Şairlerin Şairi: Boris Leonidoviç Pasternak

 Doktor Jivago’nun(Doctor Zhivago) yazarı: Boris Leonidoviç Pasternak

Boris Leonidoviç Pasternak. 10 Şubat 1890’da Rusya’nın Moskova kentinde dünyaya geldi. Her ne kadar tek bir romanı yayımlanmış olsa da 20.yy. Rus Edebiyatının en iyi şairlerinden/yazarlarından/ biri olarak tanınmaktadır. Hem varlıklı hem de sanatçı ruhlu bir aileden gelmektedir. Babası; Leonid Pasternak dönemin tanınmış ressamlarından biri, annesi Rosa Kaufman ise konser piyanistiydi.

Boris Leonidoviç Pasternak
Boris Pasternak annesi ile birlikte, Odessa 1891

Aslen Yahudi olmasına rağmen Rus Ortadoks Kilisesi’ne kabul edilmiştir. Lise eğitimine başlayıncaya kadar annesi ve babası eğitimini özel ders aldırarak evde tamamlamıştır. Belki de annesinin piyanist olmasının etkisiyle, lisede bir süre müzik eğitimi almıştır. Dönemin en iyi yazarlarının ve müzisyenlerinin evlerine konuk olduğu bir evde büyümüştür. Rus besteci ve piyanist olan Alexander Scriabin, müziğe yöneliminde büyük bir öncü olmuştur. 15 yaşında aldığı müzik eğitimini, dört yıl okuduktan sonra bırakmaya karar verdi. Çünkü, küçük yaşlardan edebiyata olan ilgisini devam ettirmek istiyordu.

Moskova Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne yazıldı ama öğrenimine felsefe bölümünde devam etti. Bir süre sonra Almanya’ya giderek Marburg Üniversitesi’nde felsefe dersleri aldı. Edebiyata yönelmesi Almanya’da felsefe dersleri aldığı zaman başladı. Şiir çalışmaları buradayken başladı. Kısa bir süreliğine İtalya’ya gittikten sonra tekrar Moskova’ya dönüp, yarım kalan eğitimini tamamlamış oldu. Moskova’ya döndükten sonra 1914 yılında ilk şiiri ve eseri olan ‘’Bulutlarda İkiz’’ şiiri yayımlandı. Bu şiirinde sembolün ve mecazın da hakim olduğu, sembolizm akımı, görülmekte.

1.Dünya Savaşı sırasında çocukken geçirdiği kazadan dolayı askere alınmadı. İlk eseri de yayımlandıktan sonra bir kimya fabrikasında memur olarak çalışmaya başladı. Burada çalıştığı dönemi verimli kullandı. İki cilt şiir yazdı. Yazar, şiirlerinde dönemin içinde bulunduğu çöküşün yanı sıra, aşk temasına da çoğunlukla değinmiştir. Yazdığı iki cilt şiirlerden biri, bir yangında yok olurken diğer cilt, ‘’Bariyerlerin Üstünde’’, yayımlanarak büyük ilgi görmüştür.

1917’de tekrar Moskova’ya döndü ve iki kitap yazdı: ‘’Kızkardeşimin yaşamı’’ ve ‘’Temalar Ve Varyasyonlar’’. Yazarın yazdığı bu iki kitap, Ekim Devrimi gerçekleşene kadar 5 yıl boyunca, süren savaş nedeniyle basılmadı.

Ekim Devrimi’nde Ne Olmuştu?

Bolşevik Devrimi, Ekim Ayaklanması adıyla da bilinen ve Rusya’da Jülyen takvimine göre 25 Ekim 1917’de geçici hükümetin devrilerek, Lenin öncülüğünde Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açan ayaklanmadır.

Ekim Devrimi’nin amacı; ülkeyi emperyalist savaştan kurtarmak, içinde bulunduğu otoriteyi yıkmak, burjuvaziye karşı işçi, emekçi sınıfının çıkarlarını savunmaktı.

Boris Pasternak, devrimi her şeye rağmen destekliyordu. Her şeye rağmen destekliyordu çünkü; yazar, kurulan yeni sistemi acımasızca buluyordu ve bu yüzden anne-babası ve kızkardeşlerini Almanya’ya göndermek zorunda kaldı ama kendisi gitmedi. Kendisi, Moskova’da kalıp kütüphaneci ve çevirmen olarak çalıştı.

Samizdat, Sovyet bloğu oluşturan ülkelerdeki kaçak yayınları ve bu yayınların el altından dağıtılmasını kapsayan terime denir.

Yazarın yazdığı, ‘’Kızkardeşimin Yaşamı’’ adlı şiir kitabı samizdat dedikleri yöntemle yuty dışına kaçırılıp daha geniş bir kitleye tanıtıldı.

Yazar, ailesinin gidişinden sonra Yevgeni Lury ile evlendi ve oğlu Evgeny 1923’te dünyaya geldi. Yazar, ailesiyle beraber, anne-babasını ve kızkardeşlerini görmek için Berlin’ gitti. Ama her yıl ziyaret izni alamadığı için bu ailesini son görüşü oldu.

Doktor Jivago’nun Hikayesi(1957)

Doktor Jivago. Jivago, Rusça ‘’yaşamak’’ fiilinden geliyor. Yazar, küçükken kilisede dinlediği bir ilahide, İsa’dan ‘sonsuz yaşayan(jivago)’ diye bahsedildiğini duyunca, bunun kahramanına bir ad olacağını bir söyleşisinde belirtir.

Boris Leonidoviç Pasternak
Peredelkino köyünde Boris Pasternak, 1956.

Yazar, romanı altı ay gibi bir sürede bitireceğini planlarken, daha uzun bir sürede bitirir. Çünkü, hayatını kazanmak için önceliği roman çevirilerine vermek zorunda kalır ve roman çalışmaları sık, sık kesintiye uğrar. Kuzeni Olga Freydenberg’ e 1 Şubat 1946’ da şöyle bir mektup yazar: ‘’ Hayatımın en ateşli yıllarında biriktirdiğim ‘kaynaklardan’ yola çıkarak yazacağım uzun bir romana başladım. Yazın senin gelişine kadar bitirmenin acelesi içerisindeyim”.

Doktor Jivago yazarın hayatıyla aynı paralellikte yazılmıştır. Bu yüzdendir ki; romanın hem konusu hem de işleyişi daha kapsamlıdır. Roman, SSCB’de uzun süre yasaklanmıştı. Boris Leonidoviç Pasternak, devrime her ne kadar sıcak baksa da o da tıpkı diğer çağdaşı gibi yıllar sonra bu sıcaklığını ilki kadar taşıyamamıştır.

Roman, çok kapsamlı, zor ve karakter bakımından karmaşık bir roman olmasına rağmen dünya çapında bir efsaneye dönüşmüş ve çok sevilmiş. Roman bir savaş romanı olmasına rağmen büyük bir aşkı da anlatan bir roman aslında. Çok sevilmesinin en büyük sebeplerinden biri de içinde ‘sevgi ve aşk’ı barındırıyor olması.

Romanın konusu şöyle, Bolşevik Devrimi döneminde doktor ve de şair olan Yury Jivago, devrim süresi boyunca büyük bir buhran içerisindedir. Bunun yanı sıra, sarsıntılı bir evliliğe de vardır. Karısının kendisine duyduğu aşka karşılık veremeyen çaresiz Yury, devrim liderlerinden birinin karısına aşık olur. Bu aşk ve evliliği arasında kalan Jivago, sadakat ve tutkuları arasında da kalmaktadır.

Romanın tanıtım bülteninden : “Ne kadar büyük bir aşktı yaşadıkları!
Özgür, eşi benzeri olmayan bir aşktı. Başkalarının ancak şarkılarda söylediklerini onlar yüreklerinde hissetmişlerdi. Birbirlerine olan sevgilerinin nedeni, uyduruk tanımlarda betimledikleri gibi, ‘yakıcı tutku’ ya da ‘karşı koyulamayan duygular’ değildi. Evrendeki her şey; ayaklarının altındaki toprak, başlarının üstündeki gökyüzü, bulutlar, ağaçlar birbirlerini sevmelerini istedikleri için bağlanmışlardı birbirlerine. Birbirlerine olan aşkları kendilerinden çok çevrelerini, sokakta karşılaştıkları tanımadıkları insanları, uzun yürüyüşlerinde gördüklerini, yaşayıp buluştukları odaları mutlu etmişti belki de.”

“20. yüzyılın ortasında, 19. yüzyılın büyük Rus romanı, Kral Hamlet’in hayaleti gibi, geri dönüp bizi ziyaret ediyor. Boris Leonidoviç Pasternak’ın Doktor Jivago’sunun bizde uyandırdığı duygu işte bu.”
-Italo Calvino-

Doktor jivago aynı zamanda 1965 ABd yapımı uzun metrajlı bir filmdir. Romanla aynı isimle vizyona girmiştir. Filmin oyuncu kadrosu; Ömer Şerif, Julie Christie, Geraldine Chaplin, Rod Steiger, Alec Guinness ve Tom Courtenay‘ın oynadıkları filmin yapımcısı Carlo Ponti‘dir. Film, on dalda birden aday gösterildiği Oscar ödüllerinden “en iyi uyarlama senaryo”, “en iyi görüntü yönetimi”, “en iyi sanat yönetimi”, “en iyi kostüm” ve “en iyi orijinal şarkı” dallarında olmak üzere beşini kazandı.

Boris Leonidoviç Pasternak
1965

Nobel Edebiyat Ödülü

Yazar, 1955’te tamamlar romanı. Pasternak dönemin popüler dergisi olan’’Novıy Mir’’ ile Doktor Jivago için yayın anlaşması imzalamış fakat teslim tarihini 1947’de vermiştir. Sekiz yıl sonunda, mevcut koşullar sebebiyle, bitirebilir. Pasternak, 1946-1950 yılları arasında, şiirleri nedeniyle her yıl Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilmişti. Ekim 1958’de Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi olarak açıklanır Pasternak.

Bu ödül Boris Leonidoviç Pasternak’a 23 Ekim 1958’de bir telgrafla bildirildi ve bir mektup yazarak cevap verdi Pasternak. Bu telgrafı ‘’ Memnunum, medyunum, onurlandım, şaşırdım’’ diye yanıtlar. Ancak 29 Ekim’de ikinci bir telgraf göndererek bu ödülü reddettiğini açıklar.

Boris Leonidoviç Pasternak aldığı Nobel Ödülü, romanı Doktor Jivago’yu yazdığı için değil, şiirlerinin değerlendirilmesi sonucu aldığını öğrenir. Yolunda gitmeyen şeyler olacaktır tabi. Parti Merkez Komitesi toplanmıştır ve gündemde ‘’Soğuk Savaş’ta Batı’nın eline önemli kozlar veren, uluslararası arenada Sovyetler Birliği karşıtı propagandayı güçlendiren bu ödülü, ülkeye ihanet” sayan rapor kaleme alınır. 27 Ekim’de Pasternak, Yazarlar Birliği’nden ihraç edilir. Sovyet vatandaşlığından çıkarılması söz konusudur. Bu artık Pasternak tarafından beklenen bir hamledir. Kendisinden istenen Nobel Edebiyat Ödülü’nü geri vermesidir.

Pasternak, uzun bir süre dışarıya kapalı kalır. Gazeteleri okumaz, kimselerle görüşmez. 29 Ekim’de sevdiği kadın İvinskaya’dan haber almak üzere Moskova’ya gider. Kısa bir telefon konuşmasından sonra ahizeyi yerine koyduğu gibi postaneye gider ve önce Stockholm’e bir telgraf çekerek ödülü alamayacağını bildirir. İkinci telgrafın metni daha kısadır: “İvinskaya’yı işe geri alın. Ödülü reddettim.” Telgrafın adresi Merkez Komite’dir.

Pastenrak, Nobel Ödülü’nü reddetmesine rağmen Sovyet basınında kınamalar devam ettiği ve sürgün edilmesi tehdidi sürdüğü için doğrudan Nikita Khrushchev’e yazdı ve anavatanından ayrılmasının kendisi için ölüm anlamına geleceğini söyledi.

Doktor Jivago’yu yazmasından sonra sevgi, ölümsüzlük, Tanrı’ya kavuşma konularında şiirler yazdı. Bu şiirleri 1959’da kitaplaştırdı ardından bir oyun yazmaya yöneldi. 30 Mayıs 1960’ta akciğer kanserinden hayatını kaybetti.

Ölümünden bir yıl sonra şaire şiirlerinden dolayı şairlik hakları geri verildiyse de Doktor Jivaga uzun yıllar boyunca yasak yapıtlar arasında yer aldı. Oğlu Yevgeny Borisovich Pasternak Stockholm’e giderek Nobel Ödülü’nü aldı.

Yapıtları

Şiir

  • Bulutlarda ikiz(1914)
  • Engellerin Üstünden(1917)
  • Kızkardeşim Hayat(1922)
  • Tem ve Çeşitlemeler(1923)
  • Hava Yolları(1924)
  • 1905 Yılı(1927)
  • Teğmen Schmidt(1927)
  • İkinci Doğuş(1932)
  • Erken Trenler(1943)
  • Yeryüzü Enginliği(1945)
  • Gece(1956)

Roman

  • Doktor Jivago

Kaynakça

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir