Özgürlük Adamı: Albert Camus

4 ocak 1960 pazartesi günü 2 sularında Fransa’nın Villeblevin yakınlarında bisikletli bir köylüyü bir araba sollamıştı. Baş döndürücü bir hızla geçip gitmişti yanından.Bir kaç yüz metre sonra ise şiddetli bir patlama sesinin ardından,arabanın tekerleğinin patladığını ve kontrolden çıkarak bir sağa bir sola hareket edip en sonunda büyük bir çınara çarptığını gördü köylü.İlk çarpmanın ardından bir ağaca daha çarpıp ikiye ayrılmıştı araç.Yolun kıyısındaki tarlada ikisi kadın biri erkek üç kişi yatıyordu,arabanın enkazında ise 4. bir kişi vardı.Sakin fakat şaşkın bir yüz ifadesi,hafif dışarı fırlamış gözler ve çenesindeki kan arabanın arka koltuğunda yatıyordu.Hemen ölmüştü.Kim olduğunun anlaşılması için cepleri arandığında ertesi gün kalkacak olan bir tren bileti bulundu ilk olarak,ardından da bir kimlik, adı; Albert Camus.

albert camus ile ilgili görsel sonucu

Fransız düşünür,roman,deneme ve oyun yazarı Camus 7 Kasım 1913 yılında Cezayir’de dünyaya gelmişti.Doğumunun ardından zor bir çocukluk dönemi geçirecekti.Annesi hizmetçilik yapan bir Fransız babası ise bir İspanyol’du.Babasının 1.Dünya savaşı sırasında ölümü üzerine yalnız kalan Madam Camus, iki oğluyla birlikte Moldova’dan Cezayir’e annesinin yanına taşındı, Albert Camus’nun felçli dayısı da onlarla birlikte yaşıyordu.

albert camus çocukluk ile ilgili görsel sonucu

Annesinin dünyaya karşı takındığı kayıtsızlık ve ilgisizlik Albert’i etkilemekte, kişiliği yeni oturmaya başlayan bir çocuğun mizacına ve ilerde ortaya koyacağı felsefi düşüncelerine zemin yaratmaktaydı. Mahallesi,annesi ve çocukluğu Camus’nun belleğinde çok derin izler bırakır.

1919 yılında gemici elbisesi ve sandaletleriyle ilk okula gitmeye başlar.1924’e,bitirme sınavlarına kadar da bu okula devam eder. Bulunduğu ortamda diğer çocuklar gibi ailesine katkıda bulunmak için okulu bırakıp bir el zanaatı öğrenecekken bir öğretmeni ona hayatının fırsatını sağlar.Yıllar sonra,1957’de,aldığı Nobel Edebiyat Ödülü’nü ithaf ettiği öğretmeni küçük Albert’in liseye gidebilmesi için bir burs ayarlar.1924 yılında liseye giden Camus bundan sonraki eğitim hayatını da burslar ile tamamlar.Lise öğrencisiyken felsefe okumak ister bunun yanında da futbola ve tiyatroya büyük ilgi duyar.

albert camus futbol ile ilgili görsel sonucu

Liseyi bitirince Cezayir Üniversitesi Felsefe bölümüne gider. Çocukluğundan beri tutkusu olan futbola üniversite yaşamında da devam eder.Okul takımında kaleciliği seçer kendine.Aslında kaleciliği seçmesinin tek bir nedeni vardır; yoksulluk. Nedeni yoksulluktur çünkü futbolu seven bir çocuğa büyük bir özveri ile alınan bir çift ayakkabının en geç eskidiği konum kaleciliktir.Maç günlerinden birinde acı bir olay yaşanır.Önemli bir karşılaşma sonrası eve terden sırılsıklam bir halde giden Albert üşütür ve hastalanır.Önce akciğer iltihabı ardından verem.Kendi deyimiyle ‘Verem ve Komünizm illetine yakalanmıştır.Bu iki unsur hayatı boyunca gerek felsefi ve edebi,gerek pratik boyutta kendini hissettirir.

Sıkıntılarla bitirdiği üniversiteden mezun olduktan sonra gazeteci olmaya karar veren Camus kısa süre önce tanıdığı Simone Hie ile evlenir fakat karısı morfin bağımlısıdır ve ailesine sadakatsizliği sonucu bir sene sonra ayrılırlar.Bu sırada üyesi olduğu Komünist partiden de ayrılan Camus hayatının en yalnız zamanlarını yaşamaktadır.’Zor yıllar.’ diye tanımlar bu dönemi.

albert camus sözleri ile ilgili görsel sonucu

Albert Camus’yu bir gün gazete çıkarma isteği ile bir arkadaşı ziyaret eder. Cezayir çalkantılı bir süreç içindedir ve dönem gazete çıkarmak için çok uygundur. Kendisiyle aynı fikirleri paylaşan arkadaşı Pascal Pia ile ‘’Alger Republicain’ adlı gazeteyi yayımlamaya, muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmaya başlar.

albert camus alger republicain ile ilgili görsel sonucu

Makaleleri Cezayir basınından oldukça farklı bir çizgidedir ve köşesinde yazdıkları sanki ileride çıkacak olan Cezayir ayaklanmasına işarettir. Zamanla bu muhalif tavra daha çok dikkat çeker ve bu kentten uzaklaştırma kararına dek sürer.Bu Albert Camus için sert bir darbe olur çünkü Cezayir’deki arkadaşlarından başka kimseyi tanımıyordur,hiç parası yoktur ve Francine Faure ile daha yeni evlenmiştir.Yeni bir başlangıç yapacak durumda değildir.1940 yılında,2.Dünya savaşının en yoğun olduğu sırada arkadaşı Pascal Pia’nın önerisi ve desteği ile Fransa’ya gider.Burada yaşadığı 3 aydan sonra tekrar Cezayir’e fakat yasaklı olduğu Cezayir kentine değil,eşinin ailesinin yaşadığı Oran şehrine yerleşir.Oran şehri ekonomik sıkıntıda olan Albert Camus’yu kayıtsız karşılar.İkiz çocuklarının sevincini bile yaşayamaz ayrıca omuzlarındaki sorumluluk da artmaktadır.Zor ve sürgün günler yaşamaktadır.

albert camus çocukluk ile ilgili görsel sonucu

Paris’e yola koyulur yeniden. Her şeye rağmen yalnızlığı ve yoksulluğu ona kafasında oluşmaya başlayan eserlerini bitirmesi için güç verir.İki yıl önce, denemelerinden oluşan iki ciltlik ‘Tersi ve Yüzü’ ‘Düğünler’ adlı eserleri Cezayir’de yayınlanmıştır.1941’de ise ‘Yabancı’ ve ‘Sisifos Söyleni’ adlı yapıtlarını yazmıştır.

albert camus yabancı ile ilgili görsel sonucu

Bu arada gençliğinden beri olan tiyatro tutkusunu kalemiyle birleştirerek oyunlar yazmaya başlamıştır.Dostoyevski’nin ‘Ecinnileri’ni büyük bir ustalıkla tiyatroya uyarlar.

dostoyevski possessed ile ilgili görsel sonucu

1942 yılında yayınlanan ‘Yabancı’ Fransa’da büyük bir heyecan yaratır. Araştırıldığında Camus’nun Yabancı’da kullandığı üslupla artık olgunluğunu ve ustalığını gösteren bir filozof olduğu düşünülür.

Aynı yıl direniş hareketine katılır. Combat örgütünün gizli yayın organı olan Combat gazetesinde editörlük yapar, savaşı protesto eden anonim yazılar yazar.

1945’te Combat’tan ayrılmasının ardından 1947 yılında ‘Veba’ romanını,1951 yılında ise kendisinin de içine alındığı Varoluşçuluk akımının temsilcilerinden olan Jean-Paul Sartre ile arasındaki en uzun tartışmalara neden olan ‘Başkaldıran İnsan’ eserini yayımlar.

1956 yılında ‘Düşüş’ romanının yayımlanmasının ardından 1957’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alır.

albert camus nobel prize ile ilgili görsel sonucu

Son yıllarında Macaristan’ın işgaline, Franco rejimine, Cezayir’de süren baskı ve rejime karşı çıkar.

Camus akademik anlamda felsefeci sayılmaz fakat felsefe tarihinde Nietsche gibi örnekleri olan ve yaşam sorunlarıyla doğrudan uğraşma anlamında felsefe yapan düşünürler arasındadır.

albert camus sözleri ile ilgili görsel sonucu

İçerik olarak ilk eseri ‘Tersi ve Yüzü’nden itibaren başlayan, sonraki eserleriyle birbirini tamamlayan ölüm, yaşamın değeri,dünyanın saçmalığı,ve başkaldırma gibi temalar onun felsefi duruşunu gösterir.

Çoğu kişiye göre Camus’nun düşünsel gelişimi iki önemli kavramla temellenir; saçma ve başkaldırma. Ölüm karşısında yaşamın anlamını sorgulayan,kişinin yaşama ve eylemlerine yabancılaştırıldığı için başkaldırmak gerektiğini söyleyen saçmanın babası Camus,kendisinden hiç beklenilmeyen bir anda saçmanın sınırlarını zorlayan bir trafik kazası ile henüz 47 yaşındayken öldü.Gittiği Lourmarin’den Paris’e gelmek için belirlediği dönüş vakti bir sonraki gün tren ile olacakken ani bir karar verip arkadaşının arabası ile daha erken bir saatte koyulmuştur eve dönüş yoluna.

albert camus nobel prize ile ilgili görsel sonucu

Ölümün, rastlantısal olarak seçilmiş olan bir köyde hazırlıksız olarak beklediğini bilmeden.

Sakin bir ölüm töreni ile uğurlandı dünyadan.Ve tüm dünyada her ağız aynı sözü söyledi onun için ‘’Zamansız, haksız ama her şeyden önce saçma absürt bir ölüm.’’

Genel içinde yayınlandı
Bir yorum Sizinkini ekleyin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir