Anasayfa / Sanat / Bilim ve Sanat İnsanlık İçin Bir Nimet mi Yoksa Lanet mi?: İkarus

Bilim ve Sanat İnsanlık İçin Bir Nimet mi Yoksa Lanet mi?: İkarus

Bilim ve Sanat İnsanlık İçin Bir Nimet mi Yoksa Lanet mi?

Bu soru, belki de insanlık tarihine damgasını vurmuş en önemli sorulardan biridir. Bilim ve sanat, insanlar için gerçekten bir gereksinim midir? Yoksa bu kocaman bir yalan mıdır? Bu soruya yanıt vermek için mitlere, düşünürlere ve psikolojik kavramlara başvurmak durumundayız. İkarus miti bize bu konuda rehberlik edecektir.

İkarus

Uçan ilk insan olarak mitoloji tarihinde önemli bir konuma sahip olan İkarus, psikolojide ergenlerin ailelerinden bağımsız olma ve onlardan kopma girişimlerini dile getirmek amacıyla kullanılmaktadır. Giritli mimar olan Daidalos ile köle Naukrate’nin oğlu olan İkarus, Kral Minos’un emriyle babası ile birlikte Labyrinthos’a kapatılmıştır. Oradan kaçıp kurtulmanın yollarını arayan Daidalos, uzun çalışmalardan sonra kendisi ve oğlu için bir çift kanat yapmış ve bunları balmumuyla omuzlarına tutturmuştur. Babası tarafından kendisine verilen,  “ne çok alçaktan uç ne de çok yükselerek güneş ışınlarına yakınlaş” öğüdünü unutan İkarus, başarısından duyduğu gurur, özgürlük sarhoşluğu ve doğayı yenme arzusu ile yükseldikçe yükselmiştir. Güneşe yaklaştıkça balmumundan kanatları erimeye başlayan İkarus, denize düşmüş ve boğulmuştur. Bu nedenle Ege Denizi’nde Sisam Adası çevresindeki deniz, İkarus Denizi olarak adlandırılmaktadır.[1]

ikarus sendromu
Digital Painting – Icarus

İkarus miti, birçok sanat eserine ve düşünceye esin kaynağı olmuştur. Psikolojik terminolojide, İkarus düşüşü veya İkarus Sendromu olarak geçer.

 

Psikolojide İkarus

İkarus'un Düşüşü
İkarus’un Düşüşü

“İkarus’un uçuşu” -“Flight of Icarus”-, ergenlerin ailelerinden bağımsız hareket etme ve kendi rotalarını çizme arzularını tanımlayan bir mittir. Herhangi birinin desteği veya yardımı olmaksızın yaşamak ya da bir işi olumlu sonuca ulaştırmak anlamına gelen, “kendi kanatlarıyla uçmak” deyimine esin kaynağı olmuştur. Bunun yanı sıra, kişinin izin verilmeyene ve yasağa karşı duyacağı olası bir çekimi de ifade etmektedir. [2]

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sinemada İkarus

1985 yapımlı, yönetmenliğini Terry Gilliam’ın üstlendiği “Brazil” isimli filmde, ana karakter Sam Lowry sıradan bir devlet memurudur. Sam Lowry’nin gerçek dünyadan koparak hayallere dalması, yönetmenin en sevdiği konuları ele almasını yansıtır. Bürokrasi ve teknoloji kapanına sıkışmış olan Sam, mutluluğu ve kaçışı hayallerde bulur. Sam Lowry rüyasında kendisini sürekli, İkarus -Yunan mitolojisinde Dedalus’un oğlu- olarak Jill (Kim Greist) karakterini kurtarırken görür. Yönetmen burada Sam’in sıkışıp kaldığı dünyadan kurtulmak istemesini, kendi kanatlarıyla uçan İkarus ile özdeşleştirmektedir.[3]

 

Brazil - 1985
Brazil – 1985

 

