ilk şiir derlemelerini yayımladı. (Let Us Compare Mythologies, The Spice Box of Earth). Sonradan burs kazandı ve Avrupa’nın yolunu tuttu.
1963 :Yedi seneliğine birYunan adası olan Hydra’ya yerleşti. Burada çok tartışılacak Flowers for Hitler, isimli şiirlerini yazdı. Ardından kutsallık ve kâfirlik üzerine The Favorite Game adlı bir roman, sonrasındaise Boston Globe tarafından James Joyce ile kıyaslanacak, dinvecinselliküzerineBeautiful Losers ismini verdiğiromanını kaleme aldı.
1967:Songs of Leonard Cohen başlığı altında ilk albümü çıktı. Bu albüm Amerikan Judy Collins tarafından popülerlik kazandırılmış Suzanne şarkısının bir versiyonunu da içeriyordu. Çok iyi tepkiler aldı.
1970: Amerika, Kanada ve Avrupa’ya ilk turnesini gerçekleştirdi. Britanya’da çok ünlü bir festivale katıldı.
1988:Yeni bir tarzla çıkış yapan I am your man albümünün getirdiği büyük başarıyla hafızalarda kaldı. Albüm Cohen’in de artık taşınmış ve yaşamakta olduğu Los Angeles’da piyasaya çıktı.
1994: Cohen, California, Baldy Dağı’ndaki bir Budist manastırına yerleşti ve 1996 yılının Ağustos ayında, Jikan adı altında bir Zen rahibi olarak görevlendirildi. Jikan Sessiz demekti.

1999: Kendi menejeri tarafından dolandırıldığı konserler için yola çıktı. İki sene sonra Ten New Songs adı altında yeni albümü çıktı.
2010: New York’taki “Şeref Kürsüsü”ne girdi, ve Grammy ile ödüllendirildi. Ordre du Canada’nın bir üyesi olarak, bir sene sonra Prince des Asturies des Lettres ödülünelayıkgörüldü.
2016 : Seksen ikinci yaş gününde, Adam adını verdiği kendi oğlu ile birlikte on dördüncü albümünü çıkarmayı başardı. Bu albümde Montreal’deki sinagogun korosu Cohen’in sesine hiç olmadığı kadar yorgunluk ve koyuluk katmıştı. SankiCohen Tanrı’ya son yolculuğuiçinhazırolduğunubelirtmekistemişti: « Hineni, hineni, My Lord » (İşteburadayım, Tanrım!)
https://www.lesoleil.com/arts/les-multiples-vies-de-leonard-cohen-8ac6246cd8431dbe8003842d491ad18b sitesinden Asiman ISMAYILZADA tarafından çevrilmiştir.

Bir cevap yazın