Mektup Aşkları

İlk okul çağından bir çok aşk mektubu okuduk hepimiz. O minicik kağıtlara yazılan gizli aşk itirafları gibi. Bazende Hatıra defteri diye hepimizin arkadaşlarına yazdırdığı ama en güzel ve en özel sayfasını aşık olduğu çocuğa ayırdığı sayfalar. Ah o sayfada ne aşk manileri ne kalpler ne kalbin kadar temiz sayfa için teşekkürler vardı.Büyüdük ve geçti.Şimdi yeni nesilde de yok böyle şeyler, şimdi kim kime mektup yazıyor ki? Geçenlerde bir kitap hediye edildi bana, açıkçası şaşırdım. Artık insanlar pahalı gösterişli şeyleri tercih ediyor. Kitabı uzattığın da oldukça şaşırmıştım açıkçası. Ne güzel bir düşünce, ne kadar da ince. Hemen açtım baktım kitaba. Cemal Süreya’nın “On Üç Günün Mektupları”. Elime aldığım kitabın ön sözünü 2 dk olsa da okuma huyum var. Kaşla göz arasında okudum. Cemal Süreya mektupları Eşi Zuhal hanıma yazmış. Bu kitabın sahibi olduğum için mutluydum bir yandan da hüzünlendireceğini de anladım. Şimdi biraz size kitabın içeriğinden bahsetmek istiyorum.

Cemal Süreya’nın gerçek adı Cemalettin Seber’dir.Zuhal hanım onun ikinci eşi oğlu Memo Emrah’ın annesidir. Zuhal hanımın ağır bir ameliyat geçirmesi gerekir ve hastaneye yatırılır. Bu sırada Cemal süreya hergün “ipekböceği sesli sevgilim” , “Umudum”diye hitap ettiği Zuhal’ine yazar mektupları. Gün içerisinde oturduğu kahve de, parkta, evde bile yazar sevdiğine mektupları. Oğlu memonun durumunu, eve kimin gelip gittiğini sohbet eder gibi anlatır. Kendi el yazısıyla yazmış tüm bu mektupları şiirleri. Hatta Eşine “Sakla ben öldükten sonra istersen yayınla, istersen de Memoya ver o ne yaparsa yapsın” demiş mektuplar için. Yayınlanma, beğenilme gibi bir kaygısı olmadığı gibi buram buram aşk kokuyor sayfaları..

“Bir çeşmeye koşar gibi koşuyorum sana” * Anlasana!

Cemal Süreya Tüm mektupları yazarken 41 yaşındaydı. 41 yaşında bir adam sevdiği kadına hasta yatağında mektuplarıyla sevgisini, yaşama sevincini anlatıyor. Üstelik bu mektuplar da Bir kız çocuğu hasretini dile getiriyor. “Elif Zeyno”, kız çocuğu istediğini eşine şiirlerle mektuplar anlatan bir aşk adamı. Ne kadar da şanslı bir Kadınsın sen Zuhal Ceber! 41 yaşındaki adama hala aşk mektupları yazdıran. Sevgisinden mahrum kalmasın diye hergün bıkmadan usanmadan, yorulmadan elleriyle yazıyor sevdiğine.

Ben seni düşünüyorum seni Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi Kalbim diyorum Kalbim Daha dün tezgahtan çıkmış bir su sayacı gibi Aşkı anılar besliyor düşler kadar

Kitabı okurken Cemal Süreyanın aşkına şahit oluyorsunuz. Kitabı kapatınca da böyle bir adama sahip olamayacağınız için de hayıflanıyorsunuz. Günümüzde WhatsAppta görüldü bırakan insanları mektup yazdıracak bir Zuhal çıkar mı, bilmem ama Cemal’i bulmakta her Zuhal’e kısmet olmuyor.Size Cemal Süreyanın el yazmalı şiirini bırakıyorum. Bu hayatta ya Cemal olun Yada Cemalin karısı. Çünkü ;

Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe Aşktır. Sevgi eskidikçe Sevgi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir