Site Loader

İlk sahnelendiği MÖ 442 yılından beri birçok filozofun ve yazarın üzerine düşündüğü, eleştirdiği, tekrar tekrar yazdığı Antigone’nin mutlaka her dönem için birkaç söyleyeceği vardı ve öyle görünüyor ki, hep olacak!

Antigone, Sophokles’in “Thebai Üçlemesi” adını verdiği tregedaylarının en sonuncudur. Olayların yaşandığı Thebai kentinden adını alan bu üçlemenin ilki “Kral Oidipus Tragedyası”; ikincisi ise “Oidipus Kolonos”tur.

Thebai’nin kurucusu olan Kral Kadmos’un üçüncü kuşaktan torunu Kral Laios ve eşi İokaste’nin bir oğulları olduğunda, Tanrı Apollon bu çocuğun günün birinde babasını öldürüp annesiyle evleneceğini öngörür. Kral ve Kraliçe böyle bir sondan kaçmak için çocuğu bir çobana verip dağ başına bırakmasını isterler, bir de kaçmasını engellemek için ayağını şişle yaralarlar. Çoban bebeğe acır ve bebeği büyütmesi için Korinthoslu bir köylüye emanet eder. Bu köylü ise onu çocuğu olmayan efendisi Polybos’a verir. Yeni ailesi ona “Oidipus (sakatlığına dayanarak ‘şiş ayak’ anlamına gelen)” ismini verir. Oidipus büyür ve günün birinde geleceği hakkındaki kehaneti öğrenir. O da bundan kaçmak için anne-babası bildiği Polybos ve eşi Merope’nin yanından ayrılır. Yolu Thebai’ye düşer fakat geçmesine izin vermeyen yaşlı Kral Laios ve korumalarını öldürür. Laios’un öz babası olduğunu henüz bilmiyordur.

Aynı zamanda Thebai aslan vücutlu, kanatlı ve kadın siluetli Sphenks adında bir canavarın hışmına uğramıştır. Bu canavar herkese bilmece sorar ve bilmeyeni öldürür. Oidipus’a gelince Sphenks “Sabah 4, öğlen 2, akşam 3 ayağı olan canlı hangisidir?” diye sorar. Oidipus “insan” cevabını verir: “İnsan bebekken elleri ve ayakları üzerinde emekleyerek, gençken iki ayağının üzerinde dimdik, yaşlanınca da elinde bastonuyla 3 ayakla yürür.” Oidipus’un verdiği cevap doğrudur, bunun üzerine Sphenks kendini öldürür ve Oidipus Thebai’yi kurtarmış olur. O artık Thebai’nin yeni kralı ve İokaste’nin yeni kocasıdır.

On beş yılın ardından, Oidipus ve henüz annesi olduğunu bilmediği İokaste’nin iki kız iki erkek olmak üzere dört çocuğu olmuştur. Fakat Oidipus’un bilmeden işlediği bu günahının bedeli bir salgın olarak Thebai’ye döner. Halk açlıktan kırılmıştır ve Kral Oidipus’tan bir çare beklemektedir. Kral Oidipus Tragedyası da işte bu sahne ile başlar.

Başlarına gelen bu lanetin kaynağının annesiyle evlenmesi olduğunu öğrenen Oidipus “Aydınlığım karanlığa dönüştü.” diyerek kendi elleriyle gözlerini oyar; İokaste ise kendini öldürür.

Üçlemenin ikinci oyunu Oidipus Kolonos’ta ise aradan 20 yıl geçmiştir ve Oidipus kendi rızasıyla çıktığı sürgünde ölmek üzeredir. Babalarının yokluğunda iki erkek kardeş –Eteokles ve Polyneikes- aralarında bir anlaşma yapmıştır; 5 yıl Eteokles hüküm sürdükten sonra yönetimi Polyneikes’e devredecektir. Fakat Polyneikes’in sırası yaklaştığında Eteokles anlaşmayı bozar ve yönetimi devretmeyi reddeder. Bunun üzerine Polyneikes altı düşman devletten yardım isteyip Thebai’yi kuşatmak için yola çıkar. Bu durumu manipüle eden Eteokles, Polyneikes’i bir vatan haini olarak gösterip Thebai halkını yanına alır ve iki kardeş arasında savaş başlar. Savaşın sonunda iki kardeş birbirini öldürür.