Sanatta İkarus

Babil Kulesi” isimli eseriyle bilinen Hollandalı Rönesans ressamı Pieter Brueghel, 1558 yılında “İkarus’un Düşüşü Sırasında Sıradan Bir Manzara” isimli eserinde, İkarus mitinden ilham almıştır. Resimdeki en çarpıcı noktalardan biri, İkarus’un düştüğü noktaya yakın olarak resmedilen çiftçi, çoban ve balıkçının umursamazlığıdır. Çiftçi önündeki toprağa, çoban gökyüzüne, balıkçı ise denize bakmaktadır. Ne İkarus’un düşüşünü görürler ne de düştükten sonra dalgalar arasındaki mücadelesini. Herkes kendi halinde, kendi gündelik gailesi ile meşguldür. Kimse İkarus’u görmez. Belki de görseler bile görmezden gelmeyi tercih ederler.  Çünkü İkarus, onların olağan hayatının dışında bir mecradadır. Adeta hayat dışıdır.

 

Pruegel - İkarus'un Düşüşü
Pieter Brueghel, İkarus’un Düşüşü Sırasında Sıradan Bir Manzara . 1558

Brueghel‘in bu tablosu birçok şiire de ilham olmuştur. Örneğin W. C. Williams, “İkarus boğulurken suya düştüğünde çıkan sesi bile kimse duymadı” derken Anne Sexton, “Kimin derdine, İkarus suya düşmüş diye?” şeklinde sitemle bahseder. Heimsoeth, hakikat arayışını şöyle açıklar: “Öyle bir tarz ki, insan kendisini hayat uğraşlarının dışına çıkarıyor; toplumun ve devletin bağlarından, meslek ve aile gibi hayatın zengin bir çaba alanını oluşturan etkin ilişkilerden koparıyor. Böyle bir hayat tarzında insan, ancak kendisine kalıyor (sanki tek başına ve soyutlanmış olarak yaşıyor).”.[4]

 

Bilim ve Sanat İlişkisi

İkarus ‘tan ilham alan dallardan genel anlamda bahsedilse de bu yazı özelinde incelenmek istenilen esas alan; Bilim ve İkarus ’tur. İnsanlar, bilimi insanlığın gelişmesi için en önemli araç olarak görmektedir. İnsanlık, ateşi bulduktan sonraki süreçte sürekli gelişmiş, bu gelişmenin getirisiyle de hırsları, insanlara hükmetmeye başlamıştır. Gelişen teknolojiyle birlikte insanlar, dünyada kendisi dahil her şeye zarar vermeye başlamıştır. Doğa ve hayvan katliamları, bu zararların başında gelmektedir. Bu konu ile ilgili Bertrand Russell şöyle söyler:

“Bir yandan insanlığın mutluluğuna hizmet ederken bir yandan da muktedirlerin şeytani amaçlarını gerçekleştirmeleri için büyük olanak sağlayan bilim, insanlık için bir nimet mi yoksa bir lanet mi?” [5]

Jean-Jacques Rousseau, bilimin ve sanatın amacını toplumdaki bireyleri kalıba sokmak olarak değerlendirmektedir. Rousseau, bütün süslü davranışları ve nezaket kurallarını reddederek şöyle söyler: “Sürekli nezaket ve kibarlık kuralları içinde yaşıyoruz; sürekli bunlara uyma zorunluluğu içinde hissediyoruz kendimizi ama işin özünü düşünmüyoruz. Kimse kendisini olduğu gibi göstermeye cesaret edemiyor.”[6]  İnsanların çoğu Rousseau kadar karamsar bir bakış açısına sahip olmasa da Russell’ın sözleri dikkate almaya değer niteliktedir. “Bilim, insanlığın gelişmesi için önemlidir, fakat bu gelişmelerin içinde erdem olmazsa hükmedenler bilimi her zaman kötü emellerine alet ederler.”[7]  İnsani erdemleri ortaya çıkarmanın en etkili yollarından biri olan sanat, yanlış kullanımlar sonucu popüler kültüre atfedilerek insanların beğenisine göre değişen bir alan olmaya başlamıştır. Bu bağlama “Guernica” tablosu gibi, estetik kaygı dışında vermek istediği mesaj bakımından amacına başarıyla hizmet eden eserler örnek verilebilir. Sanatla veya erdemle harmanlanmayan her gelişim; Nazi Almanya’sı, Hiroşima, Nagazaki gibi örneklerde görüldüğü gibi kötü sonuçlar doğurabilmektedir. Bu durum insanlığın, Güneş’e doğru yükselmeye çalışırken kendini balçık ve çamurun içinde bulmasıyla sonuçlanabilmektedir. Ve bu sonuca dayanarak Brueghel’in tablosunda bizlere sunduğu gibi ‘yardım’ kavramının önemini kaybetmesi muhtemeldir denilebilir.

