Reading Time: 2 minutes

            Hayatımızda birçok karar anı bizi köşeye sıkıştırır, atmamız gereken adımlarla karşı karşıya kalırız. Yapmamız gereken seçimler, almamız gereken kararlar ve çözümlenmeyi bekleyen problemler peşi sıra gelir yaşam döngümüzde. Bizi biz yapan değerler de karşılaştığımız bu yol ayrımları olur çoğu zaman. Tanışıp hayatımıza dâhil ettiğimiz insanlar, yaptığımız meslekler yani bir yol ayrımına geldiğimizde heybemize yüklendiğimiz her şey bizi bir adım ileriye veya geriye götürür. Fakat insan olarak bizler, olumsuz yaşantıları, deneyimleri ve sonuçları üzerimizde taşımak istemeyiz. Güzel olanı, iyi hissettireni ise kendimize yükleriz tam tersine. Bu şekilde başarıları listemizde kendi tarafımıza; başarısızlıkları, hayal kırıklıklarını ise çoğunlukla dışsal ögelere, başkalarına yazma eğilimi gösteririz. Sonuçta sırtımızı kime dayamışsak bizi hayal kırıklığına uğrattıklarını düşünür ve bundan dolayı yaşamdan, ilişkilerden keyif alamamaya bile başlarız.

Bir başkasının ferdi iradesine bütünüyle ve kayıtsız şartsız teslim olup boyun eğmeliyiz fikri kendi irademizi yadsımayı kolaylaştırmanın ruhsal bir aracıdır ve dolayısıyla hakikatin uygun bir mecazi aracıdır.
Arthur Schopenhauer


            Çoğu insan sorumluluk almaktansa acı çekmelerinin, huzursuz, mutsuz ve kaygılı olmalarının suçunu insanlığa, adaletsizliğe, hayatındaki insanlara yüklemeyi ve sonucunda yakınmayı tercih eder. Yaşamın deli dolu, insanı oradan oraya savuran yanı bizim yüzümüzden öyle değildir. Sonuçta kim mutsuz olmak, ıstırap çekmek ister ki? Acı çekerek, haksızlığa uğradığını söyleyerek bizler kendimizi var etmeye çalışırız. Var olduğumuzu, yaşadığımızı bu şekilde belli ederiz istemeden de olsa. 

            William Glasser, Gerçeklik Terapisi olarak isimlendirdiği kuramında tam olarak bu konuyu ele alır. Yaşamın sorumluluğunu alabilecek nihai kişinin, yalnız bizler olduğumuza vurgu yapar. Dışsal ögelere yüklemeler yapmak bir nevi içsel huzur sağlıyor gibi gözükse de hayatının sorumluluğunu alacak cesareti gösteremeyen biri, kendisini daha da karamsar durumların içerisinde bulacaktır. Sonuca bakıp mutsuz olmaktansa en baştan iyi hissettirecek seçimler yapmak, atılacak adımları cesaretle atmak en nihayetinde yine bizlerin elindedir. Glasser, kuramında bireyin hayatına yönelik farkındalığının arttırılması ve sorumluluk alarak yaşamını idame ettirebilmesinin önemini aktarır. Ayrıca bu bir karar anında sorumluluk almanın da ötesinde, geçmişten gelen durumlardan dolayı pişmanlık veya kızgınlık yaşamamızı da engelleyecek, öyle ki dibi olmayan bir bataklıktan sıyrılmamızı sağlayacaktır. 

            Glasser’in bahsettiği yeterliliklere sahip bu kişilere bakıldığında, kontrol sistemleri gelişmiş, seçimlerinin yükünü yüklenebilmiş kişiler oldukları görülür. Bu farkındalığa sahip olanlar, değiştirebilecekleri durumların sorumluluğunu alıp, değiştiremedikleri içinse pişman olmayarak önlerine bakabilirler. Başkalarına ve başkalarının yaptıklarına gereğinden fazla anlam yüklemeden seçimlerinin doğrudan veya dolaylı sonuçlarını kabul edebilir, duygu ve davranışlarını yaptığı seçimlerin sonuçları olarak görerek de hayatının kontrolünü eline alabilirler. Kurban olduğunu, ezildiğini, günah keçisi ilan edildiğini düşünmediği için de çok daha sağlıklı ilişkiler geliştirmiş olurlar.

            Yaptığımız seçimler bizi bir noktadan bambaşka bir diyara götürür. Bizi götüren aracın sahibinin nihayetinde biz olduğumuzu fark etmek ise kendi ellerimizde. Bağımsız, farkındalık sahibi, kendi sorumluluğunu ve hayatının kontrolünü alabilmiş biri olup, bireyselleşme sürecini başarıyla atlatabilmek ve bu sayede de yaşamdan kendine bir pay çıkarmayı unutmamak insan olarak bizi biz yapan en dikkate değer becerimiz olsa gerek. 

Ayşenur Güzel

KAYNAKÇA

Özmen, A. (2004). Seçim Kuramına Ve Gerçeklik Terapisine Dayalı Öfkeyle Başa Çıkma Eğitim Programının Ve Etkileşim Grubu Uygulamasının Üniversite Öğrencilerinin Öfkeyle Başa Çıkma Becerileri Üzerindeki Etkisi.(Yayımlanmamış Doktora Tezi). Ankara Üniversitesi, Ankara.

Tanrıkulu, T. (2011). Türk Atasözlerinde Gerçeklik Terapisi. Milli Folklor. 90. 86-92.

Murdock, N. (2016) Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Kuramları Olgu Sunumu Yaklaşımıyla. Ankara: Nobel.

Schopenhauer, A. (2014) Hayatın Anlamı. İstanbul: Say.

Tavsiye Edilen Yazılar

Henüz yorum yapılmamış, sesinizi aşağıya ekleyin!


Bir Yorum Ekle