Savaşta kimin haklı kimin haksız olduğunu bilemeyiz ama bunun en çok dayıları Kreon’un işine yaradığı kesin. En yakın erkek akraba olarak Kreon başa geçer ve ilk iş olarak bir yasa çıkarır: Eski kral Eteokles için bütün kurallara uygun bir cenaze töreni düzenlenip gömülmesine; buna karşın Polyneikes bir vatan haini olduğu için açıkta bırakıp gömülmemesine böylece ruhunun rahat etmeyip sürekli yeryüzünde dolaşmasına karar verir.

İşte Antigone’nin hikayesi böyle başlar. Antigone ikisinin de eşit derecede suçlu ve eşit derecede suçsuz olduğuna inandığı abilerinin eşit bir şekilde gömülmelerini ister ve bir gece Polyneikes’in açıktaki cesedinin üstünü toprakla kaplayıp onun için dua eder. İçi rahattır artık, kendi için doğru olanı yapmıştır. Sabah bunu fark eden muhafızlar Kreon’a haber verir ve Antigone’yi bulurlar. Kreon’a savunma veren Antigone Kreon’un ısrarlarına rağmen yaptığının doğruluğunu savunur ve en son ölümüne karar verilir. Ama şöyle bir detay vardır ki Kreon’un oğlu Haimon Antigone’nin nişanlısıdır ve babasının yaptığının bir despotluk olduğunun bilincinde nişanlısıyla beraber taş blokların altında kalarak can verir. Oğlunun ölümünü duyan Kreon’un karısı Eurydike buna dayanamayıp kendini öldürür. Kreon da böylece cezasını almış olur.

Kuşkusuz Antigone hikayesinin birçok can alıcı noktası vardır fakat bence asıl dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Antigone savunmasında Kreon’un “Yasayı bildiğin halde neden ona karşı geldin?” sorusuna “O yasa senin yasandır, Tanrıların değil. Ben Tanrıların yasasına uydum.” cevabını verir. Bu aslında oyunun en temel amacını özetler; doğal hukuk mu üstündür pozitif hukuk mu?

Doğal hukuk, insanın doğal eğilimlerine ve amaçlarına uygun düşen kuralların bütündür. Bu eğilimler ve amaçların ancak toplum içinde şekillenebileceği göz önünde bulundurulduğunda, aslında, doğal hukuk bütünün ortak refahını amaçlar ve bu yönüyle yönetenlerin iktidarını sınırlar. Başka bir deyişle, doğal hukuk her zaman, her koşulda ve herkes için geçerli olan evrensel, etik bir rehberdir. Antigone’nin savunmasında söylediği “Tanrı’nın yasası” tam da doğal hukuka işaret etmektedir.

Öbür yandan pozitif hukuk ise belli bir toplumda ve belli bir zaman diliminde yürürlükte bulunan insan iradesiyle yapılmış hukuki normlardır. Kreon’un, cesedin gömülmemesi aksi halde gömen kişinin ölümle cezalandırılacağına dair çıkardığı yasa pozitif hukukun içine girer.

Doğal hukuk anlayışında, hukuk direkt olarak adalet ile tanımlanır. Hukuku geçerli kılan şey adil olmasıdır. Bir kanunun, kanun olması için adil olması gerekmektedir. St. Augustinus bunu şöyle özetler; “Non esse lex quade justa non férit” (Adil olmayan kanun, kanun değildir.) Pozitif hukukun içerği ancak doğal hukuka uygunsa geçerlidir aksi halde geçersiz sayılmalıdır. Doğal hukuk teorisine göre pozitif hukuka adil olduğu sürece itaat edilmelidir. Adil olmayan pozitif hukuka kimse itaat etmek zorunda değildir. Antigone’de de gördüğümüz budur. Antigone, Kreon’un yasasının adilliğine inanmaz kendi vicdanına ve dini öğretilerine göre hareket eder.

Antigone’nin verdiği en önemli mesajlardan biri olan doğal hukuk ve pozitif hukuk meselesinin felsefi boyutunu bir sonraki yazımda daha kapsamlı bir şekilde irdelemeye çalışacağım. Takipte kalmanız dileğiyle.

KAYNAKÇA

  1. Antigone, Sophokles, Çeviri: Güngör Dilmen

http://www.getronagan.k12.tr/uploads/antigone_1.pdf

  1. https://www.insanokur.org/antigone-sophokles/
  2. https://www.sanatabasla.com/2014/11/11/oidipus-ve-sfenks-oedipus-and-the-sphinx-ingres/
  3. Antigone: An English Version by Dudley Fits and Robert Fitzgerald

Berfin Coşkun

Bir cevap yazın

Bizi Takip Edin

Araç çubuğuna atla