 

“Tahtları ihtiyaçlar kurmuş, bilimler ve sanatlar güçlendirmiştir. Bu dünyanın egemenleri, yeteneklileri sevin ve koruyun. Ey uygar uluslar! Bilimleri ve sanatları geliştirin: Ey mutlu köleler, büyük bir çabayla geliştirdiğiniz kibar ve ince zevkleri onlara borçlusunuz siz; onlarla ilişkilere hoşluk katan, bu ilişkileri kolaylaştıran o güzel huylarınızı, uygar kentli geleneklerinizi, kısacası hiçbir erdeme sahip olmadan bütün erdemlere sahipmiş gibi gözükme becerisini onlar sayesinde edindiniz siz.” [8](Rousseau, 1750).

Yazar: Aykut Tüzemen
Editör: Ozan Yazıcı

“Yunan Mitolojisi Serisi” ile ilgili diğer yazılar:

 

 

Kaynakça

  • Akgün, M. (2017). Bruegel ve Hakikat Yolcusunun Yalnızlığı. Erişim Adresi: https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/2673-bruegel-ve-hakikat-yolcusunun-yalnizligi. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
  • Gürel, E. (2007). Psikomitolojik Terimler: Psikoloji Literatüründe Mitolojinin Kullanılması. Sosyal Bilimler Dergisi, 1, 548. Erişim adresi:http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423869664.pdf
  • Hamilton, E. (2011). Mitologya, Tamer, Ü. (Çev.). İstanbul: Varlık.
  • Rousseau, J.J. (2009). Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Yerguz, İ. (Çev.). İstanbul: Say.
  • Russell, B. (2016). İkarus ve Bilimin Geleceği, Osanyan, N. (Çev.).İstanbul: Bgst.
  • Soyhan, A. (2009). Brazil. Erişim Adresi: http://www.avrupasinemasi.com/2009/09/28/brazil/. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
  • Ovidius, (1994). Dönüşümler. Eyüpoğlu, İ. Z. (Çev.). İstanbul: Payel.
  • Yavuz, N. (2019). Resim Sanatında İkarus Miti. Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi. 6(3): 534-542. Erişim Adresi: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/678353.

Görsel Kaynakça

  • Erişim Adresi: https://katramseyart.com/item/20-icarus. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
  • Erişim Adresi: https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/2673-bruegel-ve-hakikat-yolcusunun-yalnizligi. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
  • Erişim Adresi: https://tommygirard.wordpress.com/2013/03/21/brazil/. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
  • Erişim Adresi: https://www.deviantart.com/infinitecreations/art/The-Flight-of-Icarus-740214241. Erişim Tarihi: 16.12.2020.

Dipnotlar

[1]Soyhan, A. (2009). Brazil. Erişim Adresi: http://www.avrupasinemasi.com/2009/09/28/brazil/. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
[2] Gürel, E. (2007). Psikomitolojik Terimler: Psikoloji Literatüründe Mitolojinin Kullanılması. Sosyal Bilimler Dergisi, 1, 548. Erişim adresi: http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423869664.pdf.
[3] Soyhan, A. (2009). Brazil. Erişim Adresi: http://www.avrupasinemasi.com/2009/09/28/brazil/. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
[4] Akgün, M. (2017). Bruegel ve Hakikat Yolcusunun Yalnızlığı. Erişim Adresi: https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/2673-bruegel-ve-hakikat-yolcusunun-yalnizligi. Erişim Tarihi: 16.12.2020.
[5] Russell, B. (2016). İkarus ve Bilimin Geleceği, Osanyan, N. (Çev.). İstanbul: Bgst.
[6] Rousseau, J.J. (2009). Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Yerguz, İ. (Çev.). İstanbul: Say.
[7] Russell, B. (2016). İkarus ve Bilimin Geleceği, Osanyan, N. (Çev.). İstanbul: Bgst.
[8] Rousseau, J.J. (2009). Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev, Yerguz, İ. (Çev.). İstanbul: Say.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir